Bir Treni Kaçırmak Her Şeyi Kaçırmak Demek Değildir

· Haziran 5, 2018

Elinizden avucunuzdan kaçan o fırsatı ne kadar çok düşündünüz değil mi? O kaçan trene yetişseydiniz  ne olacağına eminiz ki çok kez kafa yormuşsunuzdur. Herkes geçmişten, sevdikleri ve gitmelerine izin verdikleri aşklarından, elde edemeyecekleri meslekten ya da gidemeyeceği ülkelerden bahseder. Bu hikayeler, bugünümüz için çok önemlidir. İnançlarımızı ve dünya görüşümüzü onların etrafında inşa ederiz.

Hayatımızda meydana gelen bu tür olaylar, kim olduğumuzu ve insanlar olarak ne olduğumuzu şekillendirir. Ve başımıza gelen olayın sorumluluğu da neredeyse her zaman bize ait olur. Sonuçta, hayatımız seçimlerimizden ibaret. İş yerindeyken, evdeyken, arkadaşlarla beraberken… Her gün kaç tane karar aldığınızı düşünmek için neden şimdi bir saniyeliğine durmuyorsunuz?

Seçenekler arasında sürekli bir seçim yapıyoruz. Biraz yaşam tecrübesi kazandıktan sonra, ‘evet’ ya da ‘hayır’ olarak verdiğimiz cevaplar sırasında, dünyanın bir iki saniyeliğine durduğununu hepimiz hissetmişizdir.

 O ‘treni’ kaçırdıktan sonra

Zarı attıktan sonra işler kötü gitmeye başladığı zaman, buna cevap verebileceğiniz birçok yol var. Suçlayan parmağınızı başkalarına ya da kendinize, kadere veya kötü şansa sallayabilirsiniz.

“Bana öyle söylememi istediğin için hayır dedim”, “Mülakata gitmedim çünkü öyle bir konuştun ki, hevesim kaçtı,” “O işi yapacak kadar cesaretli olamadım…” Böylece düşünceler ile, zihinsel bir döngüye girip, tek yaptığınız, kaçırdığınız fırsatın ardından şikayet etmek oluyor.

Bir fırsatı kaçırdıktan sonra, bir sonraki adım kararınızın sorumluluğunu almaktır. Seçiminizi analiz edin ve bu seçimden gelen olumsuz duygularla uğraşın. Etrafınızdaki insanların fikirlerini sorabilir ve bu konuda ne düşündüklerini öğrenebilirsiniz. Burada önemli olan, sizi yargılamadan fikirlerini söylemeleri gerektiğidir.

kadın raylarda yürüyor

Önemli olan şu an bulunduğunuz yere bakmak ve buna odaklanmaktır. Eğer kaçan trenin ardından bakamaya devam edersiniz, geçmişteki başarısızlıklarınız aklına gelir ve bunları değiştirecek bir şey de yapamazsınız. Böylece, içinde bulunduğunuz anı üzüntü gibi negatif yüklü duygularla doldurursunuz.

Ancak, değiştiremeyeceğiniz olaylara ve durumlara odaklanmanın en kötü yanı duygular değildir. En kötü yanı, orada sıkışıp kaldığınızda, kaçırdığınız o trenden daha iyi yeni fırsatları göremiyor oluşunuzdur.

O trenden başkası yok mu?

Şüpheci ve kararsız bir yapınız varsa, bu kaçan fırsatlar üzerinde çok düşüneceksiniz. Etrafınızdaki her şey bir cevabınıza bağlıysa, düşünceleriniz, yerini, duygularınıza bırakacaktır. Ama yaşadığınız gerçekliğin kontrolünü ele alabilir ve kendinizi yeniden aklın ışığına yönlendirebilirsiniz. Pop kültüründen size ilham verebilecek şu alıntılara bir bakın.

  • “Fırsatlarını, arayarak bulursunuz.” – Shakti Gawain.
  • Başarılı olmak için, bir sonuca vardığınız hızda önünüze çıkan fırsatları yakalayın.” – Benjamin Franklin.
  • “Fırsatlar gün doğumu gibidir. Çok beklerseniz, kaçırırsınız.” – William Arthur Ward.
  • “Üzerinden gelinen zorluklar yakalanmış fırsatlardır.” – Winston Churchill.

Bunların hepsinin ortak bir yanı vardır. Tüm bu sözlerde, “fırsatlardan” çoğul olarak bahsedilir.

Ama öte yandan, dünya size bir noktada bazı şeyler için sadece tek bir fırsatınız olduğunu söyler. Belki birisi size seçim yapmaya zorlamak için böyle bir şey söyledi. Ama dikkat edin. Bu toplumsal baskı sizi felce uğratır ve karar vermek söz konusu olduğunda sizi engelleyebilir.

“Beni zamanımı boşa harcadım ve şimdi de zaman beni boşa harcıyor.”

– William Shakespeare

Büyük fırsatınız şu an olduğunuz yerde olabilir

Bu sözler, Napoleon Hill’e aittir. Kişisel gelişim yazarlarından biridir. Bu düşünce, herkes ya da her durum için işe yaramıyor olsa da, yine de iyi bir başlangıç ​​noktasıdır. Bir tren kaçırdığınız ya da bir fırsatı teptiniz, ama dünyanın sonu değil. Ama eğer orada durup, kaçan trenlerin ardından bakarak, yeni gelenleri görememek, acı verici bir bekleme sürecine dönüşebilir.

Kaçırdığınız bir fırsatınız olsanız bile, elinizde hala şunlar var:

  • Göz önünde bulundurduğunuz seçenekler.
  • Aldığınız tavsiyeler.
  • Kendi kararınıza verdiğiniz değer.
  • Eylemleriniz için sorumluluk alma yeteneği.
  • Bir fırsatın kaçmasından sonra ortaya çıkan boşluk hissini atlatıp, yeniden toparlanma yeteneği.
  • Aldığınız ders.
  • Gelecekte benzer bir durumda ne yapacağınızı dört gözle görme şansı.
kadın tarlada geziyor

Hepimiz fırsatlar kaçırırız. Bazen birden farklı seçeneğiniz olmasından, dikkatinizin dağıldığından ve olmanız yere zamanında ulaşamadığınızdan dolayı olur bunlar. Ya da devam etmeniz gerekirken durmanızdan ya da sabah erken saatte kalkmanız gerekirken, uyuya kalmanızdan….

Ama unutmayın: önemli olan, kaçan tren değil, o trene bindikten sonra sizinle birlikte kalan şey ve daha sonra onunla ne yapacağınızdır.

“Liderler gözlerini sadece yere değil, ufukta da tutarlar.”

– Warren Bennis