Bir İfade Aracı Olarak Bağırmak

26 Ekim, 2020
Diğer insanlara bağırmak ama onlardan size bağırmamalarını istemek son derece tutarsız bir şeydir. Bağırmak bazı insanlar için çok rahatsız edici olabilir, o zaman neden bazı insanlar kendilerini ifade ederken bunu kullanırlar? Hadi öğrenelim.

Kimse kendilerine bağırılmasından hoşlanmaz. Bu sebepten dolayı, doğru muamele görmek için her türlü hakkınız var. Ancak, bunu diğer insanlardan istemek için siz de onlara doğru davranmalısınız, bu da onlara bağırmamak anlamına gelir. Aksi takdirde böyle bir talepte bulunmanın hiçbir anlamı yoktur. Günlük yaşamımızda, bir tartışmanın ortasında bir ifade aracı olarak bağırmak ile meşgul insanlara denk gelmek alışılmadık değildir. Bunu yaparak, konuşmanın yoğunluğunu arttırırlar ve daha kontrolde hissederler.

Yıllar içerisinde, büyük ihtimalle kendileri üzerinde kontrolü yokmuş gibi görünen insanlar ile karşılaşmışsınızdır. Şüphesiz ki, çabuk parlayan bir insan ile başa çıkmak, özellikle de bu insan patronunuz, bir iş arkadaşınız ya da partneriniz olduğunda, zordur. Böyle bir durumdaki en büyük zorluk onların öfkelerinin sizi korkutmasına izin vermemektir.

Bağırmak ile başa çıkmak çok zordur çünkü bu çok saldırgan ve kontrol edici bir şeydir. Eğer bağırmayı bir ifade aracı olarak kullanan insanlar ile sık sık yüzleşmek zorundaysanız bu tür bir saldırganlığa nasıl tepki vereceğinizi öğrenmelisiniz. Aynı şekilde, eğer siz de aynı şeyi onlara yapmaya karar verirseniz size daha saygılı davranmalarını talep etmek için sahip olduğunuz tüm otoriteyi de kaybetmiş olursunuz.

Bir İfade Aracı Olarak Bağırmak

Hadi gerçekçi olalım: bağırmanın tek amacı diğer insanları korkutmak ve öfkeyi ifade etmektir. Bu eylemin ana itici gücü öfkedir. Bağırmayı bir ifade aracı olarak kullanan insanlar sadece durumun ya da diğer insanın üzerinde kontrolleri olduğunu hissetmek isterler. Keşke öfkelerini bu şekilde ifade etmenin ne kadar az kontrol sahibi olduklarını gösterdiğini fark etselerdi.

Kendilerini bağırmak ile ifade eden bir çift.

İnsanlar bağırmalarını haklı çıkarmak için pek çok klişe kullanır. “Bağırıyorum çünkü eğer bağırmasaydım beni dinlemeyecektin”. Bu son derece yaygındır. Diğerleri ise, “Senin ne dediğimi anlamanın tek yolu bu,” derler. Tıpkı bunlar gibi, irrasyonel bir eylem olan bağırmak için mantıksal bir açıklama sağladığını iddia eden pek çok basmakalıp söz vardır.

Bir kişi normal bir şekilde konuşmak yerine bağırmaya karar verdiğinde duygularının ne kadar dengesiz olduğunu görmek kolaydır. İnsanlar bağırırlar çünkü daha güçlü görünmek isterler. Yukarıda bahsettiğimiz üzere, basitçe duruma hakim olmak isterler. Ancak, bir bireyin, eğer en başından kendilerini kontrol edemiyorlarsa harici bir durumu da kontrol edemeyeceğini anlamak önemlidir.

İnsanlar Neden Bağırmaya Karar Verir?

İnsanlar korktuklarında ya da köşeye sıkıştıklarında da bağırırlar. Bu durumda, bir ifade aracı olarak bağırmayı kendilerini savunmak için kullanırlar. Bu tehdit gerçek ya da hayali olabilir. Ancak, çoğu durumda, bu sadece kendi kafalarındadır ve kendi güvensizliklerinin bir ürünü olarak ortaya çıkar. Örneğin, başka insanların onayına çok bağımlı olan ya da eleştiriye çok duyarlı olan insanlar her etkileşimi tepki vermeleri gereken bir saldırganlık olarak yorumlayabilirler.

İnsanların bağırmalarının bir başka nedeni de, bunu basitçe bir alışkanlığa dönüştürmüş olmalarıdır. Hepimizin eğitimimizin bir ürünü olduğumuzu unutmayalım. Eğer bir bireyin ailesi onu bağırarak eğittiyse büyük olasılıkla kendileri yetişkin olduğunda onlar da başkalarına bağıracaktır. Onlar için norm budur. Bunun bir sonucu olarak da herhangi bir hayal kırıklığı ya da sinir bozukluğu ile karşı karşıya kaldıklarında, onlar da rahatsızlıklarını ifade etmek için bağırıyor olacaktır.

Diğer yandan, bazı insanlar da agresif eğilimler geliştirirler, bunun nedeni ya kötü bir şekilde yönlendirilmiş bir mizaçtır, ya da sık sık bunaltıcı durumlardan geçmeleridir. Bu tür durumlarda sadece bağırmayı bir ifade aracı olarak kullanmak ile kalmazlar, aynı zamanda düzenli olarak düşmanlık gösterir ve öfke patlamaları da yaşarlar.

Bağıran bir adam.

Bağırılmamayı Talep Etmek

Genellikle, seslerini yükseltenler bunun karşılığında tam olarak aynı şeyi yaşarlar. Bu durumda, bağırmanın tam olarak ne kadar zararlı olabileceğini görebilirsiniz. Bu sadece işe yaramaz olmak ile kalmaz, aynı zamanda iletişime ve insan ilişkilerine de son derece zararlıdır. Bağırılmamayı istemek fethetmeniz ve savunmanız gereken bir haktır. Ancak, bunu yapmak için öğüdünü verdiğiniz şeyi sizin de uygulamanız gerekir.

İnsan ilişkilerinde “üstün” olan kişinin bağırma hakkına sahip olduğu ve diğerlerinin sessiz kalması gereken iletişim şekillerini gözlemlemek kolaydır. Bunu ebeveynler ve çocuklar, öğretmenler ve öğrenciler, patronlar ve çalışanlar, ve hatta asimetrik güç şemaları inşa etmiş olan çiftlerde dahi görebilirsiniz.

Bu senaryolarda güç dikey ve şiddetlidir. Bir anne çocuklarına bağırır ancak onların aynı şeyi kendisine yapmalarının saygısızlık olduğunu düşünür. Bu gibi durumlarda herkesin saygı göstermesi gereken bir tür hiyerarşi söz konusudur. Bu doğrudur. Ancak, ebeveynler sıklıkla otoritenin tutarlı olması gerektiğini unuturlar. Sonuçta, onlar çocuklarının rol modelidirler.

Temel olarak; ebeveynler, öğretmenler, patronlar ve hatta eşler bağırmayı bir ifade aracı olarak kullanabilirler ve bu yanlarına kalabilir. Bunun bir sonucu olarak diğer insanı korkuturlar (ve ona saygısızlık ederler). Ama sonunda, sözlerini tutmayan ve duygularını kontrol altında tutamayan birine kim saygı duyar ki? Bağırmak anlamsızdır ve zaman zaman hepimizin içinde sesimizi yükseltmemizi söyleyen bir ses olsa da, bu hala yanlıştır.

Shelton, N., & Burton, S. (2004). Asertividad. Haga oír su voz sin gritar. FC Editorial.