Proksemi: Kişisel Alana Saygı Duyarak İletişim Kurmak

Ocak 19, 2020
İnsanlar arasındaki uzaklık ve çevrenin düzenlenişi, hangi mesafelerin kabul edilebilir olduğunu belli eder. Farklı kültürlere ait alanlar üç alt kategoride toplanabilir: sabit alan, yarı sabit alan ve gayriresmi ya da kişisel alan.

Proksemi, iletişim esnasında insanlar ve nesneler arasındaki uzaklık üzerine yapılan çalışmadır. Bu çalışma, insanların birbiriyle iletişim kurarken bıraktığı mesafe ve fiziksel temas olup olmamasıyla ilgilenir. Ayrıca proksemi, etkileşim halindeyken insanların arasında meydana gelen duygusal mesafeyle de ilgilidir.

Proksemiye göre bir insanla yüz yüze konuşmak bazı kültürlerde gayet normalken bazı kültürlerde ise diğer insana karşı 90 derece açıyla durmak daha kabul edilebilir bir durumdur. Aynı durum selamlaşırken öpmek ya da el sıkmak için de geçerlidir.

Hispanik kültüre ve bizim gibi kültürlere ait insanların günlük olarak yaptığı bu davranışlar, farklı kültürler için gereğinden fazla samimi kabul edilmektedir. Örneğin Japonya’da, insanlar selamlaşırken fiziksel temastan kaçınmakta ve birbirini sadece bir baş hareketiyle selamlamaktadır.

Proksemi ve fiziksel temas

Her kültürün farklı temas ve etkileşim alışkanlıkları vardır. Bazı kültürlerde fiziksel temas hiç kabul edilemezken bazılarında ise gayet normal karşılanır. Bu tip kültürel farklılıklar, kültürleri çok ve az temaslı kültürler olarak sınıflandırma gereğini ortaya çıkarmıştır.

Çok temaslı kültürlerde insanlar arasındaki mesafe de daha azdır. Aynı şekilde, az temaslı kültürlerde ise bu mesafe çoktur. Fakat, bu kültürel farklılıklar sadece insanların birbiriyle iletişiminde değil, kendilerini bir alanda nasıl konumladıklarıyla da kendini ortaya koyar.

İnsanlar arasındaki uzaklık ve çevrenin düzenlenişi, hangi mesafelerin kabul edilebilir olduğunu belli eder. Farklı kültürlere ait alanlar üç alt kategoride toplanabilir: sabit alan, yarı sabit alan ve gayriresmi ya da kişisel alan.

köpekleriyle oturan dostlar

Proksemi ve alan

Sabit alanlarda, uzaklıkları belirleyen hareket ettirilemeyen yapılar bulunur. Ülkeler arasındaki sınırlar, sabit alan olarak kabul edilen alanlara çok net bir örnek teşkil etmektedir.

Sabit alana örnek olabilecek diğer yapılar; bir bina ya da evin duvarları, bir aile yapısı, bir şehrin planı ya da bir şehirdeki ağaçlar da olabilir. Tüm bu yapılar, diğer insanlarla aramızda olan uzaklıkları kısmi olarak belirler.

“Burnumdan yarım metre ötede
Biter benim sınırım
Arada el değmemiş hava,
Benim mülkümdür, toprağım
Sakın saygısızca girmeyin derim
Silahım yok ama tükürebilirim!”

– W.H. Auden

Yarı sabit alanlar, nesnelerin hareketlerimizi sınırlamadığı ve hareket ettirilebildiği alanlardır. Örneğin, bir kapı açılabilir ya da kapatılabilir. İki tür yarı sabit alan vardır:

Rahatsız sandalyeler ya da bir süpermarket ortamı gibi uzaklaştırıcı alanlar ve konuşmayı ya da etkileşime geçmeyi teşvik eden yuvarlak masalar ya da bir terapist koltuğu gibi yaklaştırıcı alanlar.

Son olarak, gayriresmi ya da kişisel alan vücudunuzun etrafındaki alandır. Örneğin Nordik kültürlerde bu alan daha genişken, Ege ve Latin kültürlerinde insanlar daha çok fiziksel temasta bulunmayı ve insanlarla aralarına daha az mesafe koymayı tercih ederler.

rahatsız alan

Proksemi ve mesafe

Kişisel alan algısı, farklı etkileşimler esnasında insanların arasındaki mesafeyi belirler. Diğer insanlarla aranıza koymayı seçtiğiniz mesafe yalnızca ait olduğunuz kültürden değil, o insanla olan ilişkinizden de etkilenir. Bununla beraber, dört tür mesafe bulunmaktadır:

  • Yakın mesafe. Bu mesafe eşler, aile üyeleri ve yakın arkadaşlarla aranızdaki mesafedir. Yakın mesafe, kişisel alanın ihlal edilmesidir, bu yüzden herkes bunu kabul etmeyebilir.
  • Kişisel mesafe. Bu mesafede, karşıdaki kişinin kişisel alanı ihlal edilmeden temas kurulur. Bu tip bir mesafeyi yakın hissettiğiniz ve çok iyi tanıdığınız insanlarla yaşarsınız. Kültürler arasında farklılık görülse de kişisel mesafe, genellikle bir kol mesafesi kadardır.
  • Sosyal mesafe. Bu, yabancılarla aramızda belirlediğimiz mesafedir. Bunu ilişkiniz ya da arkadaşlığınız olmayan ve bu yüzden de duygusal olarak yakın hissetmediğiniz insanlarla yaşarsınız. Sosyal mesafe, yeni insanlarla tanışıldığında ya da iş toplantılarında kullanılır.
  • Resmi mesafe. Bu mesafe 3.5 metrenin üzerinde olan ve bir grup insana hitap ederken ideal olan bir mesafedir. Resmi mesafe, sesin yükselmesine sebep olur ve konferans ya da konuşmalarda kullanılır.

Özetle, bu konu üzerinde rol oynayan pek çok farklı faktör olsa da proksemi, genellikle günlük etkileşimlerimizde geçerliliğini korur. Diğer insanlarla aramızda olan mesafeyi belirlerken onlarla duygusal yakınlığımızın derecesi çok önemli bir belirleyici olur. Ayrıca, nesneler ve kültürler de alan kullanımımız üzerinde etkilidir.