Bir Çocuk ile Ölüm Hakkında Konuşmak

16 Kasım, 2020
Çocuklarla ölüm hakkında konuşmanın en iyi ve yaşlarına uygun yolu nedir? Bugünkü makalemizde, bu soruyu, her yaş grubu için önemli noktalara değindiğimiz kısa bir rehberle cevaplayacağız.

Bir çocuk ile ölüm hakkında konuşmaya nasıl başlamalısınız? Bu soruyu cevaplamadan önce başka bir kavramı gündeme getirmek istiyoruz: keder kavramı ve ölüm veya kayıp yaşamak ile alakası. Keder, insanların sevdiklerini kaybettiklerinde, ayrılık yaşadıklarında, işlerini kaybettiklerinde veya bir şekilde bir tarafları eksik kaldığında yaşadıkları karmaşık bir süreç. Kayıptan sonra hayata uyum sağlamanıza izin verecek şekilde gerçekliği yeniden düzenleme ve yeniden inşa etme süreci de diyebiliriz.

Bu makalede, Katalan Pediatri Derneği ve Parc Tauli de Sabadell Hastanesinin tavsiyeleri ve önerilerinden de faydalanarak, bir çocuk ile ölüm hakkında nasıl konuşulacağı hakkında bildiklerimizi paylaşacağız. Aşağıda anlatacaklarımızdan da görebileceğiniz gibi, çocuklarda ölüm ve kayıp kavramları büyüdükçe ve geliştikçe değiştiğinden, bu alanda uygulanmasını önereceğimiz yönergeler de bir şekilde yaşa bağlı olarak değişecektir.

İlk olarak, gelişim evrelerini çocukların yaş aralığına göre (psikolojik ve sosyal gelişim, dil, özerklik vb. açısından) açıklayacağız ve ardından her aşamada ölümü nasıl anladıklarından ve sevilen birinin ölümünü nasıl açıklamamız gerektiğinden bahsedeceğiz. Ne tür bir dilin o yaşa uygun olduğunu ve nelerden kaçınmanız gerektiğini bilmek için çocukların gelişimini anlamak oldukça önemli.

“Keder tazeyken, onu başka yöne çevirmeye yönelik her girişim yalnızca insanı daha da sinirlendirir. Yaşanan kayıp sindirilene kadar beklemelisiniz, sonrasında hayata girecek olan neşe, onun kalıntılarını yok edecektir.”

– Samuel Johnson

Küçük bir çocuğun hayata bakışı çok farklı

Erken çocukluk dönemi

Erken çocukluk, doğumdan iki yaşına kadar olan dönem. Yaşamın bu aşamasında, bir çocuğun yaşamı günlük yaşamın rutinleri etrafında dönecektir ve kendilerine bakan kişiye bağlanmaları çok önemli.

İki yaşında, dil gelişimi tüm hızıyla devam eden bu yaş grubu çocuklar, günlük yaşamlarıyla ilgili kelimeleri anlayabilir ve söyleyebilirler. Davranışları aracılığıyla neşe veya öfke gibi temel duyguları hissedebilir ve ifade edebilirler.

Peki erken çocuklukta yaşanan keder nasıldır? İki yaşındaki bir çocuk ölümü anlamaz. Kendisine birinci derecede yakını olarak bakan kişinin kaybı durumunda, ne olduğunu anlamasa da, bu olay çocuğu derinden etkileyecektir. Sonuç olarak, mümkün olduğunca çocuğun günlük rutinine devam etmesi bu aşamada çok önemli olacaktır. Günlük bakım, mümkünse, yine birinci derece yakınlarından birinin bakımı yoluyla yapılmalı.

Yetişkinlerin yoğun duygusal durumlarının da çocuğu üzebileceğini unutmayın. Yukarıda bahsettiğimiz gibi, çocuklar, yaklaşık iki yaşına kadar duygularını dilleri değil davranışlarıyla ifade ederler.

Gördüğünüz gibi, erken çocukluktaki keder oldukça kendine özgü bir şekilde yaşanır. Çocuğun kendini güvende ve özen gösteriliyor olarak hissetmeye devam etmesinin hayati derecede önemli olduğunu unutmayın. Böyle bir dönemde, bu yaş grubu çocukların, hayatlarının normal akışında bulunan insanlarla olabildiğince fazla temas kurmaları gerekiyor.

Küçük bir çocuk ile ölüm hakkında nasıl konuşulmalı

Küçük çocuklar ölüm hakkında çok sınırlı bir anlayışa sahip olsalar da, onlarla bu konuda konuşmak hala son derece önemli. Çocuk konuşuyorsa basit bir dil kullanın ve kısa cümlelerle konuyu ona anlatın. Bu tarz haberleri, açık ve sakin bir şekilde kendisine iletin. Mümkün olduğunca güvende hissetmelerini sağlayın. Bu aşamada, çocuğun bakımıyla esas ilgilenen kişi, çocuğa kendileri için rahat ve güvenli olan bir ortamda durumu söylemeli.

Haberi vermekle görevlendirilen yetişkin, her ne olursa olsun, çocukla durumu paylaşmadan önce kendi duygularının kontrol altında olduğundan emin olmalı. Haberi duyduktan sonra, çocuk, oyun oynamaya geri dönebilir. Bu aşamada, bu davranış “normale dönme” sürecinin kilit bir noktası olacaktır.

3-5 yaş grubu (okul öncesi yaşta) bir çocuk ile ölümü konuşmak

3-5 yaşında bir çocukla ölüm hakkında nasıl konuşursunuz? Öncelikle, o yaştaki gelişim durumlarından bahsedelim. Üç ile beş yaşları arasında, çocuklar huzursuz ve meraklı olma eğiliminde olacaktır. Daha bağımsız hale gelirler ve daha fazla özerklik talep ederler. Hayatın bu evresindeki çocuklar, bazı şeylerden korkmaya başlayabilir veya fantastik oyunlar oynayabilirler. Bu dönemde, bu çocukların, dil becerileri de sağlamlaşacaktır.

Bilişsel düzeyde, oldukça ben merkezci olacaklardır. Bu çocuklar, dünyayı ancak kendi deneyimleri açısından anlayabilirler. Öte yandan, olayları yorumlarken, düşünceleri biraz daha esnek ve hayal gücüne dayalı (büyüsel düşünce şeklinde) olacaktır.

Uzmanlara göre bu yaştaki çocuklar ölümün evrensel olduğunu ve herkesin öleceğini anlayamıyorlar. Ölümün geri döndürülebilir olduğuna dair fikirleri de olabiliyor. Bu hayallere dayanan düşünceleri, bir düşünce ile bir gerçekliği birbirine karıştırmayı kolaylaştırıyor. Örneğin, ölüm hakkında düşünürlerse, bunun gerçekte olmuş olabileceğine de inanabilirler.

3-5 yaş grubundaki birine ölüm nasıl açıklanır

Katalan Pediatri Derneği’ne göre, onların günlük yaşamlarına ve deneyimlerine dayalı somut ve gerçek bir açıklama yapmalısınız. Sakin oldukları bir anda, meydana gelen olayı, onlara güvenli ve sakin bir yerde söyleyin.

Bu konuyla ilgili meydana gelenleri, bu yaş grubundaki çocuklar ile en kısa sürede paylaşmalısınız. Herhangi bir şekilde beklemenize gerek yok yani. Son olarak da, çocuğunuzun sahip olabileceği soruları cevaplamak ve şüphelerini gidermek için zaman ayırdığınızdan emin olun.

Bir çocuk ile ölüm hakkında konuşmak: 6-9 yaş

Bu aşamada çocuklar cesurca özerkliklerini savunurlar ve dilleri tamamen gelişmiş olur. Daha soyut ve sembolik kavramlar hakkında konuşur ve ve bu konuları anlarlar. Ayrıca, düşünceleri esnek ve dönüşlüdür ve ayrıca çok da meraklıdırlar. Son olarak, bu yaştaki çoğu çocuk gerçeklik ile hayal dünyası arasındaki farkı da anlayabilir.

Bu, 6-9 yaş grubundaki çocukların ölümün nihai sonuç olduğunu anlamaya başladıkları aşama. Ayrıca, öldüğümüzde bedenin çalışmayı bıraktığını anlama konusunda bilişsel yeteneklere de sahip olacaklardır. 6-9 yaş arası çocuklar kendi ölümleri fikrini hâlâ anlayamazlar, ancak kendilerine yakın birinin ölmesinden endişe ederler.

Bu durum bu yaş grubu çocuklara nasıl anlatılır

Bu aşamada, gerçeği biraz yumuşatmaya ya da metafor kullanmaya çalışmamanız hayati derecede önemli. Böyle bir olayla yüzleşmek onları hayal kırıklığına uğratabilir ve kafalarını karıştırabilir. Bu aşamada, çocukların çok fazla soru sorması normaldir, bu yüzden onları açık ve dürüst bir şekilde yanıtlamaya hazır olun.

Meydana gelen şeyi net, gerçeklere uygun ve kısa bir şekilde paylaşın. Mümkün olan en kısa sürede mevcut durumu onlara söyleyin.

10-13 yaş (ergenlik öncesi)

Yaşamın bu evresinde çocuklar ergenlik çağındaki değişiklikleri yaşamaya başlarlar. Dil konusundaki ustalıkları tamdır ve düşünce yapıları, soyut durumlarda bile akıl ve mantığı kullanmalarına izin verir. Karmaşık duyguları tanımlayıp ifade edebilirler (örneğin hayal kırıklığı gibi). Ayrıca, farklı duyguların aynı anda var olabileceğini de anladıkları dönemde olduklarını söyleyebiliriz.

Ergenlik öncesi dönemde, ölüm kavramı artık tamamen gelişmiştir. Sonuç olarak çocuklar şunları anlıyor olacaktır:

  • Ölüm nihai sonuçtur.
  • Vücut günün birinde çalışmayı durdurur.
  • Herkes ölür.
  • Kayıplardan korkuluyor.

Nasıl anlatılır

Ergenlik öncesi bir çocuğa ölüm hakkında nasıl konuşmalısınız? Diğer yaş grupları ile konuşurken olduğu gibi, açıklamalarınız net, kısa ve dürüst olmalı.

Meydana gelen olayları paylaşmak için sakin ve rahat bir ortam bulun. Çocuğun duygularını ifade etmek ve sahip olabileceği her türlü soruyu iletmek konularında rahat hissettiğinden emin olun. Size her şeyi sorabileceklerini söyleyin.

Bir çocuk ile nasıl konuşulacağını bilmek bir baba için çok önemli

Ergenlik ve gençlik

Sonunda ergenliğe ulaşıyoruz. Bu, kelimenin tam anlamıyla değişimlerle karakterize edebileceğimiz bir dönem. Çoğu genç, kendilerine ait kavramlar ve çevreleri hakkında daha doğru dürüst bir fikri gelişim gösterdikçe, bağımsızlıklarını daha çok savunmaya başlayacaktır. Sonuç olarak, ergenler, kederi çocuklardan veya yetişkinlerden çok farklı şekilde yaşıyorlar.

Ergenler ve gençler, bu dönemde, özellikle savunmasız olabilirler, bu da bu aşamada yaşanan kayıpların önemli bir etki yaratabileceği anlamına gelir. Vefat eden kişiyle bir ilişki kurmak için zamanları olmuştur ve ayrıca ölümün de ne demek olduğunu iyi anlayabiliyor olacaklardır.

Gençler için keder nasıl yaşanacaktır peki? Yaşayacakları kederin yoğunluğu, kişiyle ne tür bir ilişki içinde olduklarına, ölüm şartlarına, veda edip edemediklerine vb. bağlı olarak değişecektir.

Nasıl haber verilir

Bu hassas aşamada, ne olduğunu çok dikkatli bir şekilde açıklamak çok önemli. İdeal olarak, gence en yakın olan kişinin bu durumu onlara söylemesi doğru olacaktır. Bu açıklama, rahat ve özel bir alanda yapılmalı. Yine, ergen ve gençlere de mümkün olan en kısa sürede durum açıklanmalı. Dürüst ve net olun, onların alanlarına saygı gösterin ve soruları yanıtlamak için yanlarında olduğunuzu onlara mutlaka hatırlatın.

  • Parc Taulí de Sabadell, Hospital Universitari. (2020). El dol en les diferents etapes. Equip de Psicologia Clínica del Servei de Salut Mental Infanto-juvenil de la Corporació Sanitària Parc Taulí de Sabadell.
  • Societat Catalana de Pediatria (www.sccpediatria.cat)