Beyin Gelişimi İçin Sosyalleşmenin Önemi

Mart 5, 2019

İnsanlar sosyal varlıklardır ve hayatta kalabilmek için başkalarıyla temas halinde olmalıdırlar. Bu yüzden insanlar toplumdan izole olurlarsa gelişemezler. Aslında insanlarla etkileşim halinde olmanın beyin gelişimi için en iyi yol olduğunu söyleyebilirsiniz.

Arkadaşlık kurmak çok önemlidir, çünkü bu bizim hem zihinsel sağlığımız için olumlu bir şeydir, hem de beynin mümkün olduğu kadar aktif olmasını sağlar. Bu yüzden diyebiliriz ki; sosyal kimseler beyin sağlıklarına iyilik etmektedirler. Sosyalleşerek beyinlerini bilişsel yetersizlikten ve bunamadan korumuş olurlar.

Son yapılan biyolojik antropolojik çalışmalar beyin gelişimi için sosyalleşmenin önemini gösteriyor. Sosyal ilişkiler olmadan bugün olduğumuz gibi olamazdık.

Ne yazık ki incelenen birçok durumda, ilk yıllarını toplumdan izole olmuş bir şekilde geçiren birinde neler olduğu görülmüştür, yabani çocuk veya “vahşi çocuk” gibi.

Bu yazıda sosyalleşmenin beyin gelişimi için sağladığı katkıları ve eksikliğinde de negatif etkilerini tartışacağız.

arkadaşlar sarılıyor

Sosyalleşme ve insanoğlunun kökeni

İnsanoğlu çok kompleks bir beyin yapısına sahiptir. Beyinlerimiz dil vasıtasıyla gelişmemizi sağlar. Buna ilaveten beyinlerimiz komplike kararlar almamıza yardımcı olur, kendi ellerimizle objeler üretmemize ve hatta türümüzün diğer türlere ve çevremize üstün gelmesine imkan verir.

Beyin gelişimi konusunda uzmanlaşmış olan Daniel White’e göre sosyalleşme bu büyük gelişimin gerçekleşmesine izin veren bir olaydır. O toplum hayatının beyin gelişimini desteklediğini iddia etmektedir.

Farklı çevresel ve sosyal koşullar beyin gelişiminin bu üstün sürecine yardımcı olan uyarılardır. Bunun sonucunda beyindeki ezberleme yeteneği daha güçlü hale gelir. Ayrıca sosyalleşme insanların dil kullanmasını da sağlar.

İnsan beynini diğer maymungillerle karşılaştırdığımız zaman beyin gelişimi için sosyalleşmenin ne kadar önemli olduğunu takdir ederiz. Bir şempanzenin beyni gebelik dönemi esnasında gelişir ve onların beyinleri doğduklarında tamamen gelişmiş olur. Doğduktan iki yıl sonra şempanzenin beyni bir yetişkin şempanze beyninin boyutuna ulaşır.

İnsanoğlunda ise beyin gelişimi gebelik süresince ve doğumdan itibaren ilk iki yılı geçene kadar gerçekleşir. Böylece bizim beynimiz 7 yaşına geldiğimiz zaman bir yetişkin beyni büyüklüğüne ulaşmış olur. Bu süre zarfında ilk sosyal etkileşimi gerçekleştirmek için hazır hale geliriz.

Bununla birlikte bundan sonra büyümese de insan beyni 25 yaşına kadar şekillenmeye devam eder. Bu süre içerisinde sosyalleşme insan beyninin gelişiminde çok önemli bir rol oynar.

Çocukluk döneminde sosyalleşme eksikliğinin beyin üzerindeki etkileri

Sosyalleşmenin eksik olması durumu beyin gelişimini farklı yollarla etkiler. Bu öyle tahrip edici bir durumdur ki genel açıdan beyin gelişimine darbe vurur ve onu geciktirir, özellikle de hayatın ilk yılı için bunu söyleyebiliriz. Bu yüzden insanların kaliteli etkileşimini engelleyen sosyal ilişkilerin olmaması hali sadece ruh halini ve davranışlarını etkilemez, bilişsel sağlık ve motor yeteneklerini de etkiler.

Çocukluk döneminde sosyalleşmenin olmaması daha olumsuz etkileri doğurur. Hayatın ilk 10 yılında insanlar birçok üstün psikolojik süreçleri başarırlar ve onları mükemmelleştirirler, bunlardan biri dildir. Bu etkileri daha iyi anlamak için iki özel durumdan bahsedeceğiz.

Genie 13 yaşına kadar anne babası tarafından evde hapsedilmiş bir çocuktur. Ona ne herhangi bir duygusal teşvik, ne de sosyalleşme fırsatı verilmemiştir. Bu da çocuğun dil yeteneklerini kazanmasını engellemiştir, bu yüzden o dışarıdan gelen uyarılara karşı sadece belli sesler çıkarmaktadır. 13 yaşında olmasına rağmen, uzmanlar onun üzerinde çalışmaya ve onu tedavi etmeye başlamalarına rağmen, bir dili kompleks bir şekilde kullanmayı başaramamıştır.

Bir başka benzer örnek de 1800’lerde yaşayan vahşi çocuk L’Aveyron’dur. O Fransa’nın Aveyron bölgesinde ağaçlara tırmanırken, etrafta çıplak olarak koşarken bulunduğunda 12 yaşındaydı. Tıpkı Genie gibi konuşamıyor ve hatta bir şempanze gibi yürüyordu. Anne babası ya onu terk etmiş ya da o küçükken ölmüşlerdi. Bu nedenle hiç kimseyle iletişim kurarak sosyalleşemedi.

Bu iki durum eğer insanoğlu sosyalleşmezse ne olabileceğine dair çarpıcı örneklerdir.

üzgün çocuk

Beyin gelişimi için sosyalleşme

Sosyalleşme beyni çalıştırır ve onu aktif tutmaya yardımcı olur. Özellikle hayatın daha ilerleyen basamaklarında onu canlı tutan, düşük beyin performansının sebep olduğu zihinsel noksanlığı önleyen bir aktivitedir.

Bu kazanımları elde etmek için mümkün olduğu kadar sosyal olmalıyız. Yazmanın harika bir seçenek olmasının yanında, başkalarıyla sohbet ederek, dostluklar kurarak iletişime geçmeliyiz.

Bu şekilde yaşamaya gayret edenler aşağıdaki önerileri daha çok sosyalleşmek için uygulayabilirler:

  • Arkadaşlarınızla ve ailenizle daha çok birlikte zaman geçirmek için planlar yapın: Hatta uzun ve periyodik telefon konuşmaları bile aynı etkiyi yaratabilir.
  • Sevdiğiniz aktiviteleri yapmak ve yeni arkadaşlar edinmek için bir kulübe veya organizasyona katılın: Vücudunuzu ve ellerinizi meşgul tutarsanız, beyniniz de sosyalleşerek aktif kalır.
  • Sosyal izolasyondan kaçının: Evden çıkın, konuşun ve insanlarla fikir alışverişinde bulunun.
  • Kendinizden daha yaşlı veya daha genç arkadaşlar edinin: Yaşlı insanlar gençlerin zihinsel ve fiziksel hızından kazanımlar elde ederler. Gençler de yaşlılardan yeni şeyler öğrenirler.
  • Romantik bir ilişki içinde olmak bile beyni pek çok şekilde uyarmaya yardımcı olur, tabi bu ilişki “zehirleyici” bir etki yapmadığı sürece.
  • Kendinizi izole etmeye başladıysanız profesyonel bir yardım alın: Size yardımcı olmaya hazır acil hatlar ve sosyal merkezler bulunmaktadır. Bir psikologa danışmak sizin için harika bir çözüm yolu olabilir.