Bazı Rüyaları Hatırlarken Bazılarını Neden Hatırlamayız?

Aralık 31, 2018

Yaşamlarımızın neredeyse üçte birini uyuyarak geçiriyoruz. Ama rüyalarımıza ne gördüğümüzü her zaman hatırlayamıyoruz. Bazen bize değerli ve anlamlı bilgiler veren garip ve büyüleyici bir evrende olsak da bu tür rüyaları her zaman hatırlamayız. Peki bu durum neden olur? Neden bazı hayalleri hatırlarken, diğerlerini hatırlayamayız?

Dali, kendi sanatının anlamını anlamadığı gerçeğinin, sanatının hiçbir şey ifade etmediği anlamına gelmediğini söyledi. Unutulmaz bir ressam, heykeltıraş, oymacı ve set tasarımcısı olan Dali’nin yarattığı birçok eser, kendi rüyalarından çıkmadır. Dali, uykusu sırasında sahip olduğu berrak rüyaları keşfetmek için bir uzman olan gerçek bir dehaydı.

Ne yazık ki, toplumun büyük çoğunluğu bu yeteneğe sahip değil. Rüyalarını gerçekten hatırlayan insanların yüzdesi oldukça düşüktür. Çoğu insan bir his ya da düzensiz ve anlamsız imgeler aklında kalarak uyanır. Bu durum  sizi hayal kırıklığına uğratsa da, bunun için çeşitli açıklamalar vardır. Şimdi bazılarına bakalım.

tuhaf bir rüya

Neden bazı rüyaları hatırlıyorken, diğerlerini hatırlamıyoruz?

Cevap beyinde. Rüya döngüleri genellikle 90 ila 100 dakika arasında sürer. Bu döngü farklı aşamalara ayrılmıştır. Bu aşamalardan biri REM (hızlı göz hareketi) uyku evresidir. Bu, insanların en canlı rüyalarını gördükleri zaman dilimidir. Bu aşamadaki hayaller bizi korkunç ve büyüleyici senaryolara sürükler. Duyguları ve hisleri çok keskin bir şekilde bu aşamada hissedersiniz. REM uyku evresinin en uzun ve en son olduğunu bilmek de önemlidir. Bu nedenle, aniden uyanmak ve sadece bir rüyanın son anlarını hatırlamak da yaygındır.

Birçok nörolog, rüya safhası dışında “uyuyan beynin” herhangi bir hafızasının olmadığını söyler. Yani, bu aşamada veri saklamaya programlanmadık çünkü görünüşe göre, bizim için yararlı olan önemli hiçbir şey olmaz. Fakat bu tamamen doğruysa, insanlar neden bazı rüyaları hatırlar?

Bu sorunun cevabı, Avustralya’nın Melbourne kentindeki Monash Üniversitesinde yapılan yeni bir çalışma tarafından verilmektedir. Bu teori, 2011 yılında Neuron dergisinde bir dizi manyetik rezonans görüntüleme testinden sonra önerilmişti. Tüm bu durumun sebebi hipokampus gibi görünmektedir. Beynimizdeki bu yapı, her gece sahip olduğumuz rüyaların çoğunu hatırlayamamanın arkasındaki “suçlu” dur. Şimdi aşağıdaki verilere bakalım.

insan beyin yapısı

Hipokampus ve rüya dünyası

Beyin uykuya daldığında, tamamen işleme kapalı olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuzdur. Tamamen kapanma gibi bir durum yok. Bir nevi uyku moduna geçer. Beynin bilinçli halden bilinçsiz hale geçmesinin son kısımlarından biri hipokampustur.

Bu alan, diğer şeylerin yanı sıra kısa süreli hafızadan, uzun süreli belleğe bilgi aktarımından sorumludur. Hipokampusu, diğer insanlara kıyasla daha sonra uykuya geçen insanlar, rüyalarını daha kolay bir şekilde hatırlamaktadır. Geri kalanımızın % 90’ı, tam olarak bir rüyayı hatırlayamıyorsa, hipokampusun kesin bir şekilde kesilmesinden dolayıdır. Yani, beynimizin başka şeyleri “daha ​​önemli” hale getirmeye karar verdiği an.

Hipokampus, sadece bazı rüyaları hatırlayıp hatırlamamak gibi işlerden daha fazlasını yapar. Temel süreçlerinden biri bilgiyi elemek ve neyin hatırlanması gerektiği ve neyin önemli olmadığı konusunda karar vermektir. Belirli verileri siler ve gün boyunca görülen gereksiz bilgileri ve görüntüleri ortadan kaldırır. Bu işlevler uzun süreli belleği sağlıklı tutar. Hipokampus, bu göreve öylesine odaklanır ki, rüyanızda gördüğünüz imgelere ve nesnelere nadiren dikkat eder.

adam rüya görüyor

Buna ek olarak, Nöropsikofarmakoloji dergisinde yayınlanan bir makale sayesinde, genellikle rüyalarını hatırlayan insanların sadece daha bilinçli bir hipokampusa sahip olmak ile kalmadıklarını, aynı zamanda temporoparietal kavşakta daha fazla aktivite gösterdiklerini de görebiliyoruz. Bu, beyindeki bilgi işlem merkezidir.

 Rüyamızı daha fazla nasıl hatırlayabiliriz?

Birçoğumuz rüyalarımızı daha net bir biçimde hatırlayabilmek istiyoruz. Bunu yaparak kendimiz hakkında daha önce çok açık olmayan şeyleri anlayabileceğimize inanıyoruz. O zaman, bunu başarmak için önerilen tekniklerin hiçbirinin tavsiye edilmediğini veya % 100 etkili olmadığını bilmelisiniz.

Rüyalarımızı nasıl hatırlayacağımıza dair en yeni teknik, her 30-35 dakikada bir alarm kurmaktır. Bu ani uyanışlar rüyalarımızı hatırlamamıza izin verecek, ki akabinde bunları bir defterine yazmamız gerekecek. Ancak, bu durum istediğiniz ölçüde kaliteli bir rüya görmenizi engelleyecek ve ayrıca gerekli bir dinlenme şeklinden de mahrum bırakacaktır. Tavsiye edilmez.

Bazı rüyaları hatırlamıyorsak, beyin onları önemli görmüyor olduğundan. Diğer taraftan ise, hatırladığımız rüyalar her zaman en önemlisidir. Daha büyük bir duygusal bileşen ve birçok farklı şekilde yorumlanabilecek bilgi içerirler.