Başkalarını Olduğu gibi Kabul Edin

07 Mart, 2017
 

Başkalarını oldukları gibi kabul eden, yargılamayan veya eleştirmeyen insanları seviyorum. Onları seviyorum çünkü, onlar sınırlarını bilen insanlar ve parlayan her şeyin altın olmadığını bir dünyada, herkesin takdir edilmesi gereken özelliklerinin olduğunun farkındalar. 

Ancak bu mantığa dayalı bir yaşam sürersek, kusurlarla dolu bu dünyada rahat bir hayat sürebiliriz. Hepimiz sevilmeyi ve kabullenilmeyi hak ediyoruz. Bunu anlamak ve uygulamaya koymak, bizi yalnızca başkalarının gözünde değil, aynı zamanda kendi gözümüzde de daha iyi bir insan yapar.

Dünya ile kurduğumuz bağın kapasitesi, başkaları ile ilgili olan kendi iç hesaplaşmalarımız nezdinde çok ilgilidir. Yani, eğer biz başkalarının davranışlarının önemini anlayabilir ve olumlu özelliklerinin farkına varabilirsek, yaydığımız ışık hayat yolumuzu daha da çok aydınlatacaktır.

İnsanlara ‘zararlı’ demeyi bırakın

Gün geçtikçe daha çok insan, “zararlı” sözcüğünü, başa çıkılması zor insanları tarif etmek için kullanmaya karşı çıkıyor. Ne demek istediğimiz, gayet rahat bir şekilde anlaşılabilir, evrensel bir ifade olsa da, çevremizdeki insanlara sıfatlar yakıştırırken daha dikkatli düşünmeliyiz.

 

Zararlı insan diye bir şey olmadığına, sadece sorunları olan insanlar olduğuna dikkat etmeliyiz. Bu sorunlar, bizi az ya da çok etkileyebilir, fakat belki de onları “zararlı bir insan” olarak adlandırmak, onlarla yaşamayı daha da zorlaştırmaktan başka bir şeye yaramaz.

Zararlı insanlar fikrinden etkilenecek ilk kişi, bu terimi dile getiren kişinin kendisidir. Niye mi? Çünkü zararlı olarak adlandırdığımız kişi, kendimiz, bir akrabamız, anne ya da babamız, çocuklarımız veya arkadaşlarımız olabilir. Ayrıca, eğer zararlı insanları reddetmeyi tercih ediyorsanız; onları, oldukları kişi olarak da kabul etmiyorsunuz demektir.

Daha ziyade, “zararlı/zararsız” sıfatları tehlikeli olabilir, çünkü bu manada bazı insanların kötü ve geriye kalan herkesin kurban olduğu çıkarımı yapılabilir. Bu şekilde bir mantık yürütürsek, zararlı olarak adlandırdığımız insanlarla mantıklı bir çerçeve içerisinde iletişim halinde olamayız. Bu, amaçsız ve başıboş bir şekilde yaşamamıza neden olur. Ve bu, bizim kaçınmaya çalıştığımız duygusal duvarları aşamayacağımız anlamına gelir.

Hepimizin çıkmazları ve karanlık tarafları var; hepimiz insanız

 

İnsanları kabul edilebilir veya kabul edilemez olarak sınıflandıramayız. Tüm karmaşık yapılarımız ile birlikte bizler sadece birer insanız. Başkalarını kusurları yüzünden damgalamak yerine, bizi başarıya ulaştırmak için sarf ettiğimiz çabaların ölçüsünde kabul edilebilir insanlarız.

Başkalarının ya da kendi sorunlarımızın bir suç olduğunu düşünmek yerine, belki de bu sorunların ne olduğunu anlamalı ve onları çözmek adına mücadele etmeliyiz.

Sonuçta, başkalarını oldukları gibi kabul eden insanlar, mağdur, saldırgan ya da savunmacı tutumlar göstermek yerine, insanlara empati ve yardım penceresinden bakabilenlerdir. 

Hepimiz başkalarına imrenmenin nasıl bir şey olduğunu ve ne kadar yıkıcı etkileri olduğunu biliyoruz. Hepimiz, kendimizi başkalarıyla karşılaştırmış ya da başkalarının hatalarından ötürü belirli bir mutluluk veya rahatlık hissi duymuşuzdur.

Bu şekilde hissetmek tamamen insani bir durumdur ve bazen kendi değerlerinize karşı gelmek zayıflığı da hepimizde mevcuttur. Bazı insanlar gülünç bir şekilde kıskanç olurken, bu durum büyük bir acı kaynağına dönüşebilir. Arkadaşları olan bizler de, onları düştükleri bu zor durumdan kurtarmak için yardımcı olmalıyız.

 

Belli ki, her zaman kıskançlık, manipülasyon veya yalan emareleri göstermiyoruz. Ancak hepimiz, en azından bir süreliğine, bu korkunç “zehirli insanlara” dönüşüyoruz. Hepimiz, kendimizi ve başkalarını eleştiriyor, hepimiz bazen bencilce davranıp, mağdur kurban rolüne bürünüyoruz.

“Başkalarına yardım etmeyen veya onları kabul etmeyen insanlardan hoşlanmıyoruz. Ancak bunu biz yaptığımız zaman, tam da hoşlanmadığımız şeye dönüşüyoruz (ne kadar ironik!).”

Eğer zorunda kalırsanız kendinizi koruyun, ancak sorunlu insanlardan ya da size daha olumsuz yanlarını gösteren insanlardan korku içerisinde kaçmayın. Onları oldukları gibi kabul edin ve acılarını, eleştiri ya da yargı içerisinde olmadan çözmeye çalışın.

Eğer böyle davranmazsanız, olmak istemediğiniz insan haline döneceksiniz. Unutmayın ki hepimizin içinde biraz karanlık taraflar var. Bunu kabul ederseniz, karanlığın çoğu yok olacak. Sonradan, ancak o zaman, çevrenizdeki herkesin güzelliğini takdir edebilecek hale geleceksiniz.