Bana Saldıranlardan Korkmuyorum

27 Mart, 2017
 

Sadık ve hatır gönül ilişkimizin olduğu arkadaşlarımızın bazı hal ve hareketlerine şaşırmamak elimizde olmaz bazen şu hayatta. Aslında, ne kadar incindiğimizi görene kadar, yanlış arkadaşlıkların farkına bile varamıyoruz.

Bu durumda kesin olan şey ise, sevdiklerimiz arkamızdan iş çevirdikleri zaman çok büyük yaralar aldığımızdır. Bu yaralar, daha öncesinde her şeyi yapabileceğimiz insanlar ile olan ilişkimizin sona ermesi ve yitik güven duygusu nedeniyle dayanılmaz boyutlara ulaşabilir.

Kendimizi arkadaş olarak düşündüğümüz insanların ikiyüzlülüğünden ve ihanetinden korumak son derece zor olsa da, parlayan her şeyin altın olmadığını aklımızda bulundurmalı, ama dünyada hala güzel şeylerin var olabileceğine dair inancımızı da korumalıyız.

Dostluk: çok değerli bir hazine

Hepimizin bildiği gibi, gerçek dostluk, anlamlı duygular, umutlar ve beklentiler üzerine inşa edilmiş az bulunan bir mutluluktur. İyi bir arkadaşı olan kimsenin sadece bir hazinesi yoktur, aynı zamanda bahtı da açık olur.

Ancak dostluklar da kötüye gidebiliyor (ya da daha iyi bir ifade ile, ilişkilerimiz). Sevdiklerimizi önemsememeye başladığımızda ve onları ayakta tutan değerleri es geçtiğimizde, bu durum meydana geliyor. 

 

Bu durumdaki kötülük, hayatımızın tam orta yerinde yalanların ve ihanetlerin bizi vurması ve yapılan yanlış tercihler ve iki yüzlülük ile baş başa kalmamızdır.

Bu anlarda, içimizden bir şeylerin kopup gittiğini düşünebilir ve tüm dünyanın bize karşı olduğu gibi hissiyatlara kapılabiliriz. Güvendiğimiz dağlara lapa lapa kar yağarken, tamamen yitik bir hayat elimizde kalan son dayanağımızdır.

Bu gibi durumlarda, insanlığa olan inancımızı yeniden kazanmak oldukça zordur. Aslında, şimdiye kadar bizimle olan kendi benliğimizi bile bırakmamız daha da zor olabilir.

Bu manada, bize ihanet eden arkadaşlar, ‘arkadaş’ sıfatının hakkını veremeyenlerdir; onlarlar olan birlikteliğimiz, çok güzel bir şeye evrilebilecek ama bu hayat yolunda ya da en başında yanlış giden bir şeylerden ötürü dağılan umutlardır.

5 kötü arkadaş türü

Hayatımıza herhangi bir olumsuz etkileri olmaması için uzak durmamız gereken muhtemel 5 kötü arkadaş türü vardır. Onları sizler için aşağıda derledik;

1. Her zaman için en iyisi olmak isteyenler

Hırslı olmak ve bazı şeylere karşı eksik yanlarınızın olduğunu bilmek çok da kötü durumlar değildir ama her zaman için diğerlerinden üstün olmak isteyen insanlar vardır. Bu tür insanlar, bizim başarılarımızdan mutlu olamayan ve bununla övünemeyen karakterlere sahiptir. Her zaman için ya bizden daha iyi ya da daha kötü olacaklar ve tek istekleri, birisinin onları dinlemesi olacaktır.

 

2. Her zaman için bir sorunu olanlar

Kendilerine bahşedilmiş güzellikleri göremeyen ve sürekli olarak birilerinden sevgi ve destek arayanlar insanlar bu sınıfta yer alır. Sürekli olarak her şeyden şikayet eder ve hayatın kendisi onlar için bir çileymiş gibi yaşarlar. Sizin zor zamanlardan geçip geçmemenizin bir önemi yoktur, onları rahatlatacak sözcüklere olan bağımlılıklarından ötürü, onları teselli eden yine siz olacaksınız.

3. Sizi her zaman kötü hissettiren insanlar

Bu kategorideki insanlar, en ufak bir hareketinizde bile, sonuç ne olursa olsun, sizi suçlayacak ve sizi bencil gösterecek bir yol bulur. Yaptığınız her şey onların gözünde kötü olacak ve sizden bir şey istemedikçe, sizin hiçbir işi doğru yaptığınızı düşünmeyeceklerdir.

4. Sadece dedikodu yapmak isteyen insanlar

Dedikodu yapmak, başkaları hakkında kötü konuşmak ve herhangi bir şeyi yargılamak bu insanların en büyük hobileri arasında yer alır. Onlarla birlikte olduğunuzda, yalnızca hayatınızda en son ne oldu ne bitti, onu öğrenmek istedikleri şeklinde bir hissiyata kapılırsınız. Bu tavırlarında samimi bir ilgi olmadığı gerçeği, hal ve hareketlerinden anlaşılabilir.

5. Sadece sizden yararlanmak isteyen insanlar

Sefil halleriniz de dahil olmak üzere, bu insanlar her şeyden ve herkesten yararlanmak isterler. Eğer bir karar alınacaksa, denge genel olarak onların lehine olur ve yalnızca herhangi bir durumdan bir yarar sağlama garantisi varsa yola gelirler.

 

Her ne kadar beni bir çok kez hayal kırıklığına uğratsalar da, hala bu dünyada iyi insanlar olduğuna inanıyorum

Evet, yani, tabii ki de iyi insanlar var bu dünyada. Hem de bir değil, milyonlarca ihanet bile, tüm dünyanın kötülükler ile dolu olduğuna inandıramaz bizi. Buna ek olarak, bizim de hatasız olmadığımız ve bazen, istemeden de olsa, arkadaşlarımızın arkasından iş çevirdiğimiz gayet açıktır.

Aslında, dünyadaki her şey tamamen ya iyi ya da kötü değildir; sadece birileri bize ihanet ettiği zaman, bunu yapan kişi bizim gözümüzde şeytani bir yaratığa dönüşür. Öyle bile olsa, bu tecrübelerden yola çıkarak gerçek arzularımızın ne olduğunu görebilir ve çevremizde kimlerin olması gerektiğine karar verebiliriz.

Muhtemelen ne kadar çok kendimizi korumaya çalışsaak da, bu hayat yolunda kötü sonla biten ilişkilerimiz olacaktır. Şüphelerin, güvensizliğin ve yanlışların bizi yalnızca zarara uğrattığı ve zehirlediği göz önüne alındığında, gücümüzü toplayıp, dürüstlüğümüzü ve sadakatimizi geliştirmeliyiz. Herhangi bir maske, koruma şekli olmadan, olabildiğince dürüst bir biçimde.

Görseller: Nicoletta Ceccoli