Arkadaşlıklar Sonsuza Kadar Sürmez

Mart 2, 2017

Arkadaşlık hayatımızın bir parçasıdır. Aynı insanlar gibi, arkadaşlıklar da doğar, büyür ve biz de büyüdüğümüz ve değiştiğimiz zaman sona erer. Başkaları ile ilişkilerimizin farklı aşamalardan geçtiğini kabul etmeyi öğrendiğimiz zaman, arkadaşlıkların farklı nedenlerden ötürü sona erebileceğini anlayacağımızdan, daha yoğun duygular barındıran arkadaşlıklar yaşayabiliriz.

Arkadaşlarımız bizim birer hazinemiz olduğu ve onlar ile hayatımızın ne kadarını paylaşacağımızı bilemediğimiz için, onlara iyi bakmalıyız. Ve tüm hazinelerde olduğu gibi, bir arkadaşımızı kaybetmenin ya da ondan uzaklaşmanın vermiş olduğu acı, eğer her anın hakkını verirsek daha az olacaktır.

Arkadaşlarımız kimlerdir?

Arkadaş sözcüğünü günlük hayatımızda sık sık duyarız, birçok kez kalıplar içerisinde yer bulur kendine. Bununla birlikte, bu ifadelerin çoğu dostluğun gerçek değerini veya hissettirdiği duygu derinliğini tam olarak vermez. Arkadaşımız dediğimiz bir insan, hayatımızda bir sahneyi paylaştığımız, yani hayatımızın bir parçası olan önemli bir kişidir.

Bir kişinin hayatında arkadaşlığın ne denli büyük bir önem arz ettiğinden söz etmeye de gerek yoktur zaten. Arkadaşlıklar bizi zenginleştirir, büyütür ve içimizi sevgi ile doldurur.

Arkadaşlığın neye ihtiyacı var?

Arkadaşlığın da, aynı bir bitki veya herhangi bir duygusal ilişki gibi, zamana, özene, ilgiye, samimiyete ve iletişime ihtiyacı vardır. Arkadaşlar arasındaki duygular, özel anların sağladığı yakınlık sayesinde, tutku, sevgi ve merhamet dolu olmalıdır.

Buna ek olarak, arkadaşlıklar, hayati değerler, hobiler, siyasi veya dini düşünceler, aynı yaştaki çocuklar ve benzeri gibi ortak değerler bütününde buluştuğumuz zaman ortaya çıkar ve sürdürülür. 

“Arkadaşlık iki bedende yaşayan bir ruh; iki ruhta yaşayan bir kalp gibidir.”

– Aristo

Bununla birlikte, arkadaşlar, çoğunlukla, gelmiş geçmiş zamanlarda kalan, bize iyi hoş senelerden kalan hatıraları anımsatan insanlar olarak yitip giderler hayatlarımızdan.

Bir arkadaşlık ne kadar sürer?

Açıkçası, bir arkadaşlığın ne kadar süreceğine dair kesin bir zaman dilimi yoktur. Bununla birlikte, neden sona erdiğine, neden unutulduğuna ve mazide kalıp sadece hatıralarımızda kaldığına dair bir açıklaması vardır elbette.

Bir arkadaşlık, ortak değerlerimiz, projelerimiz, fikirlerimiz ya da ideallerimiz bir araya geldiği zaman ortaya çıkar. İş ile alakalı ya da sırf geyik muhabbeti içeren uzun uzun konuşmalar içerisinde bu bağ güçlenir. Birçok arkadaşlık hayatın belirli bir döneminde meydana gelir ve genellikle bu dönem geçtiğinde biter.

Bizler değiştiğimiz, daha da olgunlaştığımız, büyüdüğümüz ya da sadece yeni koşullara uyum sağladığımız zaman, bir dönemimizin artık sonuna geldik demektir.

Hayatın her aşamasının kendine has değerleri ve ihtiyaçları vardır

Çocukluk arkadaşlarımızın çok büyük önemli olmasına rağmen onların kim oldukları ya da hayatlarımızdaki önemlerinin ne olduğuna dair tam olarak bir fikrimiz olmaz. Kendi yolumuzu bulduğumuz zaman, kendimizi bu arkadaşlardan uzaklaştırabilir ve bu yeni aşamayı paylaşabileceğimiz diğer arkadaşlıklar edinebiliriz.

Bu süreç, değerlerimizi değiştirdiğimiz, olgunlaştığımız veya hayatlarımızı değiştirmeye karar verdiğimiz için hayat boyunca sıklıkla kendini tekrar eder. Biz ne kadar değişirsek, çevremiz de o kadar değişir.

Hayat boyunca edindiğimiz arkadaşların değişmesine neden olabilecek birkaç farklı aşama var. Örneğin, çocukluk ve okul hayatı, ergenlik ve üniversite hayatı, yetişkinliğe erince ve iş güç sahibi olunca, arkasından gelen anne-baba olma durumu, işten ayrılma, başka bir iş bulma, eşinden ayrılma, başka birini bulma, krizler ve emeklilik ve benzerleri.

“Fırtına ne kadar uzun sürerse sürsün, en sonunda güneş bulutların arasından her zaman parlar.”

– Kalil Gibran

Arkadaşlıklar sonsuza kadar sürmez

Yaşamımızın tüm aşamalarında, arkadaşlıkların büyük bir etkisi olur. Bu etki o kadar büyüktür ki, asla geçip gitsin istemeyiz ama hayatın kanunlarından biri de budur ne yazık ki.

Değerlerimize saygı gösterenler ile hayatlarımızı paylaşırız. Ve bu yüzden, herhangi birisi ile bu yaşam mücadelesinde yollarımız kesiştiği zaman ‘arkadaş’ oluruz ve yaşam bizi farklı yönlere sürükleyene kadar da öyle kalırız.

Yine de, arkadaşlarımız her zaman için içimizde bir yerlerde, onlar ile beraberken öğrendiklerimiz, tecrübe ettiğimiz ve paylaştığımız şekli ile kalır. Arkadaşlıklar da gelişimimizin bir parçasıdır; onlar olmadan değişim göstermemiz imkansız olurdu.

Ve bazen bu değişim, çok güzel zamanları hatırlatan güzel bir arkadaşlığı sonlandırarak, her bir insanın kendi yoluna gitmesini, kendi ritmini bulup kendi değerlerini takip etmesini gerektirir.