Asklepios Efsanesi - Tıp Tanrısı

31 Ağustos, 2020
Asklepios efsanesi, Yunanistan'da geniş bir külte sahip olan bir tanrıdan bahsediyor. Bu tanrı, Chiron'un bilgeliğini Apollo'nun iyileştirici güçleriyle birleştiren bir diğer büyük tanrı. Hatta, bu efsanenin hikayesi bir amblem haline geldi ve günümüzde de tıbbın evrensel sembolü oldu.
 

Asklepios efsanesi, Romalılar için Aesculapius, sadece tıp tanrısı değil, kendini insanları iyileştirmeye adamış bütün bir aile hakkında. Çoğu tanrı bir çeşit iyileştirici güce sahip olsa da, Asklepius bu bilgiye en hâkim olanı ve neredeyse bir insanı ölümden döndürüp geri hayata getirme noktasına kadar gidiyordu.

Tarihçiler, Asklepios efsanesinin, Mısırlı bir mimar olan Imhotep‘in efsanesini takip ederek onun ardından geldiğine inanıyor. Imhotep, Yunan tanrısı ile ilgili bu mitin şekillenmesinden yaklaşık 2.000 yıl önce yaşamış ve modern tıbbın babası olarak kabul edilen bir bilgin olarak görülüyor. Ayrıca, bu tanrı, bu mesleği ilk uygulayan kişi olarak tanıtılıyor.

Imhotep kapsamlı bir farmakolojik reçeteler kitabı yazdı ve klinik vakaları akılcı ve sihirli bir bakış açısıyla tanımlayan ilk insan. Tabii, en azından, bu, tarihçilerin bildiği veya söylediği kadarıyla böyle.

Kendisi, ayrıca, opioidleri anestezik olarak kullanan ve bilinen ilk anatomik açıklamaları yapan kişi. Gördüğünüz gibi, Asklepios efsanesinin, aslında bu gerçek hayatta var olmuş insandan ilham aldığı söylenebilir.

“Yiyeceklerin ilacın, ilacın da yiyeceğin olsun.”

– Hipokrat

Asklepios Efsanesi, Tıp Tanrısı ve Yunanistandaki Parthenon
 

Tıp tanrısı ile ilgili mitin kökeni

Her zamanki gibi, Yunanlılar arasında, Asklepios mitinin birkaç versiyonu var. Bu efsaneler arasında en iyi bilinenler, tıp tanrısının, güneşin ve sanatın egemen tanrısı Apollon’un ve Coronis adlı bir ölümlünün oğlu olduğunu anlatıyorlar.

Mitoloji Coronis’i oldukça güzel bir kadın olarak tanımlıyor, öyle ki Apollo, onu ilk kez gördüğü gün, görür görmez delicesine aşık olmuş. Hikayeye göre, bir göl kenarında birlikte olduklarında, bunu yapabilmek için tanrının bir kuğuya dönüşmesi gerekiyor. Coronis bu karşılaşmadan sonra hamile kalıyor.

Daha sonra Apollo, Delphi’ye dönmek zorunda kalmış. Ama ondan önce, yokluğunda karısının koruyucusu olarak beyaz bir kargayı orada bırakıyor. Ancak Coronis, Apollo ayrıldığında Ischia adında bir savaşçının sevgilisi oluyor ve karga bunu öğrendiğinde, efendisine durumu anlatmak için hızla buradan uçup gidiyor.

Yolda, bu beyaz karga, şapkası olan bir başka kargayla karşılaşıyor ve bu şapkalı diğer karga ona kötü haber vermemesi konusunda uyarılarda bulunuyor, ancak beyaz karga bu uyarıyı görmezden geliyor. Elbette, Apollo aldığı haber karşısında tamamen şok oluyor ve bu öfkenin ortasında kuşu lanetliyor. Tüylerini ceza olarak siyaha çeviren Apollo, onu, karanlık bir kötü alâmet kuşu olduğu yönündeki şöhretiyle yaşamaya mahkum ediyor.

Asklepios Efsanesi – Parlak bir çocuk

Asklepios efsanesi, Apollon’un Coronis’e geri döndüğünü ve öfkeyle oklarından biriyle onu göğsünden vurduğunu aktarıyor. Daha sonra, Coronis’in öldüğünü görünce fikrini değiştiriyor ve onu hayatta tutmaya çalışıyor, ama artık çok geç oluyor. Daha sonra, Coronis’in ölü vücudunu bir cenaze törenine götürüyor. Burada, Apollo, ateş vücudunu tüketince, doğmamış oğlunu rahminden almaya karar veriyor.

 

Asklepios oldukça dikkat çekici bir çocuk olarak gelişiyor ve bu yüzden Apollo, yarı insan ve şifacı olan Chiron’a onu yetiştirmesi ve eğitimi için emanet ediyor. Bu şekilde, çocuk şifa sanatlarında ustalaşmış bir öğretmenin himayesi altında büyüyor. Böylelikle de şifalı bitkiler ve tedavi tekniklerine erken yaşta aşina oluyor.

Asklepius o kadar büyük bir iyileştirici yeteneğe sahip oluyor ki, ölü bir insanı nasıl canlandıracağını bile öğreniyor. Bu, ölümlülerin durumunu tersine çevirmenin tehlikeli olduğuna inanan Zeus’un öfkesine sebep oluyor. Bu yüzden bir Kiklop (Tepegöz) kullanarak Asklepios’u öldürmek üzere ona bir yıldırım gönderiyor.

Zeus heykeli

Saygı duyulan bir tanrı

Bunun üzerine, oğlunun öldürülmesine öfkelenen Apollon, Zeus’un planını uygulayan Tepegözleri öldürüyor. Sonra ilahi güçlerini kullanarak Asklepios’u Olimpos’a getiriyor ve onu bir tanrıya çeviriyor. O andan itibaren ölümlüler ona tapmaya ve bir hastalığın üstesinden gelmek için yardıma ihtiyaç duyduklarında ondan iyilik istemeye başlıyorlar.

Asklepios’un ölümü, Dünya’daki ailesine de çeşitli erdemler kazandırıyor. Böylelikle karısı Epione acıyı hafifletme gücünü elde ediyor. Kızları arasında Hygieia, sağlığın korunmasının, Aceso iyileşme sürecinin ve Iaso da hastalıktan iyileşmenin sembolleri oluyorlar.

 

Kızlarından bir diğeri olan Panacea da, tedaviyle eş anlamlı hale geliyor. Benzer şekilde, oğlu Telesphorus iyileşmenin sembolü olurken, Machaon ve Podalirius doktorların ve cerrahların koruyucusu oluyor.

Hipokrat da daha sonra Asklepios’un soyundan geldiğini iddia ediyor. Ve bir sopanın etrafına dolanmış bir yılan olan bu tanrıya ait amblem, tıbbın evrensel sembolü haline geliyor.

Morales-Puebla, J. M., Fernandez, M. A. A., & Delgado, A. D. (2011). Asclepio. El Dios griego de la medicina. Apuntes de Ciencia, (3), 53-57.