Medea Efsanesi, Aşık Bir Büyücü

16 Ağustos, 2020
Medea efsanesi, antik çağın en güzel efsanelerinden biri. Bu efsane, hayatının çeşitli dönemlerinde kaderini aşktan ya da inadından büyük riske atan bir büyücü hakkında. O bir bağımsızlık modeli ve aynı zamanda oldukça vicdansız bir kadın.

Medea efsanesi yaygın cadı modeliyle ilgili bir mit; bu karakter, büyük tutkuları tarafından yönetilen ve kuvvetli bir karar verme yeteneği olan özgür ve özerk bir kadın karakter. İlk ortaya çıktığında, bir kadının olması gerekenin tam tersini temsil ediyordu. Belki de bu nedenle, hikaye büyük ilgi uyandırdı ve yazarlar üzerinde büyük bir etki yarattı.

Efsaneye göre, Medea, güneş tanrısı Helios’un torunuydu. Aynı zamanda, efsanevi Altın Post’a sahip olan Colchis kralı Aeëtes’in de kızıydı. Kral, altın yünü olan kanatlı bir koçtu. Medea’nın annesi, Ocean’ın (Okyanus) kızı olan su perisi Idyia idi.

Hikaye, bu büyücünün cadılık sanatını teyzesi Circe’den öğrendiğini söylüyor. Büyük güçleri olan bu cadı, düşmanlarını hayvanlara dönüştürmesine olanak tanıyan sihirli iksirler hakkında bilgilere sahipti. Şifalı bitkiler ve ilaç bilgisi sayesinde de, aynı zamanda hastalıkları tedavi edebiliyordu.

Bir büyücünün masası

Medea efsanesi – aşık bir kadın

Medea efsanesinin hayat bulduğu zaman, Jason ve Argonautların Altın Post’u aramak için bu büyücünün babasının krallığı olan Colchis’e vardıkları zaman dilimi. Efsaneye göre, Tanrıçalar Hera ve Athena, yolcuları korumuş ve tanrıça Afrodit’ten onlara görevlerinde yardım etmesini isterler. Özellikle de, kralın kızı olan Medea’nın yolculardan biri olan Jason’a aşık olmasını ve ulaşmak istediklerine yönelik onu desteklemesini isterler.

Afrodit, bu amaçla, oğlu olan Eros’u da işini yapmaya ikna etmek zorunda kalır. Eros bu konuda isteksizdir, ama annesi ona bir hediye sözü verir ve sonra oklarından birini doğrudan büyücünün kalbine atmayı kabul eder. Tabii olarak, bu hareket Medea’nın Jason’a sırılsıklam aşık olmasına neden olur ve onun görevini yerine getirmesine yardım etmekten çekinmez.

Colchis’in kralı, Jason’a bazı testleri geçmesi şartıyla Altın Post’u vereceğine söz verir. Bu testlerden birincisi, çenelerinden alevler püskürten öküzlerle tarla sürmektir. Kısa bir süre sonra, koruyucu tanrıçaların yardımıyla Jason ve Medea, Hecate’nin ormanın derinliklerinde bulunan sığınağında buluşurlar. Orada, hikayenin kahramanı Medea’dan yardım ister. Onunla evleneceğine ve onu memleketi Yunanistan’a götürmeye söz verir.

Medea tarafından yapılan yardım

Medea efsanesi, büyücünün Jason’a onu öküzlerin alevlerine karşı yenilmez kılan bir iksir verdiğini söylüyor. Bu cadı, Jason’un bir anda ortaya çıkan bazı askerleri de yenmesine de yardım ediyor. Ayrıca Altın Post’u koruyan ejderhayı da uyutuyor. Böylece kahraman, kendisine verilen tüm görevleri yerine getirebilmiş oluyor.

Çift daha sonra ünlü gemi Argo’ya binerek buradan kaçıyor. Medea, babasının onları takip etmesini önlemek için gemideki küçük kardeşi Absyrtus’u öldürüyor. Onu kesiyor ve vücudunun parçalarını denize atıyor, böylece babasına kardeşinin cesedini aramak için biraz zaman harcatıyor. Böylece, canlarının yakılmasını önlemiş oluyor.

Bu aşamaları atlatan çift Jason’ın memleketi Yolco’ya ulaşmayı başarır. Oradaki insanlar onları her türlü kutlamayla karşılarlar. Medea efsanesi, çiftin evlendiğini ve büyücünün Jason’ın babasını gençleştirmeye karar verdiğini söylüyor. Cadı Medea, bütün bunları, Jason sözlerini tuttuğu için bir minnettarlık duygusuyla ve gönüllü olarak yapıyor. Jason’ın babasının kardeşi olan ve onun tarafından tahttan uzaklaştırılan Pelias’ın kızları, büyücünün, kendi babalarını da gençleştirmesini isterler.

Medea heykeli

Trajik bir son

Medea genç kadınları kandırır ve Pelias’ın gençleşmesini sağlamak yerine onu öldürür. Bu nedenle de çift, Kral Creon’un onları sıcak bir şekilde karşıladığı yer olan Korint’e sürülür. Medea ve Jason orada yıllarca mutlu bir şekilde yaşarlar ve iki çocukları olur. Ancak Jason, kralın kızı Glauce’a aşık olur ve karısından kurtulmanın yollarını düşünmeye başlar.

Jason ve Glauce’un nişanını kabul ediyormuş gibi yapan büyücü, prensese bir elbise verir. Medea efsanesine göre, bu genç kadın, kendisine hediye edilen bu elbiseyi giydiğinde kıyafeti alev alır. Sonra da yangın kralın bulunduğu yere ve tüm sarayına da yayılır. Daha sonra cadı kendi çocuklarını öldürür, Atina’ya kaçar ve burada evlendiği ve birlikte Medus adında bir oğullarının olduğu Kral Aegeus tarafından kabul edilir.

Yıllar sonra, Aegeus’un oğlu Theseus’un tahta geçememesi için çaba sarf eder. Böylece babası, tahtını, onun yerine diğer oğlu Medus’a verecektir. Kral durumu öğrenir ve Medea sihirli bir bulutun içinde buradan da kaçmak zorunda kalır. Böylece, oradaki insanların onu affettiği yer olan Colchis’e döner. Medea efsanesi, bu büyücünün ölümsüz olduğunu ve hala Elysion Çayırları’nda yaşadığını söylüyor.

García Gual, C. (1971). El argonauta Jasón y Medea. Análisis de un mito y su tradición literaria. Habis, 2, 85-107.