Amélie, Hayalperestler İçin Bir Film

17 Ağustos, 2020
Amélie Poulain'in hassas olduğu kadar hain de olan gülüşü, film izleyicilerinin aklına kazınmıştır. Bu yazıda, sizi fantezi ve hayali çocukken gördüğünüz şekilde görmeye davet eden bu Fransız filmi hakkında konuşacağız.

2001’deki prömiyerinden beri Amélie, Fransız sinemasının bir ikonu haline gelmiştir. Fransız sermayesi için bir çeşit efsanedir. Aslında filmin fanları, filmin çekildiği yerleri görmek için her yıl oralara gider.

Jean-Pierre Jeunet, bu gerçekten de enteresan olan romantik komediyi dünyaya hediye etmiştir. Cezbedici ve çok belirgin bir kişiliğe sahiptir. Kim Yann Tiersen’in oluşturduğu film müziğini unutabilir ki? Ya da bahçe cücelerini, Saint-Martin Kanalı’nı ve Amélie’nin çalıştığı kafeyi? Hepsi film izleyicileri için unutulmazdır.

Amélie 2000’lerin başında herkesin kalbini çalan sevimli ve tuhaf bir karakterdir. Filmin afişinde de söylendiği gibi, herkesin hayatını değiştirecek bir karakter.

Fotoğrafın güzelliği ve detaylara gösterilen özen sizi modern bir masalın içine atar. Filmin dünyasında her gün büyülü bir gündür. Tuhaf ve sıradan, birbiriyle mutlu mesut birleşir. Hepsinden öte, filmde biraz tuhaf ama büyüleyici bir aşk hikayesi bulunmaktadır. Amélie yaratıcı ve özgündür, bu yüzden film bir emsal oluşturmuştur.

Yalnız bir çocukluk

Çoğu hikayede ve arketipik kahramanın oluşturulmasında olduğu gibi, Amélie bizle en baştan tanıştırılır. Yani çocukluğundan itibaren. Aslında, filmin komik tonuna rağmen, çoğu kahramanda olduğu üzere izleyiciler görece karanlık ve yalnız bir çocukluk izler. Böylece Jeunet, baş kahramanımızı evli bir çiftin pek özen göstererek büyütmediği tek çocuğu olarak tanıştırır.

Benzer şekilde ilahi bakış açısına sahip bir anlatıcı vardır. Yani karakterlerin hayatlarını iyi bilen ve sizi onların enteresan hayatlarına davet eden bir ses.

Bu anlatıcı, izleyiciye bir kızın yalnız çocukluğuna rehberlik eder. Bu kız, yanlış tanı nedeniyle evde kalmak zorunda kalır. Sonra trajik bir şekilde annesini kaybeder. Bu kadar fazla üzüntü karşısında, küçük Amélie tuhaf bir hayali dünyaya sığınır.

Bu sunum yetişkin Amélie’yi biraz daha iyi anlamaya yardımcı olur. Amélie, Paris’te yaşamasına ve garson olarak çalışmasına rağmen karakteristik çocukluk özelliklerini koruyan genç bir kadındır. İçe dönüktür, olağanüstü derecede hayal kurar ve Lady Di’nin trajik kazasının haberini aldığında hayatı değişir.

Bu haber, Amélie’nin Montmartre’daki dairesinde bir çocuğun hazinesini nasıl bulduğunu için bir tür ironi olarak vardır.

Bulduğu hazine, yalnız Amélie’nin nihai hedefine ilham verir: başkalarına yardım etmek. Dairesinde 40 yıldır saklı metal kutunun sahibini bulma arayışında, mutluluğu bulmanın en iyi yolunun etrafındakilerin hayatlarını iyileştirmek olduğunu keşfeder.

Aşkın varlığı

Amélie sadece fedakarlıkla ilgili değil, aynı zamanda aşkla da ilgilidir. Bu anlamda izleyici aşkı farklı yönlerden görebilir. Filmi tekrar izlemeden önce akla gelen ana sorulardan biri, filmin zamana karşı nasıl direndiği olur. Çünkü çoğu hikaye o kadar da zamansız değildir.

Bu nedenle Amélie, 2000’li yılların başındaki birçok romantik komedi gibi, kesinlikle efsanevi bir romantik aşk fikrini göstermek üzerine kurulmuştur. Bu sinemada hala var olmaya devam eden bir idealleştirmedir. Aslında, bu endüstrinin birçok fanteziyi besleyen bir imaj yaratmaya muazzam bir katkıda bulunduğu söylenebilir.

Filmde aşkın merkezinde, Amélie’nin gelişigüzel tanıştığı genç bir adam olan Nino ile olan bağı bulunur. Seyirci yavaş yavaş Nino hakkında daha fazla bilgi sahibi olur. Amélie’nin ona olan aşkı, bir tür peri masalı gibi bir tür fantezidir.

Bu mantıksız aşktan dolayı onu azarlayabilir ve hatta düşünürseniz oldukça rahatsız edici bir karakter bile görebilirsiniz. Ancak, bu ayrıntıları görmezden gelecek ve hikayenin büyüsüne kapılacaksınız.

Sonuçta, Amélie çok fazla çekiciliği ve detayı olan bir film. Kısacası, romantik aşk hikayesi gerçek olmasa bile, en iyisi ondan zevk almaktır. Bu nedenle, mevcut bağlamı unutun ve filmin ne olduğunu anlamaya çalışın: modern bir peri masalı.

Joseph

Ancak sorgulayabileceğiniz bir hikaye gerçekten var. Amélie’nin iş arkadaşlarından biri, Joseph, özellikle de Amélie’nin iş arkadaşlarından birine takıntılı hale geldikten sonra.

Film, onu bir takipçi sapık gibi gösterir ve Amélie, arkadaşına yardım etmek için intikam alma görevini üstlenir. Ama bu kötü bir intikam değil, bunun yerine onları bir araya getirmek için komplo kurar. Sorun mizahi bir şekilde çözülür ve zaman geçse de film ilk prömiyerini yaptığı zamanki kadar keyifli bir filmdir.

Aşkın ortaya çıktığı bu hikayelere ek olarak, Amélie kısa sürede hiçbir sevginin kendisine duyduğu sevgiden daha önemli olmadığını anlar. Bu anlamda, kahraman, kendisine yardım etmezse başkalarına yardım etme arzusunun anlamsız olduğunun farkına varır. Bu, filmde göreceğiniz en büyük aşk eylemi olabilir.

nino ve amelie

Amélie, dikkatlice hazırlanmış bir film tonu

Amélie’de, her şey sevimli görünür fakat genç kadın gerektiğinde gücünü göstermekten korkmaz. O çekingen gülüşün arkasında adaletsizlikle karşılaştığı zaman intikamcı ve hatta çocukça davranacak genç bir kadın bulunmaktadır. Amélie’nin bir hayalperest olduğunu ve bir fantezi dünyasında yaşadığını unutmayın. O, içindeki çocukla sıkı bir bağa sahip genç bir kadın.

Tüm bunlar en başta da dediğimiz gibi filmin tonunda bulunmaktadır. Film müziği fanteziye açılan kapıdır. Film boyunca dünyayı sanki onun gözlerinden görürüz. Bu da, film gerçek dünyada, Paris’te geçmesine rağmen, onla birlikte sihirli bir hayal dünyasında olduğumuz hissini verir.

Renk, dekor ve hatta kostüm kullanımı bile tüm bu çerçeveye hizmet eder. Her bir karakterin kişiliğini; evlerine, giydiklerine ve jestlerine bakarak anlayabilirsiniz. Sinematografi oldukça iyi yapılmıştır ve sonuçta ortaya çıkan görüntü çok güzeldir.

Gördüğünüz gibi, film alışılmadık bir romantik komedidir. Kahramanı fantezi dünyasında yaşar ve başkalarına kendisini göstermeden yardım eder. Sahne, Amélie’nin hayalini kurduğu bu dünyayı anlamanın anahtarıdır. Ayrıca, önemli anlarda karakterlerin belirli özelliklerini ortaya çıkarmak için anlatıcının sesi belirir.

Amélie hakkında son sözler

Amélie kesinlikle yaratıcı ve orijinal olduğu için hit haline gelmiştir. Aslında, sadece Can Dostum (The Intouchables, Nakache, 2011) tarafından geride bırakılarak, en yüksek hasılat yapan ikinci Fransız filmidir. Aynı şekilde, 27e cérémonie des César’da (27. César Ödülleri) hemen hemen her ödülü kazanmıştır, iki BAFTA kazanmıştır ve ayrıca çok sayıda Akademi Ödülü adaylığı elde etmiştir.

Şüphesiz fantastik tonlara sahip en iyi romantik komedilerden biridir. Tarihteki en popüler Fransız filmlerinden biridir. Amélie hem tatlılığıyla hem de intikamcı tavırlarıyla seyircinin kalbini fethetmiştir. Bir şekilde bazı hayatları değiştirerek afişte bu konuda söylenenleri yerine getirmiştir. Bunun da tek nedeni, izleyiciyi dünyaya farklı bir açıdan bakmaya davet etmesidir.