Çocukluktaki Bağlanma Türü Romantik İlişkilerinizi Etkiler mi?

15 Temmuz, 2020
Bağlanma türleri ile ilgili en son çalışmalar bize insanların genellikle ebeveynleri ile kurdukları ilk ilişkilerin niteliğinin ve yapısının yetişkinlikte kurdukları iletişim tarzları ve ilişkileri üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir.

Çocukluk dönemindeki bağlanma türü, yetişkinlikte sağlıklı ve dengeli romantik ilişkilerin kurulmasında önemli bir rol oynayan bir değişkendir. Çocukluktaki bağlanma türünüzün bir yetişkin olarak bağlanma türünüz üzerinde büyük bir etkisi olduğu fikrine her gün daha fazla çift terapisti katılıyor.

John Bowlby’nin bağlanma kuramı, bağlamayı yaşamınız boyunca çevrenizdeki insanlarla oluşturduğunuz duygusal bağlantılar olarak tanımlar. İlk olarak, çocuklukta ebeveynlerinizle birlikte yaratırsınız. Daha sonra kardeşler, geniş aile, arkadaşlar ve ortaklar gibi diğer figürlerle. Bakım vericilerle oluşturduğunuz duygusal bağın, kendinizi ne kadar güvenli ve korunmuş hissettiğiniz üzerinde doğrudan etkisi vardır.

Ebeveynlerinizden algıladığınız güvenlik ve öz güven düzeyi, çocukluk bağlanma türünüzü belirler. Aynı zamanda, aynı bağlanma türü bir yetişkin olarak kuracağınız romantik ilişkilerin türünü deetkileyebilir. Farklı bağlanma türlerine ve bunların romantik ilişkileri nasıl etkilediğine göz atalım.

Bakım verenle olan ilişkinizin sağlığı romanik ilişkilerinizin sağlığını etkileyecektir.

Çocuklukta güvenli bağlanma türü: Güven ve pozitif ilişkiler

Güvenlik ve güven, çocukluktaki güvenli bağlanma türünün temelini oluşturur. Bizim bakım verenlerimiz bu duygulara ilham verenlerdir.

Güvenli bağlanma tarzında, ebeveynler çocuklarının duygusal ihtiyaçlarını anlar ve bu ihtiyaçlara cevap verirler. Bu dinamik, ufaklıklara sevildiklerini ve korunduklarını hissettirir. Ortada bir güven ortamı olduğu için duygularını ifade edebileceklerini hissederler. Reddedilme korkusu olmadan kendileri olabilirler.

Bağlanma türü bu iki temel özelliği (güvenlik ve güven) teşvik ederse, başkalarına güvenen ve özgüvenli bir çocuk yetiştir. Onların çocukları da duygularını düzenleme ve iyi sosyal alışkanlıklar geliştirme yeteneğine sahip olacaklardır. Darwin Psikoloji Hizmetleri’nin psikologu ve direktörü Rafael Guerrero şöyle söylüyor:

“Çocukluklarında güvenli bir bağlanma görenler daha sağlıklı ve daha dengeli romantik ilişkilere sahip olacaklar.”

Bağımlılık sorunlarından kaçınarak eşlerine güvenmeleri daha olasıdır. Ayrıca, iyi iletişim kurmaları ve birbirlerinin ihtiyaçlarını belirlemeleri daha kolay olacaktır.

Kaçınmacı bağlanma türü: Güvensiz ve uzak ilişkiler

Bu bağlanma tarzına sahip çocuklar ebeveynleri tarafından reddedilmiştir ve ihtiyaçları yeterince karşılanmamıştır.

  • Bakım vericileri müsait olmadığından, ebeveynlerle ilişkileri duygusal mesafe ve uygunluk eksikliği göstermiştir. İhtiyaç duyduklarında onlara destek olmak ya da yardım etmek için orada olmamışlardır.
  • Başkalarıyla duygusal temastan ve yakınlıktan kaçınmayı öğrendiler. Bu, onların referans figürlerine güvenemeyeceklerini öğrenmiş olmalarının bir sonucudur.
  • Duygularını ifade etmekte zorlanırlar çünkü ret ya da kayıtsızlık yaşayabileceklerinden korkarlar. Bunun nedeni, referans figürlerinin davranışları sonucu bu şekilde acı çekmiş olmalarıdır.
  • Bir dizi görünmez kalkan oluşturup, bir dizi öğrenilmiş stratejiye dayanan belirgin bir özerklik kurarlar. Bu stratejiler reddedilme korkusundan öğrenilmiştir.

Kaçınmacı bir bağlanma türüne sahip bir birey ile yaşanan romantik ilişkiler, bir kişi diğerine gerçekten güvenemeyeceğini hissettiği için uzak olma eğilimindedir. Eşleri ve kendileriyle ilgili endişe ve korku duymaları nedeniyle duygusal olarak bağlanmaktan kaçınırlar. Buna ek olarak, başkalarından yardım istemeleri veya durumu kabul etmeleri de çok zordur.

Bağlanma sorunu özgüven eksikliği ile ilgilidir.

Kaçınmacı bağlanma: Kararsız ve bağımlı ilişkiler

Kaçınmacı bağlanma durumunda, çocukların güvenilmez ebeveynleri vardır. Bazen çocukları hiçbir tutarlı sebepleri olmadan reddederler.

Bu tür güvensizlik, bu tarzdaki çocukların dünyayı keşfetmek istememesine neden olur, çünkü yardım isterse taleplerinin karşılanıp karşılanmayacağını bilmezler.

Bu bağlanma türüne sahip insanların duygusal bağımlılık geliştirmeleri çok muhtemeldir ve ilişkilerde korku ve güvensizlikle yaşamayı öğrenirler. Olumsuz bir benlik imajı, düşük benlik saygısı ve olup-bitenler üzerinde düşük bir kontrol duygusuna sahip olma eğilimindedirler.

Terk edilmekten korkarlar ve çok fazla ilgi isterler. Başkalarının onlara sürekli sevgi göstermesine ihtiyaç duyarlar.

Sonuç olarak bu, bağlanma türleri ve romantik ilişkiler arasındaki bağlantıyı açıklıyor. Çocukluk çağında ilk referans figürlerle kurduğunuz ilişkiler, daha sonra yaşamda seçtiğiniz partner türünü etkiliyor gibi görünüyor. Ayrıca, kurduğunuz ilişki türlerini ve size en yakın olanlarla bağınızın kalitesini de etkiliyor.