Akıllı Hans, Matematik İşlemleri Yapan At

Akıllı Hans, 20. yüzyılın başında yaşayan ve özel yetenekleri olduğu düşünülen bir at. Anlatılanlara göre, Hans'ın müthiş bir hafızası ve zekası vardı. Hans ile ilgili daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız, bugünkü yazımızı okumaya devam edin!
Akıllı Hans, Matematik İşlemleri Yapan At

Son Güncelleme: 22 Aralık, 2020

“Zeki Hans” olarak da bilinen at Akıllı Hans, 20. yüzyılın başında Alman toplumu üzerinde büyük etki bırakan ünlü bir at. Bu hayvanın, insanların ondan matematiksel işlemler ve diğer hesapları yapmasını isteyeceği çok sayıda halka açık gösterisi gerçekleşti. Tüm bunların en ilginç yanı, atın her zaman için doğru seçimi yapmış olması.

Zeki Hans’ın ünü Almanya sınırları dışına da yayılmıştı. Aslında, tüm Dünya’nın farklı yerlerinde birçok insan durmadan onun hakkında konuşuyordu. Bacağını kaldırıp yere vurarak soruları cevaplayan bu ata herkes derin bir hayranlık duyuyordu.

Dahası, bu at o kadar popüler hale geldi ki, birkaç müzisyen onun onuruna şarkılar bile yazdı. Örneğin bu konuyla ilgili ilginç bir gerçeklik, Zeki Hans’ın çocuklar için bir kahraman haline gelmesi. Bu nedenle oyuncak firmaları da onun imajından faydalanarak oyuncaklar yaptılar. Ayrıca onun adıyla bir likör bile oluşturuldu. Ve sonuç olarak, bu atın oldukça karmaşık tarihçesinden bahsettikten sonra, bugün “Zeki Hans etkisi” denen bir şeyin varlığından bahsetmek de doğru olacaktır.

Akıllı Hans problem çözerken

Akıllı Hans hikayesinin kökeni

Her şey 1904 yazında, Almanya’nın Berlin kentinin kuzeyinde bulunan küçük bir kır evinde başladı. O dönemde, bu yerde bir söylenti yayılmaya başladı. Temel olarak, Wilhelm von Osten adlı emekli bir profesörün birçok insandan daha zeki bir atı olduğu konuşuluyordu. Bunu kanıtlamak için, periyodik olarak, atın zarif bir şekilde koşuşunu göstermesinin yanı sıra toplamalar da yaptığı bir gösteri düzenledi. İnsanları sayabiliyor, saati söyleyebiliyor ve hatta yıllık takvimi de ezberleyebiliyordu.

Yüzlerce kişi, Akıllı Hans’ın becerilerine şahit oldu ve onları onayladı. Konuşamadığı için ayaklarını yere hafifçe vurarak ya da başını bir yandan diğer yana eğerek ya da sallayarak sorulara cevap veriyordu.

İnsanlar her zaman atın sahibine yeteneklerinin kökenini soruyorlardı. Her zaman için, profesör, eski öğrencilerinden biri gibi onu da yetiştirdiğini söyleyerek yanıt veriyordu. Saymayı öğretmek için kara tahta kullandığını, aynı şekilde okumayı da öğrettiğini açıklıyordu. Ayrıca, atına, armonika ile müzik de öğretiyordu.

Akıllı Hans üzerindeki şüphe büyümeye başladı

Bazı insanlar eski ustayı takdir ederken, bazı bilim adamları Zeki Hans’ın olağanüstü zekasına inanmıyordu. Hayvan o kadar çok ilgi çekti ki, bazı öğretmenler bu fenomeni incelemek için Berlin Üniversitesi’nden bir proje grubu olan “Hans Komisyonu”nu kurdular.

Uzmanlar kır evine gitti ve hayvanın yeteneklerinin gerçekte ne kadar büyük olduğuna ilk elden tanık oldu. Daha sonra atın becerilerini doğrulayan ve öğretmenin ona kopya anlamına gelebilecek özel bir işaret vermediğini onaylayan ve 13 tane değerlendirme listesi içeren bir mektup imzaladılar.

Bunun sonrasında, Wilhelm von Osten, Afrika’da yaşayan Khoikhoi adlı küçük bir göçebe-etnik grubundan alınmış bir öğretim yöntemi kullandığını açıkladı. Bunun üzerine, herkesin buna hayran kaldığını söylemek doğru olacaktır. Hatta, uzman bir pedagog, Akıllı Hans’ın 13 veya 14 yaşındaki bir çocuk kadar zeki olduğunu bile söyledi.

Akıllı Hans problem çözerken görüntülenmiş

Derinlemesine bir araştırma

Psikolog Carl Stumpf, fenomenin bilimsel olarak incelenmeye değer olduğuna karar verdi. Bu nedenle öğrencisi Oskar Pfungst’tan atın yeteneklerini derinlemesine incelemesini istedi. Bu öğrenci testleri şahsen yaptı ve neredeyse kazayla olacak şekilde, kendisi sayılara baktığında Hans’ın her seferinde doğruyu bulduğunu fark etti. Ama bunu yapmadığında, atın cevabı yanlış oluyordu.

Aynı şekilde, rakamlar kulağına fısıldandığında, at yine bu işlemi yapamadı. Pfungst daha sonra şüphelenmeye başladı ve Zeki Hans’ın çevreden bazı işaretler aldığını ve matematik işlemlerinde doğru yanıtlara bu şekilde ulaştığını düşündü. Daha sonra, diğer deneyler sayesinde öğrenci, Hans’ın insanların tavrını “okuyabildiğini” keşfetti, bu yolla da her zaman doğru olmayı başarıyordu.

Sorgulayıcılar küçük vücut sinyalleri yayıyorlardı. İlk olarak, saymaya başlamasını beklediklerinde pençelerine bakıyorlar ve sonra doğru cevabı verdiğinde vücutlarıyla hareketler yaparak tepkiler veriyorlardı. Temelde, soruyu soran kişinin duruşu ve ifadesi de değişecekti ve at bunun yere tekme atmayı bırakmanın sinyali olduğunu biliyordu.

Kısacası, bu bir şartlanma durumuydu. Dahası, bu araştırma, araştırmacının varlığının örneklemin tepkilerini nasıl koşullandırabileceğini ortaya koydu. Bugün, deneylerdeki bu önyargı durumu, bu güzel hayvanın anısına Akıllı Hans Etkisi olarak biliniyor.

İlginizi çekebilir ...
Zeka ve Önsezi Birlikte Çalıştığında
Aklınızı Keşfedinsayfasında okuyun Aklınızı Keşfedin
Zeka ve Önsezi Birlikte Çalıştığında

Zeka ve önsezi uyum içerisinde kullanıldıklarında günlük hayatımızı ve karar verme süreçlerimizi hatırı sayılır derecede kolaylaştırırlar.



  • LA COMUNICACION, N. V. (1980). al campo de la comunicación no verbal. La inteligencia de Hans no residia en su capacidad para verbalizar o comprender.