Acı Çekmek Bana Kim Olduğumu Öğretti

8, Ağustos 2017 İçinde Psikoloji 139 Paylaşıldı

Çektiğim acılar sayesinde kendimi daha iyi tanıyabildim, daha önce fark edemediğim ya da kabul etmek istemediğim taraflarımı öğrendim. Her zaman, hayatta başıma kötü bir şeylerin gelmeyeceğini düşünürdüm ancak bunun imkansız bir istek olduğunu fark ettim.

Hepimiz bir şekilde acı çekiyoruz. Hayatlarımızda izler bırakan zor durumlar yaşıyoruz. Pek çoğunu yaşamamış olmayı tercih etsek de, bunun imkansız olduğunu biliyoruz. Kimileri bu zor durumlardan daha az zararla kurtulmayı başarsa da, hayat kimse için toz pembe değildir. Aslında, işin sırrı olaylardan daha az etkilenmeyi bilmektir.

Acı çekmeden yaşamaya çalışmak yerine, acıyla başka bir yolla yüzleşmeyi öğrenmek daha mantıklıdır. Zor tecrübeleri olgunlaşmak ve kendinizi kişisel olarak geliştirmek için kullanmayı bilin çünkü çoğunlukla rahatlamak için farklı yöntemlere ihtiyaç duyulur.

Yapılması gereken acıdan kaçmaktan ziyade, bu zorluğu bir tecrübe olarak görüp ders çıkararak kişisel gelişiminize katkıda bulunmaktır.

Güvenli bir alan: Terapi

Psikolojik terapi, zor zamanlar geçiren insanlar için bir rahatlama kaynağı olarak görülmelidir. Terapilerde, kimse sizi yargılamaz, mutlak doğrular yoktur ve söylediğiniz her şey uzman ve sizin aranızda kalır. Verdiğiniz sırlar yalnızca hastanın kendine veya başkalarına zarar verebileceği durumlarda ya da adli bir gereklilik olduğunda başkalarıyla paylaşılır. Dahası terapi, zor bir hayatınız olsa da size huzur veren bir güven ortamıdır. Bunun için, psikologlar hastalarıyla birlikte terapinin temelini oluşturacak bir bağlantı olan terapötik ittifak kurmaya çalışıyorlar.

İyi kurulduğu takdirde bu eşsiz bağ, aradaki güven duygusunu pekiştirecektir. Güven ortamı ise içinizdeki korkuların ve acıların tedavi edilmesini kolaylaştıracaktır çünkü sorunlarla yüzleşmeyi öğrenmeden önce soruna neden olan şeylerin farkına varacaksınız ve bunun sonucunda da çekinmeden tüm korkularınızdan bahsedebileceksiniz.

Asıl mesele kendinizi korkuya teslim etmek değil, güçlü bir temel oluşturup korkularla birlikte ilerlemeyi bilmektir.
Paylaş

Acılarınıza isim verin

Acılarınızı adlandırmak tanı etiketi kullanmaktan ibaret değildir. Çoğu zaman bu tanı etiketlerini kullanamayız bile çünkü belirli deneyimleri ifade edecek bir isim yoktur. Bazen çektiğiniz acının sebebi çok farklı olabilir bu nedenle onu ifade edecek bir isim olmadığı için kendimiz bir şeyler bulmak zorunda kalırız.

Bu isim sadece onu veren kişi için bir anlam ifade eder ancak bu yeterlidir. Kişi bunu karanlık tarafı, duyguları, gölgesi ya da olmasını istediği herhangi bir şey olarak adlandırabilir. Bu, terapi sırasında sadece size özel olan bir şeyi ifade etmek için kullanılan bir isimdir ve o kadar özneldir ki çok bilinen bir isim olsa da sizin için eşsiz bir anlamı vardır.

Acıya bir isim vermek, çektiğiniz ıstırabın temelindeki problemi tanımlamaya yardımcı olur böylece problemi değiştirebilir ya da onunla yaşamayı öğrenebilirsiniz. Sorun adlandırıldığında, acı yeni bir anlam kazanacaktır. Bir varlık, bir duygu ya da daha açık bir şey olmaktan çıkacaktır. Hem psikolog hem de hasta tarafından şekillendirilen böylece de açıklanıp anlaşılacak bir şeye dönüşecektir. Bu nedenle acı, zaten değiştirilebilen ve kabul edilebilen bir şeydir.

Tecrübelerden ders çıkarmak

Acının nedeni geçmişte olan bir şey olduğunda ve artık değiştirilemediğinde, bunun üstesinden gelmenin en iyi yolu onu hayatınızın bir parçası haline getirmektir. Bu yapılması kolay bir şey değildir, ancak imkansız da değildir.

Bunu hayatımızla bütünleştirmek için önce kabul etmeliyiz. Ne yaşanmış olursa olsun, suçlu hissetmenin artık hiçbir amaca hizmet etmediğini kabul etmek zorundayız. Suçu başkalarında bulmak da yararlı değildir, çünkü geçmiş geçmiştir ve artık değiştirilemez. Bu bütünleşme için gerekli olan acıyı kabullenme durumu size çok iyi gelecektir. Ancak kötü şeylerin olmasına da izin verin ve onu yeni bir siz oluşturmak için kabul edin.

Kendinizi yeniden yapılandırmak büyük bir adımdır ancak bu adım siz içinizden çıkan karanlık tarafı kabul etmeye yönlendirir. Artık kendinizi acı dolu hissetmeyeceksiniz ya da içinizdeki şeytanla savaşmak zorunda kalmayacaksınız. Kendinizi yeniden inşa edeceksiniz ve başınıza gelenler sayesinde bugün olduğunuz kişi olacaksınız.

Bunlar da ilginizi çekebilir