Gestalt Terapi Nedir?

17 Ocak, 2017
 

Gestalt terapi psikoanaliz biliminin ve doğu felsefesinin etkisinde kalan bir hümanist terapi türüdür. Diğer hümanist terapi türlerinde olduğu gibi, bu psikoterapi yalnızca hastalık üzerinde yoğunlaşmak yerine her bireyin sahip olduğu potansiyeli kullanarak sağlığı ortaya çıkarmak ister.

“Gestalt terapi bir teknikler bütünü değil, bir tavrın aktarımı ve hayatı yaşamanın bir biçimidir.”

– Claudio Naranjo

Psikiyatrist Fritz Perls, psikolog Laura Perls ve sosyolog Paul Goodman bu hümanist psikoterapi yönteminin ilk kurucularıydı. Zamanla Gestalt terapi iki bölüme ayrıldı: Laura Perls tarafından yaratılan bölüm teorik süreçler üzerine odaklanırken Fritz Perls tarafından yaratılan diğer bölüm ise bireyin kişisel gelişiminin varoluş sürecine odaklandı. 

“Terapinin faydaları göz önüne alındığında onu sadece hastalara uygulanacak bir şey olarak sınırlamak haksızlık olur.”

– Erving ve Miriam Polster

Claudio Naranjo isimli psikiyatrist Fritz Perls’un takipçisi olarak ikinci yöntemle son dönemde başarı kazandı. Gestalt Terapi’nin daha fazla geliştirilmesine kendini adayan isim bu alanda dünyaca ünlü bir danışman haline geldi. Ayrıca, Naranjo, ben-ötesi psikoloji alanında öncü bir isimdir ve psikoterapi ile ruhaniyeti entegre etmesiyle de tanınır. 

Gestalt Terapinin Temelleri

Burada ve Şimdi

Gestalt terapi “Burada ve Şimdi“ye, bu ana büyük önem verir. Bu, geçmiş geride kaldığından ve gelecek henüz gelmemiş olduğundan, yaşanan her şeyin Bu Anda yaşandığını anlamak demektir.

 

Burada (mekansal) ve Şimdi (zamansal) doğu felsefesine dayanan temel konseptlerdir. Gestalt terapide, bireyin kendi kendini destekleyerek sorumluluk almasında, olgunlaşma ve büyüme açısından bu konseptlerin önemli etkileri vardır.

psikoloji

Deneyimlerimize dikkat etmek ve onları kabullenmek

Hayattaki tecrübelerimizle uğraşmak, yaşadığımız ana bağlı olmayı gerektirir. Bu deneyimleri kabullenmek ancak aslında ne yaşadığımızın tam anlamıyla farkında olursak mümkün olur.

Gestalt terapide dikkat, kişinin kendine bakması, deneyimlerinden kaçmadan hangi durumlarda ne gibi hislere ve duygulara kapıldığını bilmesi anlamına gelir.

Eğer korku, öfke, mutluluk ya da reddedilme gibi bir durumla karşılaşılırsa yapılacak en önemli şey bunun farkında olmak (Gestalt terapideki anahtar konseptlerden bir diğeri) ve böylece bu duyguyla yaşama deneyimini kabullenmektir.

Böyle yapılmadığında, baskı altında kalan duygular ve hisler engellenmiş olur, kişide büyük bir huzursuzluk yaratır, bu hisler ve duygular sonradan büyüyerek psikosomatik (fiziksel bir durumun psikolojik süreçlerden kaynaklanması) bir şekilde ortaya çıkabilir.

 

Sorumluluk

Gestalt terapide sorumluluk konsepti temel noktalardan biridir ve kişisel gelişim sürecinde olan kişi sürekli olarak bunu amaçlar. Bu kişi için ilk amaç kişisel deneyimleri süresince yaptıkları, hissettikleri, yaşadıkları şeyler için sorumluluğu üstlenmektir. Böylece çevrelerini ve başka insanları her an olan şeyler için suçlamayı bırakırlar. 

Birey kendisinin farkına varıp yaptıklarının sorumluluğunu üstlenmeyi başardığında, değişime açık olmayı ve hayatının kontrolünü spontane olarak eline almayı da başaracak demektir. Bu onlar için karşılarına çıkacak her durum için kendilerini güçlendirme sürecidir.

“Sorumlu olmak demek, burada olmak demektir. Gerçek anlamıyla burada olmak da bilinçli olmak demektir. Sonuçta bu bilinçlilik hayatımızda yer vermekten kaçındığımız sorumsuzluk illüzyonuna uymaz.”

– Claudio Naranjo

Gestalt terapinin ana prensipleri

Aşağıdakiler, Gestalt terapinin Claudio Naranjo tarafından sunulan temel prensipleridir:

  1. Bu anı yaşayın; yani, geleceğin geçmişiyle değil, bugünle ilgilenin. 
  2. Bu yeri yaşayın; yani, burada olmayanla değil burada bulunanla bağlantı kurun.
  3. Hayal kurmayı bırakın: gerçeği deneyimleyin.
  4. Gereksiz düşünceleri bırakın; onun yerine, hissedin ve gözlemleyin.
  5. Manipüle etmeden, açıklamadan, savunmadan ya da yargılamadan önce ifade etmeyin seçin.
  6. Mutluluğa yer ayırdığınız kadar acıya ve memnuniyetsizliğe de yer bırakın, farkındalık sınırınızı düşürmeyin.
  7. Kendinizden başka kimsenin “yapsan iyi olur” ya da “zorundasın” ile biten cümlelerini kabul etmeyin.
  8. Tüm davranışlarınız, düşünceleriniz ve duygularınız için sorumluluğu üstlenin.
  9. Kendinizi olduğunuz gibi kabul edin.
 

Gestalt terapinin özü, kişisel gelişime götüren derin bir sürece yol açan bu prensiplerde yatar.

Gestalt terapistleri, hastalarını tam potansiyele sahip, her türlü zorluğu aşabilecek ve kendi mutluluklarını keşfedebilecek bireyler olarak görürler.

“Hastalarınızı size ihtiyaç duymadan zor şeylerin üstesinden gelebilecek, gerektiğinde acıyla yüzleşebilecek, yanlış yola sapıp sonrasında hatalarından ders alabilecek kapasitede bireyler olarak düşünün. Onların direncine, kaygı ve streslerini özgürce yönetebilmelerine, sağlıklı ve uyumlu parçalarına, yöntemlerine saygı duyun; insan olarak potansiyele sahip olduklarını ve kendilerini destekleyebileceklerini varsayın.”

– Fritz Perls, 1974

Kaynak: Peñarrubia, F. (1998). Terapia Gestalt: La vía del vacío fértil/Gestalt Therapy: The Way of the Empty Fertile. Alianza Editorial.