Viktor Frankl’a göre Anlam Arayışı

Ağustos 29, 2018

Genelde içinde bulunduğumuz koşulları değiştirmeye odaklandık, geleceğin ne olduğuna bakmaksızın, şimdiki zamandan ne kadar güç almamız gerektiğini unutmanın ne kadar kolay olduğunu gördük. Bu düşüncenin en büyük savunucularından biri Avusturyalı nörolog ve psikiyatrist Viktor Frankl idi.

Frankl, Anlam Arayan İnsan adlı kitabında, konuşma terapisini oluşturmasına temel hazırlayan deneyimleri anlatıyor. Konuşma terapisi, anlamın arayışındaki insan yaşamındaki birincil motivasyon olduğu dile getirilen bir tür psikoterapidir. Uzun yıllar bir mahkum olan Viktor Frankl, en iyi varoluşun çıplak bir varlık olduğunu dile getirdi.

Bu kadar uzun bir süre hapiste kaldıktan sonra, Frankl’ın yaşamın yaşamaya değer olduğunu nasıl kabul edebilirdi? Her şeyini kaybetmişti, yok olan her şeyi gördü, açlık, soğuk, bitmek bilmeyen bir acı ve ölmeye yakındı. Yine de, Frankl kendi varlığında bir anlam bulmayı başardı.

“Yaşamak için bir sebebi olan biri, neredeyse her zaman nasıl yaşayacağını bulacaktır.”

– Nietzche

Frankl’a göre hayattaki anlam arayışı, yaşamın da amacıdır. İnsanoğlu bu gerçeği fark ettiğinde, aynı arayış içinde başka insanları bulmaya hevesli olacaktır.

Varoluş hissimiz sinir bozucu ya da herhangi bir anlam ifade etmiyorsa, güç özlemi içerisinde oluyoruz. Gücü ve zevki arzuluyor ve bu arzular davranışlarımızı tamamen ele geçiriyor. Mutluluk arayışı, kendi içinde bir son, çünkü daha fazla hayal kırıklığı yaratıyor.

frankl yaşlı resmi

Viktor Frank’e göre, varlığımızı nasıl dönüştürebiliriz?

Mutluluğu getiren şey, kendimiz için belirlediğimiz bir hedefe ulaşmaktır. Mutluluğu getiren şey, doğrudan mutluluğu aramaktır. Mutluluğun kapısı dışa açılır ve onu yıkmaya çalışanlar dışarıda kalır.

İyimserlik, Frankl’ın düşüncesinin önemli bir yapı taşıdır. Felsefesine göre hayat, cevap vermemiz gereken bir dizi fırsattır. Hayattaki en iyi seçimleri aramak ve elimizdeki değerler ile çalışmak gerekir. Bazı insanlar hayatın en belirleyici kısmını “ne” olarak görürler, ama Frankl hayatın en önemli kısımlarının “nasıl” olduğunu söyler.

“Hayatın anlamının tutkudan başka bir şey olmadığına, bir gün kalbimizi, ruhumuzu ve bedenimizi dolduracağına ve sonra sonsuza dek, ölüme kadar yakacağına inanıyor musunuz? Bu tutkuyu yaşamışsak eğer, o zaman boş yere yaşamamış oluruz.”

– Sandor Marai

Viktor Frankl’ın ilhamı

Frankl’a göre aşk, yaşamak için talip olabileceğimiz en yüksek hedeftir. Bu temel inanç, yaşamımızdaki tüm başarısız çabaları, kararları veya eylemleri telafi etmemize izin verir. Frankl’a göre, insanların değer verdiği en önemli şey, hayatın kendilerine sorduğu sorulara verdikleri cevaplardır. Mutluluk anlam kazanmanın sonucudur.

Değerler, Frankl’ın teorilerinde temel bir rol oynar. Özellikle önemli olan değerler, sevginin deneyimi, tutumu ve oluşumudur.

Bu değerler bir iç yolculuğu mümkün kılar. Bu yolculuğa çıkarken, inancımızı geleceğe ve kişisel hayatımızda sevgi ve anlam bulma potansiyeline yerleştirmeliyiz.

İçsel güç (değerler, inanç, sevgi, anlam) ve gelecek arasındaki bu ilişki, bireyi tanımlayan bağlantıdır. Kendimizi eşsiz varlıklar olarak tanımamızı sağlar.

“Kendini değerlendirme, anlam arayışında başlangıç ​​noktasıdır.”

– Viktor Frankl

eller güneşe açılmış

Frankl içsel tutum hakkında ne diyor?

İçsel tutumumuz kişisel tercihlerimizin bir sonucudur. Olmak istediğin kişi olmanın özgürlüğü. Tutumlarımız bir insanın fiziksel sınırlamalarının ötesine uzanıyor.

İnsanların tutumu en iyi şekilde geliştirebilmesi için, Frankl bir dizi temel öğreti sunar.

Frankl’ın dokuz en önemli fikri

  • Umudunuz olsun. Koşullarımızı her zaman değiştiremeyiz, ancak ortaya çıkan durumdaki tavrımızı her zaman seçebiliriz. Durumu değiştiremeyiz, o yüzden kendimizi değiştirmek zorundayız.
  • Nedeninizi bilin. Kendinize sorun, neden yaşıyorum? Her gün kalkıp neden işe gittiğimizi ve neden burada olduğumuzu sormalıyız. “Nedeni olanlar neredeyse her zaman her türlü ‘nasıl’a tahammül etmeyi bilir.
  • Ağlamayı öğrenin. Gözyaşları zayıflık belirtisi değildir. Kırılmaktan korkmayan bir ruhtan çıkarlar. “Gözyaşlarından utanmanıza gerek yok. Bir erkeğin en büyük cesarete, acı çekmeye cesaret ettiğine tanıklık ederler. ”
  • Kalabalığın bir parçası olmayın. Bu dünyanın çivisi çıkmış. Bazen, herkesin yaptığı şeyi yapmak çılgınlıktır. “Anormal duruma anormal tepki vermek normaldir.”
  • Duygu ile yaşamayın. Bize sorduğu sorulara nasıl cevap verdiğimiz sayesinde hayata bir anlam veriyoruz. Hayat, her insana meydan okuyor. Bir insan sadece kendi eylemleriyle cevap verebilir.
  • Gününüzü nezaketle doldurun. Nezaketin bir amacı vardır. Her gün yüzlerce küçük fedakar eylem gerçekleştirme fırsatımız var. Bu eylemler hayatlarımızı anlam ile doldurur.
  • Kendinizin ötesine bakın. Kendi sınırlarımızı aştığımızda gerçek anlamı buluruz. Bir kişi kendini bir amaca ya da başka bir birine yönelttiğinde kendini daha çok unutur, ve o kadar da büyür.
  • Başkalarının acısını hissedin. Birilerinin problemi alakasız gibi görünse de, acı çekmek zordur. Ne olursa olsun, yaşadıkları sizin için bu kadar trajik olmasa bile, diğerlerinin acıları için empati kurabilirsiniz.
  • Hayat zor olsa bile değişebiliriz. Anlam, sevgi ve amaçlarla dolu anlamlı bir hayat yaratabiliriz.

“Benim kendi iyimserlik versiyonum var. Bir kapıyı açamazsam, bir tane daha açarım ya da başka bir kapı açarım. Günün ne kadar karanlık olduğuna bakılmaksızın, harika bir gelecek elbet gelecek.”

– Rabindranath Tagore