Vagus Siniri Anksiyeteyi Ortadan Kaldırabilir

· Haziran 26, 2018

Vagus siniri, vücudunuzun birçok bölümüyle etkileşime girer. Birçok kişi bu sinir türünü, vücudun içinden gelen kuvvetli bir güç olarak tanımlamaktadır. Bunun nedeni, bu sinir türünün dinlenmeyi düzenlemede ve anksiyeteyi önlemedeki rolüdür. Mesela diyaframdan alınan nefeslerle vagus sinirini nasıl işler hale getirebileceğinizi öğrenmeniz, günlük hayatta karşınıza çıkan birçok olumsuz durumu önleyebilecektir.

Bir anlığına anksiyete üretmenize sebep olan tüm durumları düşünün. Anksiyetenin yanında, sizi sinirlendiren, korkutan ve bir şekilde rahatsız hissetmenize neden olan farklı duygu durumlarını da gözden geçirin. Fark edeceksiniz ki, bu tür duygu durumlarında mideniz veya bağırsaklarınız spazm geçirir, sanki yüzlerce iğne bu organlarınıza batıyor gibi hissedersiniz. Bu his, vagus siniri tarafından anında fark edilir ve bu sinir beyne şu mesajı gönderir: “Tehlike altındayız.”

“Suyun en derin olduğu yer en durgun olan yerdir.”

– William Shakespeare

Zürih Üniversitesinde çalışan Profesör Wolfgang Langhans ve ekibi birkaç yıl önce vagus sinirinin duygularımızla yakından ilişkili olduğunu keşfetti. Bu sinir, özellikle korku ve kaçma hissiyle doğrudan bağlantılıydı. Örneğin ileri derecede anksiyete problemleri yaşayan kişilerin vagus sinirlerinde aşırı derecede hassaslık oluştuğu keşfedildi. Bunlara ek olarak şu bilgiyi de vermek yararlı olacaktır: Vagus siniri beyincikten başlar; kalbe, karaciğere, bağırsaklara ve solunum sistemine kadar ulaşır.

Bu nedenle, anksiyete durumunda vücut, dengesini büyük oranda kaybeder. Kalp hızlanır, sindirim sistemi iyice ağırlaşır ve hatta ishal olursunuz. Birçok organa negatif etkisi olan bu durumun önüne geçebilmek için vagus sinirini düzgün bir şekilde aktive etmeyi öğrenmelisiniz. Bu sinir türü, farklı durumlara otomatik olarak tepki gösterse de, rahatlama hissini elde edebilmek için bu siniri uyarabilir veya etkisi daha da arttırabilirsiniz. 

renkli beyin

Vagus siniri: herkesin bilmesi gereken bir sinir türü

Nobel Ödülüne sahip Alman fizyolojist Otto Loewi, 1921 yılında vagus sinirini uyarmanın çok ilginç bir etkisi olduğunu keşfetti. Bu sinir uyarıldığı zaman kalp atışı yavaşlıyor, ve vücut çok özel bir madde salgılıyordu. Loewi bu maddeye “Vagusstoff” (almanca vagus maddesi anlamına geliyor) ismini verdi. “Vagus maddesi” aslında özel bir nörotransmitterdir, bilim insanları tarafından keşfedilen ilk nörotransmitter olan bu maddenin ismi de asetilkolin olarak bilinir.

Asetilkolin, vücutta bulunan en önemli kimyasallardan birisidir çünkü sinirlerin birbirleriyle iletişimini sağlar. Vagus siniri, vücut için hayati olan bir başka rolü daha oynar. Bu sinir, parasempatik sinir sisteminin arkasındaki itici güçtür; dinlenme, sindirim ve rahatlama gibi durumların düzenlenmesinden sorumludur. Bir başka deyişle vagus sinir, homestatik dengenin her zaman merkezde olduğu bir güç oyununun parçasıdır.

Bu sinir, organizmanın “yin-yang”ı gibidir; herhangi bir alarm hissiyatı yaşamadığınız uygun bir aktivasyon seviyesinde olduğu sürece rahat hissedersiniz, savunmasız bir halde olmazsınız.

vagus siniri ve organlar

Arizona Üniversitesinden Kyle Bourassa gibi klinik psikologlar, bağırsaklar ve beyin arasındaki vagus sinirlerini çalışır hale getirmenin sağlık açısından çok yararlı olabileceğini söylüyorlar. Bu durum, vücudunuzun asetilkolin ve GABA (gama-aminobutirik asit) gibi nörotransmitterlerin üretimini daha iyi düzenlemesine yardımcı olacaktır. Bu nörotransmiterlerin düzgün bir şekilde çalışmasıyla kalp atışınız ve kan basıncınız azalacak, anksiyete yüzünde aşırı derecede aktif olan organlarlarınız ise yavaşlayacaktır. Bu durumun sonucunda uykudan aldığınız verim artacak, sindirim sisteminiz düzene girecektir.

Tüm bu anlatılanları nasıl pratiğe dökeceğinizi açıklamanın vakti geldi.

Vagus siniri nasıl uyarılır?

Bu alanda uzmanlaşmış kişilerin doğru terapileri sayesinde bazı kişiler, vagus sinirini nasıl uyaracağını öğrenebilmektedir. Mide ağzına ve çevresine yapılan masajlarla vagus siniri aktif hale getirebilir, bunun sonucunda ortaya çıkan rahatlama hissi sayesinde de anksiyeteden kaynaklı bağırsak spazmları önlenebilir.

“Sakin bir zihin, kişiye güç ve güven verir. Bu nedenle sakin bir zihin vücut sağlığı için oldukça önemlidir.”

– Dalai Lama

Ancak kendi kendinize uygulayabileceğiniz başka yöntemler de bulunmaktadır. Bahsedeceğimiz yöntem, diyaframdan nefes alma tekniğidir. Bu teknik, rahatlamak için oldukça iyi bir stratejidir, çünkü her gün pratik yaptığınızda daha iyi bir sindirime ve iç dengeye sahip olduğunuzu fark edeceksiniz. Bu teknik sayesinde uyku sonrası çok daha iyi dinlendiğinizi hissederken, rahatlama hissinden dolayı da daha az anksiyete yaşayacaksınız. Diyaframdan nefes almaya ek olarak, bu yönteme ekleyebileceğiniz diğer stratejiler ise:

  • Günlük aerobik hareketler
  • Pozitif ve geliştirici sosyal ilişkiler
  • Meditasyon
  • Kendinizi daha iyi tanımak için günlük tutmak
  • Daha sağlam bir beyine sahip olmak için bağırsak florasını zenginleştirmek, örneğin probiyotik tüketimini artırmak
  • Birkaç saniye süren soğuk duşlar
  • Yoga
  • Sıklıkla gülmek
  • Serotonin ve oksitosin seviyelerini artırmak
yoga yapan kişi

Sonuç olarak yukarıdaki listede de görebileceğiniz gibi dikkatinizi çekmemiz gereken bir nokta bulunmaktadır. Olumlu duygular üretmek, iyi bir sosyal yaşama sahip olmak, boş zamanları keyifli değerlendirmek ve kahkahalar… Tüm eylemler vagus sinirinizi uyarır ve vücudunuza büyük yarar sağlar. Serotoninin % 80 veya % 90’ının bağırsakta üretildiğini unutmamalısınız. Serotonin yaygın olarak “mutluluk hormonu” olarak da bilinir. Gülümsemek, dans etmek, yürüyüş yapmak veya yüzmek… Bu eylemleri göz ardı etmemelisiniz, çünkü bu eylemlerin hepsi oldukça faydalı metabolik değişiklikler yaratır. Vücudunuzun birçok bölümüne uzanan vagus siniri bu eylemleri anında algılar ve beyninize çok özel bir mesaj gönderir, ve der ki “Her şey yolunda gidiyor, sakin olmalısın!”