Rahatlamanın Zihinsel Faydaları

Ocak 4, 2018

Bazı günler her şeyden o kadar bıkmış hissedersiniz ki kendinizi, tek istediğiniz hemen eve gidip uzanmak ve güzel bir kitap okumak, sıcak bir banyo almak ya da arkadaşlarınızla bir şeyler içmektir. Bunu rahatlama ve bağlantınızı koparma amacıyla yaparsınız. Daha sakin olduğunuzda kendinizi endişelerinizden arındırırsınız ve kendinizi daha iyi hissedersiniz, öyle değil mi?

Günümüz toplumunda bunca sorumluluk ve yapacak şey arasında rahatlamaya biraz zaman ayırmak gereklidir. Yukarıda sözünü ettiğimiz şekillerde rahatlamak çok faydalıdır ama ya nerede olursanız olun gerçekten rahatlamanız gerekiyorsa? Yukarıda verdiğimiz örnekler, rahatlamadan ziyade geçici olarak dikkatinizi dağıtmaya yarayan şeylerdir.  

“Bazen yapabileceğiniz en verimli şey, rahatlamaktır.”

– Mark Black

Rahatlama nedir?

Öncelikle en başta söylediklerimizi açıklığa kavuşturmamız gerek… Yürümek sevdiklerinizle olmak bir film izlemek bulmaca çözmek vs. bunların hiçbiri rahatlama yöntemi değildir. Bütün bunlar sadece problemlerimizden ve endişelerimizden bir süreliğine kopmamıza yardım eder.

Çünkü bunlar dikkatimizi bir başka şeye odaklamamıza ve endişeye yol açan şeylerden uzaklaşmamıza yardım eder ama bizi rahatlatmaz. Bu aktivitelere katıldığımızda bir dereceye kadar aktif kalırız. Oysa rahatlamada hedef kendimizi fizyolojik olarak deaktive etmek yani bedenimizin bir dinlenme hâline girmesini sağlamaktır.

Herbert Benson’ın işaret ettiği gibi rahatlama, derin bir dinlenme hâlidir. Burada kişinin strese karşı verdiği duygusal ve fizyolojik cevabın sonucunda bazı değişimler yaşanır. Yani mücadele veya kaçış tepkisinden farklıdır. Rahatlamayı başarmak için bedensel aktivasyon kontrol edilmelidir.

Rahatlama niçin duyguların düzenlenmesine yardımcı oluyor?

Duygular, bedenin daha iyi uyum sağlayabilmek için çevresindeki değişimlere verdiği cevaptır. Duygular, üç sistem aracılığıyla ortaya çıkar:

  • Fizyolojik: Duyguların bedende ürettiği hislere işaret eder. Kalp atış hızında değişim terleme, ağır nefes alma vb. belirtiler buna dâhildir.
  • Subjektif: Bir duygu ortaya çıktığında akıldan geçen her şey ve tüm düşünceleri içerir.
  • Motor: Yüz ifadeleri ve beden hareketleri ya da başka bir deyişle, duygularla birlikte geen davranışlar buna dâhildir.
palmiyeler

Bu sistemler birbirini tamamlar. Yani birindeki değişim, bir diğerinde değişime yol açar ve duyguyu düzenler. Bu nedenle, fizyolojik sistemin deaktivasyonu, hem motor hem de subjektif sistemlerin deaktivasyonuna yol açacaktır.

“Bütün iyi olmadıkça, parça asla iyi olamaz.”

– Plato

Genel olarak, bedenin aktivasyon seviyesindeki bir artış, dış taleperle yüzleşme bakımından faydalı bir cevaptır. Bizden çok şey talep eden durumları aşmamıza yardımcı olur. Ama bu aktivasyon seviyesi, dış talebin olmadığı koşullarda gerçekleşir. Çok yoğun çok uzun ve tekrar tekrar yaşandığı takdirde, kişinin sağlığını zararlı etkileyebilir.

Tam tersine, rahatlama ise anksiyeteyi yönetmeye yardımcı olur. Ayrıca uykusuzluk, cinsel işlevsizlik, kronik ağrı, tik vb. durumları tedavi ettiği de görülmüştür. Bunun olması için durumun taleplerinin ve aktivasyon üreten bilişsel (düşünceler) ve davranışsal özelliklerin tanınması gerekmektedir.

Bedensel aktivasyonu azaltmanın, subjektif sisteme faydalı olduğu görülmüştür. Sakinlik sükunet, huzur ve iyilik hissini artırır. Dikkatinizi yeniden yönlendirmenize, kendinizi daha iyi kontrol edebilmenize ve farklı duygularla ilişkili bedensel hisleri tanımanıza yardımcı olur. Sonuç olarak, duygularınızı daha iyi düzenleyerek anksiyete belirtilerinde azalma görebilirsiniz.

Rahatlamayı daha etkili kılmak için ne yapılabilir?

Belki de “Tamam, rahatlamanın faydalarına ikna oldum ama rahatlamak benim için çok zor. Ne yapmam gerek?” diye düşünüyorsunuz. Öncelikle, umudunuzu kaybetmeyin! Hiç hazırlanmadan 20 mil koşabilen biri olmuş mudur? Elbette hayır. Rahatlama konusunda da aynı şey geçerli.

Her gün ama her gün pratik yapmanız çok önemlidir. Rahatlama konusunda en belirleyici faktör budur ama tek faktör değildir. Aklınızda tutmanız gereken pek çok şey daha var. Gerçek şu ki zihninizi tamamen boş tutmak kolay değil. Bu yüzden dikkatinizi sürekli bir uyarıcıya mesela nefesinize odaklamalısınız.

çimde yatmak

Ayrıca nasıl olduğunu fazla düşünmeksizin kapılıp gitmeniz önemlidir. Özelikle de rahatlamayı yeni öğrenmeye başladıysanız, doğru zaman ve yeri bulmanız çok önemlidir. Dikkat dağıtan şeylerden kaçının ve rahat bir pozisyon seçin.

Rahatlamanın amacı, bunu anksiyeteye yol açan durumlarda kullanmaktır. Mesela, iş yerinde gerginseniz, kendinizi deaktive edip başka bir aktiviteyle devam etmeniz amaçtır. Rahatlamanın hedefi, uykuya dalmak değil, dinlenmek ve başka bir görevi tamamlayabilmek için deaktive olmayı başarmaktır.

“Sakin zihniniz, zorluklar karşısında nihai silahınızdır. Bu yüzden rahat olun.”

– Bryan McGill

Rahatlama eğitiminizi genelleştirebilmek için bunu ilerleyerek uygulamanız gerekmektedir. Önceikle, sakin ve sessiz bir çevrede rahatlama tekniklerini kullanın. Bunu hallettikten sonra sizi hep gerginleştiren durumlarda aynı yöntemi uygulayın. Size biraz anksiyete yaşatan durumlarla başlayıp seviyeyi artırın.

Gördüğünüz gibi rahatlama, kazanabileceğiniz ve geliştirebileceğiniz bir beceridir. Bunu bir kez genelleştirdikten sonra sizi sıkıntıya sokan ve endişelenmenize neden olan durumlarda kullanabileceksiniz. Böylece, size huzur getiren ve kaçındığınız zor durumlarla yüzleşmenize yardım eden bir güç kaynağınız olacak. Öyleyse hemen başlayın bu yöntemi uygulamaya!

Resimler: Ryan McGuire.