Umberto Eco: Romancı ve Filozof

Kasım 2, 2019
"Gülün Adı" adlı romanıyla tanınan Umberto Eco, bir gösterge bilim ve kültürel çalışmalar öncüsü idi. Bu olağanüstü filozof hakkında daha fazla bilgi edinmek için okumaya devam edin!

Umberto Eco filozof, edebiyat eleştirmeni, gösterge bilimci ve üniversite profesörü olan İtalyan roman yazarıdır. Eco 1980 tarihli romanı, Il nome della rosa (Gülün Adı) ile tanınır. Kurgu, İncil analizi, Orta Çağ çalışmaları ve edebiyat teorisini birleştiren tarihi bir gizem romanıdır.

Umberto Eco, 5 Ocak 1932’de İtalya’nın kuzeyindeki Piedmont’ta doğdu. Babası Giulio, bir muhasebeci ve askerdi. Çocukken Umberto, büyükbabasının şarap dükkanında saatler geçirirdi. Orada, yaşlı adamın Jules Verne, Marco Polo ve Charles Darwin’in eserlerini içeren kitaplarını okuyarak edebiyatı keşfetti.

II. Dünya Savaşından sonra Eco bir Katolik gençlik derneğine katıldı. Çok geçmeden ulusal liderleri haline geldi. Ancak, 1954 yılında Papa Pius XII’nin muhafazakar yöntemlerini protesto etmek için istifa etti. Bununla birlikte, Eco’nun Kilise ile çok iyi bir ilişkisi vardı.

Daha sonra, Eco, Radiotelevisione italiana (RAI) devlet radyosu için kültürel editör olarak çalıştı ve 1956’dan 1964’e kadar Torino Üniversitesinde ders verdi. RAI’de, Eco, Gruppo 63 olarak bilinen bir grup çığır açan sanatçı ile arkadaş oldu. Grup, ressam, müzisyen ve yazarlardan oluşuyordu ve Umberto Eco’nun edebi kariyeri üzerinde büyük etkisi oldu.

Umberto Eco’nun Edebi Mirası

Gösterge bilimci olarak, Umberto Eco kültürleri işaret ve sembolleriyle yorumlamaya çalıştı. Dini diller, pankartlar, kıyafet kodları, müzik notaları ve hatta çizgi filmleri inceledi.
Eco, Burgonya Üniversitesindeki öğretim günlerinde kültürel bulgular hakkında 20 kurgu dışı kitap yayımladı.

Edebi çalışmaları benzersizdir çünkü akademik düşünceleri romanlara çevirmiştir. Eco, akademik ve çalışma hayatını kurgu yazarı olarak birbirlerine bağlamak için bir yol bulmuştur.

Gülün Adı Avrupa’da yayınlandı, 10 milyonun üzerinde kopya sattı ve 30 dile çevrildi. Eco, Jean-Jacques Annaud tarafından yönetilen ve Sean Connery’nin başrol oynadığı romanının 1986 yılında çekilen başarılı uyarlamasında yapımcılar arasındaydı.

“Babalarımızın bizi eğitme kaygısı duymadıkları boş zamanlarında bize öğrettikleri neyse, o olduğumuza inanıyorum. Küçük bilgelik artıklarıyla oluşuyoruz.”

– Umberto Eco

Eco, hayatı boyunca Burgonya Üniversitesinde felsefe ve daha sonra gösterge bilim dersleri vermeye devam etti.

Fenomenologia di Mike Bongiorno‘da (Mike Bongiorno’nun Fenomenolojisi) da görebileceğiniz gibi, kitle iletişim kültürüne çok katkıda bulunmuştur. Eco’nun etkisi onu iyi tanınan biri haline getirdi ve bunun bir sonucu olarak, Indiana Üniversitesi Bloomington veya Rutgers Üniversitesi gibi saygın kurumlardan gelen 30’dan fazla onursal ünvanla onurlandırıldı.

umberto eco gülün adı uyarlaması

Gülün Adı ve Diğer Edebi Eserler

Ünlü romanı 14. yüzyılda bir İtalyan manastırında geçiyor. Bu yüce ortamda, cinayetler meydana gelir. Friars, Aristoteles’in kayıp felsefe üzerine tezini gizlemeye çalışan meslektaşları tarafından öldürülür. Her şeye rağmen Eco, bu gerilim ve gizem romanı ile geniş bir izleyici kitlesini büyülemeyi başardı.

Eco kitabında, mutlak hakikatin, kişinin yorumlanması, stilize edilmiş sanat karşısında doğal güzelliğe, öncelemeye karşı özgür irade ve elbette maneviyata karşı din gibi çeşitli paralel felsefi çatışmalar kurar. Başka bir deyişle, her insandaki temel anlaşmazlıklar. Bu, postmodernizm üzerine geleneksel Orta Çağ Hristiyanlığının sürekli gündeme gelmesine yol açar. Eco, her birinin sınırlarını belirlemeyi başarır.

Diğer eserleri, Orta Çağ’da geleceği görebilen bir haçlı, 1600’lerin bir serserisi ve bir 19. yüzyıl fizikçisi gibi, köklerini tarihe dokunduran çılgınca farklı kahramanlar içerir. Bütün romanları inandırıcı kurgusal hikayeler üzerinden göster gebilimsel düşüncelere yol açmıştır. Eco, edebi eserlerinde daima tarih, gerçeklik ve kurgu arasında tuhaf bir denge kurar.

doğu kültürü

Umberto Eco’nun Evrensel Düşünceye Mirası

Eylül 1962’de Eco, bir Alman resim öğretmeni olan Renate Ramge ile evlendi ve ondan oğlu ve kızı oldu. Eco, zamanını Milano’daki bir apartman dairesi ve Rimini’deki bir tatil evi arasında geçirdi.

1988 yılında Bologna Üniversitesinde Eco, Batı Antropolojisi adı verilen olağandışı bir çalışma programı hazırladı. Bu çalışma programı, zamanında oldukça devrimsel nitelikteydi çünkü çoğunlukla Batılı olmayan kişilerin (Afrika ve Asya alimleri) bakış açısını yansıtıyordu.

Eco, Fransız antropolog Alain le Pichon ile uluslararası bir kültürler arası işbirliği ağı geliştirdi. Bu, Eco’nun Çin ve Avrupa’daki bilgilerden bahsettiği Unicorn ve The Dragon’un öncülüydü.

Eco, yabancı kültürlerin sembollerini, fikirlerini ve kavramlarını sınıflandırma ve bunları kendi kültürel referans sistemimize uyarlama eğilimine dikkat çekti. Bunun en çarpıcı örneği Marco Polo’dur. Doğu boyunca seyahat eden Polo, bir gergedan gördü, ancak onu bir tek boynuzlu at olarak tanımladı. Marco Polo, hayvanı, Batı’nın tek boynuzlu at – yani boynuzlu bir yaratık- kavramına referans vererek isimlendirmişti.

Birçok gezgin, deniz kızlarından veya egzotik ve fantastik yerlerden bahsetmiştir. Eco, bunun insanların kültürünün bir sonucu olduğunu ileri sürdü. Çünkü insanlar bilinmeyen bir şeyi anlamaya çalıştıklarında, bildikleri şeylerle bir filtre yaratırlar.

Eco, dünyayı kendi kültürlerimiz aracılığıyla yorumlamada öncüydü. Umberto Eco, yorumlayıcı gösterge bilim olarak bilinen modern gösterge bilimin en önemli yaklaşımlarından birini kurdu ve geliştirdi.

Eco, 19 Şubat 2016’da Milano’da pankreas kanseri nedeniyle hayata veda etti. 84 yaşındaydı.

  • Proni, G. (1987) Umberto Eco: An intellectual biography. Londres: De Gruyter Mouton.