Tüketicinin Yanıltılması Durumu Nasıl Anlaşılır

29 Ekim, 2020
Çoğu reklamın tüketicinin yanıltılması üzerine kurulu olduğunu ve aldatmacalara dayandığını biliyor muydunuz? Reklam verenler, sahte iddialarla sizi ürün ve hizmet satın almaya teşvik ediyorlar. Örneğin, size uzun vadede o kadar da faydalı olmayan her türlü kazancı veya ayrıcalığı vaat edebiliyorlar.

Satış stratejileri ve reklamcılık, insanları ürünleri satın almak konusunda “motive etmek” için ortaya konulmuş mekanizmaları sıklıkla kullanan bir alan olan pazarlamanın parçaları. Bu parçalar, biz insanlar için oldukça kafa karıştırıcı ve bunun tek nedeni de, tüketicinin yanıltılması ve daha fazla ürün satılması için önemli ve değerli bazı bilgileri kasıtlı olarak göz ardı etmeleri. Bu nedenle, tüketiciyi aldatma amacıyla tasarlandıklarını oldukça emin bir biçimde söyleyebiliriz.

Halihazırda yürürlükte olan kanunlar, çoğu ülkede aldatıcı reklam uygulamalarını yasaklamakta ve gerçek şu ki, birçok reklam veren ve ticaret erbabı, nadiren bu yasaları ihlal etmekte. Ancak, söz konusu uygulamalar, her zaman için müşteriler açısından olması gerektiği kadar şeffaf olmamakta.

Tüketiciyi aldatmak için yapılan uygulamaların birçok yolu vardır. Hatta, bu uygulamalardan bazıları o kadar incedir ki genellikle fark edilmezler bile. Bu nedenle, aslında her birey bu uygulamaların farkında olmalı ve gereksiz zahmetli alımlar yapmak üzere manipüle edilmekten kaçınmalı.

“Üniversitedeki bir pazarlama dersinde, bize ‘şişirme haberler yapma’nın yasal olduğunu göstermek üzere bir vaka çalışması görevi verildi. Bu, müşterileri sözlerinizin farklı bir anlama geldiğini düşünmeleri yönünde yanıltabilecek olsalar bile, bir ürünü satmak için yanıltıcı bir şekilde çift anlamlı kelimeleri kullanabileceğiniz anlamına geliyordu.”

– Suzy Kassem

Kredi kartı ile online alışveriş

Tüketicinin yanıltılması ve bilgi eksikliği

Öyle ya da böyle, tüm tüketici aldatmacaları, kasıtlı olarak bir veya daha fazla bilgiyi göz ardı etmeyi içeriyor. Ancak bu yapılan şey, bazı durumlar için, bir ürünün reklamında temel bir nokta işlevi görüyor. İşin komik tarafı, bunu yapanlar, aslında çok fazla bilgi sağlarken bu stratejiyi kullanıyorlar genellikle.

Kredi kartı promosyonlarında bu tür bir aldatma stratejisinin tipik bir örneğini görebiliyoruz. Bu reklamlar, genellikle müşterilerini “yalnızca kazananlara özel tatiller” gibi etkinliklere davet ederler. Herhangi bir şekilde karşılarına çıkan ve konudan haberi olmayan bir müşterileri olduğunda, pazarlamacılar, onlara böyle bir ödülü kazanmanın onlara sağlayacağı fırsatlar hakkında her türlü bilgiyi verirler. Elbette ki, bu bilgiler arasında, kampanyanın kapsadığı birden çok destinasyon ve kalacakları oteller vb. hakkında da birşeyler olacaktır.

Bu pazarlamacıların söylemedikleri şey ise, müşterilerinin bu tür tatillere ancak yılın en uygunsuz zamanlarında gidip ilgili yeri ziyaret edebileceği. Ayrıca, elde edilen faydaların etkili olabilmesi için yanınızda belirli sayıda refakatçi bulundurmanız da gerekecektir.

Teşvik giderlerinin tüketiciye devri

Bu tür bir tüketici aldatmacası, bir ürün veya hizmetin miktarı veya kalitesi, ondan yararlananlara önceden veya doğrudan bildirimde bulunmaksızın azaltıldığında gerçekleşiyor. Öyle ya da böyle, bu uygulama, tüketicinin satın aldığını düşündüğünden farklı bir şeye sahip olmasıyla sonuçlanıyor.

Buna bir örnek, onları almanız için önemli avantajlar sunan kredi kartları. Örneğin, bu kartları kullananlardan belirli hizmetler için ücret alınmaması ve kartı kullandığınız sürece puan biriktirme gibi teşvik edici seçenekler sunabilirler. Bunu yaparak, yarattıkları yükümlülüklerin karşılığında sağladıkları faydalar aslında oldukça kısıtlı olacaktır.

Kısıtlamaların ve koşulların gizlenmesi

Bu, tüketicileri yanıltmak için en çok kullanılan mekanizmalardan biri. Bu tür bir aldatmaca, bir hizmete abone olma veya bir ürün satın alma karşılığında önemli faydalar sağlamaktan ibaret. Müşteri daha sonra koşulların oldukça kısıtlayıcı olduğunu ve sağlanan faydalardan daha ağır bastığını fark eder.

Buna bir örnek İnternet veya kablolu televizyon hizmetleri. Bu tür fırsatlar genellikle altı aylık ücretsiz hizmet sunarlar, ancak buna erişmek için iki yıl veya daha uzun süreli, genellikle yüksek bir maliyetle bir sözleşme imzalamanız gerekir. Böylece, “bedava” aylarda almadıkları parayı geri kalan süre boyunca sizden geri alırlar.

Online alışverişler sırasında tüketicinin yanıltılması

Eksiklikler, kusurlar veya kullanım

Bu tür tüketici aldatmacasının tipik bir örneği, yalnızca “pazarlıklar” üzerine kurulmuş siteler. Bu platformlar, tüketiciler için oldukça cazip fiyatlarla ürünler sunarlar, ancak kullanılmış veya eksik olduklarını zamanında veya net bir şekilde belirtmezler.

Bu eksiklikler zamanla fark edilir hale gelir. Örneğin, yeni gibi görünen ancak görünmeyen yeniden yapılmış, yenilenmiş veya yeniden toplanmış elektronik cihazlarda bu durum sıklıkla olur. Ya da kötü üretilmiş ve sadece giydikten sonra fark ettiğiniz giysilerle.

Ücretsiz olan her şey tüketicinin yanıltılması anlamına geliyor

İsterseniz siz de bu konuda çok naif davranmayın; ticaret söz konusu olduğunda, hiçbir şey bedava değil. Aslında, bir şeyin bedava verilmesi son derece saçma olurdu. Bunun nedeni, herhangi bir özel şirketin mantığının kar veya kazanç sağlamak olması. Dolayısıyla, bedava ürünler bu ilkeye pek de uymuyor. Bu nokta, tüketicinin yanıltılması konusuyla ilgili akılda tutulması gereken bir şey.

Örneğin, birisi size bir “ücretsiz numune” verdiğinde, sizden karşılığında hiçbir şey istemediği açık bir durum, bu en azından doğrudan olmayacaktır. Ancak, tüm bu “ücretsiz örneklerin” maliyeti, zaten tanıttıkları ürünün maliyetinin bir parçası. Aslında, şirketler bu tür reklamcılığa başvurmasalardı, aynı ürünü daha düşük bir maliyetle satın alabilirdiniz.

İnsanlar genellikle tüm bu tüketici aldatma yöntemlerini gözden kaçırırlar. Alışveriş dünyası malesef artık eskisi gibi değil. Geçmişte ihtiyacınız olanı satın alırdınız ve hepsi bu olurdu. Şimdi, almak istediğiniz şeyler sizin için eğlenceli ve keyifli bir deneyim oluyor, ya da pazarlamacılar sizi buna inandırıyor. Bu nedenle de, bir çeşit manipülasyonun kurbanı olmamak için son derece dikkatli olmalısınız.

Guillén, I. (2012). La protección de los consumidores contra el engaño y la falta de Información. El Foro, (12), 32-45.