Travma Sonrası Büyüme: Acılardan Ders Almak

Mart 1, 2018 İçinde Psikoloji 173 Paylaşıldı
cicekler-icinde-ciplak-uzgun-kadin

Hayat tatlı olduğunda şükret ve bunu kutla. Hayat mayhoş olduğunda ise şükret ve büyü. İster iyi ister kötü olsun, başınıza gelen her şey için minnettar olmak, eksiksiz hissetmenin ve gerçek mutluluğun temelidir. Acıya sebep olan durumlar bile şükredilmeyi hak eder çünkü onlar entellektüel, duygusal ve ruhsal büyümenin temelini oluşturur.

Acı çekmek ve tatsız deneyimler kişisel gelişimi besleyen gübrelerdir. Izdırap çekmek, sizi, kendinizin daha iyi bir versiyonunu yaratmanız için harekete geçirebilir. Buna travma sonrası büyüme adı verilir.

“Hayatın anlamı hayata bir anlam vermektir.”

– Ken Hudgins

Travma sonrası büyüme nedir?

1990’lı yılların ortasında, psikologlar Richard G. Tedeschi ve Lawrence G. Calhoun Travma Sonrası Büyüme Envanteri’ni kullanarak travma sonrası büyüme konusunda bir araştırma yaptılar. Başından travmatik bir olay geçen ve bu olay esnasında acı çeken insanların yüzde 90’ının travma sonrası büyümenin en az bir belirtisine sahip olduklarını buldular.

siyah beyaz cama yansıyan kadın yüzü

Tedeschi ve Calhoun, travma sonrası büyümeyi, daha yüksek bir işlevsellik seviyesine kavuşma amacıyla, sıkıntı ve zorluk nedeniyle oluşan pozitif bir psikolojik değişim olarak tanımlıyorlar.

Travma, kişinin adapte olma, dünyayı anlama ve kaybın acısıyla yüzleşme yeteneğini test ediyor. Tüm bu koşullar derin anlamı olan bir kişisel değişim sürecine katkı sağlıyor.

Travma sonrası büyümenin 5 temel maddesi:

  • Daha önce mümkün görünmeyen ya da ortada olmayan yeni fırsatlara açık olma isteği.
  • Diğer insanların çektiği acılarla daha iyi empati yapabilme olarak kendini gösteren, başka insanlarla daha iyi bağlantı kuruyor olma hissi.
  • Kendi kendine yetebilme duygusunun güçlenmesi, eğer bunu aştıysam her şeyi aşabilirim gibi hissetme.
  • Genel olarak hayata karşı şükran duyma hissinde artış, daha önce çantada keklik gibi görülen şeylerin daha çok değerini bilebilmek.
  • Bir kişinin inanç sisteminin yeniden tanımlanmasını ya da değişmesini de kapsayacak şekilde daha derin bir ruhsal bağlantıya ya da amaca sahip olma hissi.

Travma sonrası büyümenin sebepleri

Travma sonrası büyüme, kişi, yüksek oranda anksiyeteye sebep olabilecek oldukça negatif koşullara adapte olmaya çalışırken gerçekleşir.

Büyüme, doğrudan travmanın sonuçlarından biri olarak ortaya çıkmaz ancak travmanın neticesindeki mücadelenin bir sonucu olarak meydana gelir. Bu etkiler, travma sonrası büyümenin hangi seviyede olduğuna karar vermek açısından büyük önem taşır.

Bazı faktörler travma sonrası büyüme göstergesidir ve travmaya maruz kaldıktan sonra daha yüksek seviyede bir adaptasyonun gerçekleşmiş olmasıyla ilgilidir. Maneviyatın travma sonrası büyüme ile çok yakından ilgili olduğu ortaya çıkmıştır. Hatta derinlerde yatan manevi inançların çoğu travmaya maruz kalınmasının sonucudur.

Sosyal desteğin akıl hastalığı ve stres söz konusu olduğunda rahatlama sağladığı kanıtlanmıştır. Travma sonrası büyüme konusunda, büyümenin yüksek oranda sosyal destek almayla ilgili olmasının yanı sıra, sosyal desteğin strese karşı verilen potansiyel patolojik tepkiyi düzenleyebileceğine dair nörobiyolojik kanıt da mevcuttur.

Ayrıca, adaptasyon için değişmesi mümkün olmayan durumları olduğu gibi kabulenebilme yeteneğinin de çok önemli olduğu bulunmuştur. Bu, travma sonrası büyümenin önemli bir öngörücüsüdür.

yavaş yavaş açan papatya

İçinizdeki süper kahramanı çağırma

Hepimiz, büyük bir trajedi yaşadıktan sonra güçlenen ve hayatın anlamını bulan insanların hikayelerini duymuşuzdur. Aslında, hem gerçek hayatta hem de kurmaca ürünlerde büyük kahramanların pek çoğu bu şekilde ortaya çıkar.

Örneğin, kurmaca süper kahramanlardan oluşan bir liste yapacak olsak, neredeyse herkes listeye, Superman’i, Örümcek Adam’ı ve Batman’i ekler. Batman ve Örümcek Adam, sevdikleri kişiler öldürülünce suça karşı savaş açarlar. Superman ise başka türlü bir trajedinin etkisi altında kalmıştır. Ancak onu ilk canlandıran aktörün hikayesi Superman karakterinin hikayesinden bile daha ilginçtir.

Filmde Superman’i canlandıran Christopher Reeve’in elleri ve ayakları, binicilik yaparken başına gelen bir kaza nedeniyle felç oldu. Bu trajedi onun intihar etmeyi bile düşünmesine sebep oldu. (ah, hayatın şu ironik yanı). Ancak Reeve, içindeki Superman’i buldu, filmde oynadığı karakterin sahip olduğu gibi bir kararlılık göstererek omurilik felci geçiren insanların en büyük savunucularından biri oldu.

Bu, ciddi bir kazanın, hastalığın ya da kaybın, içsel bir devrime sebep olabileceğini kanıtlayan örneklerden yalnızca biri. Bu trajik olaylar, tüm mobilyalarınızı yerinden oynatıp darmadağın eden depremlere benzer. Ancak edindiğiniz bu yeni deneyim sayesinde, bu defa kendinizden daha emin bir şekilde her şeyi yerli yerine koyabilirsiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir