Psikoloji Sembolü ve Hikâyesi (Ψ)

Ağustos 20, 2018

Psikoloji sembolünün hikayesi, bazı efsaneleri ve “psi” teriminin tuhaf evrimini içerir (Ψ). Yunan alfabesindeki yirmi üçüncü harftir. Romalılar bu harfi çevirerek psikiyatri kelimesini oluşturmuştur. Bu kelime Latince kelebek anlamına geliyordu, ama esinti, nefes, enerji ve nihayet ruh anlamında kullanılmaya başlandı.

Psikoloji okuyan herkes üniversiteye başladıklarında bu tuhaf sembolün hemen her yerde karşılarına çıktığını hatırlayacaktır. Kitaplar, profesörlerin odaları, bilgilendirme notları… Bu bilim dalını merak edenler de bu sembolü tanıyacaktır çünkü felsefe ve “fi” (Φ) gibi bir çok başka disiplinde de ortak olan bir sembol kültürünün parçası haline gelmiştir.

“Psikoloji kelimesi Yunanca ψυχή ve λογία kelimelerinin birleşimiyle ortaya çıkmıştır.”

Yine de, bu sembolleri yüzeysel olarak alarak üzerinde pek fazla düşünmüyoruz. Ayrıca çoğumuz, kökenlerimizin büyüsünü bozan bazı şehir efsanelerine inanmayı tercih ediyoruz. Bu bağlamda, psikoloji sembolünün (Ψ) üç dişli bir çatal olduğunu, hatta şeytanın çatalı olduğunu söyleyenler çoktur.

Bu yanlış kuramın kökenleri, insanların ruh hastalıklarını, içine şeytan girmek olarak gördükleri zamanlara dayanır. Ruhsal bozukluklar, büyü ve büyücülük gibi doğaüstü nedenlerden, insan kontrolünün ötesindeki şeylerden kaynaklanmaktaydı. Bu her şeyin kilisenin elinde olduğu anlamına geliyordu. Oysa bu inanışların gerçekle hiç ilgisi yoktu. Öyleyse, gelin şimdi psikoloji sembolünün gerçek kökenlerine bakalım.

psikoloji sembolü siyah beyaz sembol

Psikoloji yani ruhbilim sembolünün tarihi (Ψ)

Eski Yunanca, psyche kelimesi (daha önce de belirttiğimiz gibi) kelebek anlamına geliyordu. Bu böcek aynı zamanda nefes, esinti, hayat veren rüzgârın sembolüydü… Zamanla, Roma İmparatorluğunun etkisi sayesinde bu kelime insan ruhunu simgelemeye başlamıştır. Bu kelimeyi, Mısır kültüründe “ka” olarak da bilinen ve yaşam gücümüzü temsil eden kavram olarak görüyorlardı.

Yunanlılar ve Romalılar, insanlar söz konusu olduğunda ruha dair çok özel bir bakış açısına sahipti. İnanışlarından birine göre, bir kişi öldüğü zaman, Mısırlıların “ka” dediği yaşam gücü, bedenini bir nefes hâlinde terk ediyordu. Bu nefes bir kelebek şeklini alacaktı. Bu görüntünün zihinlerinde korkutucu bir hâli yoktu. Onlar için kelebekler ışığı, değişimi ve umudu temsil ediyordu.

Böylece psikoloji tarihinin sembolü bu terimi, psyche kelimesini aldı.Daha sonra, “logia” (ψυχή ve λογία) kelimesi eklendi. Böylece zamanla kelimenin etimolojik anlamı “ruhun biliminden” “zihin bilimine” evrildi. Doğal olarak, “Ψ” sembolü, bir kısaltma gibi birincil sembol olarak kullanılmıştır.

avuç içinde kelebek

Eros  (Cupid) ve Psyche Efsanesi

Yunan mitolojisinde “ruh” kelimesi sadece kelebek, ruh ve akıldan daha fazlası anlamına gelir. Psyche ayrıca bir tanrıçaydı, kelebek kanatları olan güzel bir varlıktı. Tüm zamanların en güzel aşk hikayelerinden birinin sembolüdür ve Apuleius’un Metamorphoses’ta (Altın Eşek) eseriyle ölümsüzleştirilmiştir.

Hikayeye göre, Anadolu Kralı’nın üç kızından biri çok özeldi. Öyle narin, güzel ve neşeliydi ki Aphrodite bile onu kıskanıyor ve bu genç kadını rakip olarak görüyordu. Afrodit’in kıskançlığı ayyuka çıkmıştı ve bunun üzerine oğlu Eros (Cupid’)’u göndererek genç kızı okla vurmasını istedi. Genç Pscyhe’nin tüm Anadolu’daki en korkunç, çirkin ve kalpsiz adama âşık olmasını istiyordu.

Ama hiçbir şey plana göre gitmedi. Tam tersine, Afrodit’in oğlu Eros, Psyche’ye aşık olmuştu. Kalbine söz geçiremeyen genç tanrı her akşam kızın odasına gidip onun kalbini kazanmaya karar verdi. Böyle de oldu. Psyche bu onu her gece karanlıkta ziyaret eden bu yabancıya sırılsıklam âşık olmuştu. Adamın yüzünü bile göremiyordu. Yabancı, kimliğini gizli tutmak isteyen bir tanrıydı.

eros ve psyche efsanesi

Ama bir şeyler ters gitti. Psyche kız kardeşlerine bu konuyu açınca yüzünü görmediği gizemli sevgilisiyle ilişkisini sürdürmemesi gerektiğini söylediler. Psyche bu tavsiyeye uydu. Eros’un yine odasıa gelip yatağında uyudğu bir gece genç adamın yüzüne bir lamba tuttu. Afrodit’in oğlu o an uyandı ve Psyche’nin küstahlığı nedeniyle öfkeye kapılarak dışarı fırladı.

Psyche’nin aşması gereken sınavlar

Bir türlü teselli bulamayan Anadolu Kralı’nın güzel kızı perişan ve pişman bir hâlde Afrodit’e giderek yardım istedi. Eros’un annesi bunu üstünlük elde etmek için bir fırsat olarak gördü. Güzellik tanrıçasına rakip olan bu kadından dünyayı kurtarmak için bir şans. Genç kadına dört görev verdi, Eros’un aşkını kazanıp onun tarafından bağışlanmak için geçmesi gereken dört sınav vardı. Buna göre yeraltı dünyasına gidip Cerberus’la karşı karşıya gelecek, Charon’la seyahat edecek ve ardından Hades’le yola çıkarak Persephone’den küçük bir kutu içinde sakladığı güzelliğinden bir parça isteyecekti.

Tüm beklentilere karşın, zeki Psyche, sadece güzel değil aynı zamanda akıllı, cesur ve kararlı olduğunu da gösterdiç Ama her zorluğu aşıp Persephone’nin kutusuna ulaşmıştı ki bir kibir ve merak anına kapıldı. Kutuyu açıp içinde ne olduğunu görmek ve güzellikten bir parça kendisi için almak istedi. İşte o zaman tuzağa düştü. Neyse ki tanıdık bir el, lanetli kutuyu gözünün önünden uzaklaştırdı. Tanıdığı bu eli görmek onu rahatlattı ve sahibinin umutlu yüzüyle neşesi geri geldi. Eros onu affetmiş ve kurtarmaya gelmişti.

Bu büyülü çift için daha mutlu bir son olamazdı. Afrodit, oğlunun sevgilisini kıskanmayı bıraktı ve düğünlerinde onlarla dans etti. Zeus, Psyche’yi ölümsüzleştirmeye karar verdi. İşte kelebek kanatlı bu cesur ve güzel kadın, günümüzde psikolojinin sembolü “Ψ” hâline gelmiştir.