Pozitif Dil Kullanarak Hayata Bakışınızı Değiştirin

· Aralık 30, 2018

Pozitif dil kullanmak insanlarla iletişim şeklimizi ve ilişkilerimizi iyileştirerek hayatımızı değiştirebilir ve ayrıca dünyaya bakış şeklimizi de etkiler. Buna ek olarak duygularımızı hissediş biçimimizi bile değiştirme potansiyeline sahiptir ve bizi mutluluk yoluna doğru götürür.

Her gün bizi rahatsız eden şeylerden şikayet etme ve onları eleştirme eğilimindeyiz. Soğuktur, yağmur yağıyordur, sırada beklememiz gerekiyordur, yapacak çok fazla işimiz vardır, yediğimiz yemeği beğenmiyoruzdur. Bu manada, eğer tüm enerjimizi sevmediğimiz şeylere harcarız. Sadece olayların negatif yanlarına dikkat ederiz ve günün keyfini çıkarmamızı bir o kadar zorlaştırırız.

Fakat eğer pozitif bir dil kullanırsak, etrafımızda olasılıklar ortaya çıkacak ve bu da beynimizi etkileyecektir. Hatta, eğer beynimize pozitif mesajlar yollarsak, hoş olmayan ifadeler tekrarladığımız zamanlara kıyasla farklı tepki verecektir. Bu nedenle, eğer aklımızda pozitif düşünceler tutarsak mutlu bir hayat yaşama olasılığımız daha da yüksek olacaktır.

Pozitif dilin gücü

Kelimeler güçlüdür. Ruh durumumuz üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir ve zihinlerimiz ile kalplerimizde sonsuza kadar kalırlar. Örneğin, birisinin sizi çok mutlu eden bir söz söylediği bir anı düşünün. Eminim bunun sizi ne kadar mutlu ettirdiğini hala hatırlıyorsunuzdur. Şimdi, birisinin size hoşunuza gitmeyen bir şey söylediği bir anı düşünün. Mutsuzluk/öfke hissi bunca zaman sizinle kalmış olabilir.

Filozof Luis Castellanos pozitif dil üzerine araştırmaların öncüsüdür. Sinirbilimi üzerine keşiflerini günlük hayatına uygular. Bu manada, insanların hayatlarında harika değişimler yaratan çığır açan stratejiler, araçlar ve pratik çözümler yaratma yetisine sahiptir.

pozitif dil ile iletişim

Ana araç olarak manyetik rezonans görüntüleme ve destek olarak elektroensefalografiden elde ettiği klinik sonuçları kullanır. Araştırması esnasında beynin sinaptik bağlarının pozitif ve negatif kelimelerin kullanımında nasıl davrandığını inceleyebilmiştir. Sonuç olarak Luis Castellanos eğitimde pozitif dil kullanımının etkisini göstermiştir.

Pozitif dil kullanımının 5 ana hattı

Şimdi size hayatınıza pozitif dilin gücünü uygulamanıza yardımcı olacak beş ana hattı göstereceğiz. Haydi inceleyelim:

Dilinizi değiştirin

Öncelikle konuşmak istediğiniz insana ne aktarmak istediğinizi bilin. Bunu yapabilmek için negatif, onur kırıcı veya aşağılayıcı kelimeler kullanmamaya çalışın.

Karşınızdaki insan uygun bir biçimde davranmadığı bir anda, onları eleştirmek veya hislerini incitmek yerine pozitif bir biçimde bunu bilmelerini sağlayabilirsiniz. Yeniden deneyebileceklerini ve harcadıkları eforu takdir ettiğinizi söyleyin. Ayrıca “hiçbir işi beceremiyorsun” veya “salaksın” gibi şeyler söylemeyi de aklınızdan çıkarın. Hepimiz insanız ve herkes saygı hak eder.

Ruh halinizi değiştirin

Motive edici kelimeler listesi hazırlayın (keyif, kibarlık, keşif, takdir, mutluluk, gülümseme) ve duygularınızı değiştirmeniz ya da yönetmeniz gerektiğini hissettiğiniz her an bunları yüksek sesle okuyun. Bu egzersizin ruh halinizi nasıl iyileştirdiğini göreceksiniz.

pozitif dil ile mutluluk

Önemli olan şey dilinizi eğitimle düzenlemektir. Bunun sonucu olarak pozitif bir biçimde iletişim kurma alışkanlığı edindiğinizi göreceksiniz. Buna ek olarak deneyimlediğiniz duyguların farkında olmak size onları daha kolayca ifade edebilmenizi sağlayacak kelimeleri bulmanıza yardım edecek.

Negatif etiketlerden kaçının

Birini “aptal” veya “işe yaramaz” olarak etiketlemek başka insanların da onu algılayış biçimini direkt olarak etkileyebilir. Hatta kişi kendini de bu şekilde etiketleyebilir çünkü buna inanmaya başlayabilir.

“Etiketler konuşkan insanları konuşma derdinden kurtarmak için kullanılan aygıtlardır.”

– John Morley

Etiketler insanların bize dair sahip oldukları yargıları şartlandırır; hatta gelecekte ulaşabileceğimiz hedefleri bile şartlandırabilir. Bu nedenle eğer bir insanı etiketlemek istiyorsanız, bunu yapmayın. Fakat eğer bunu yapmak zorunda gibi hissediyorsanız yine de, bunu pozitif ve neşelendirici bir biçimde yaptığınızdan emin olun.

Duygularınız aracılığıyla iletişim kurun

Püf noktası az önce bahsettiğimizle ilgilidir. Sadece kendi hislerinizin farkında olmakla kalmamalısınız, başkalarının hislerinin de farkında olmanız önemlidir. İnsanların hisleriyle ilgilendiğinizi göstermen onları neşelendirebilir, kendileriyle ilgili daha iyi hissetmelerini sağlayabilir. Bunun sonucunda hayallerini gerçekleştirme ve zorlukları atlatma gücünü kendilerinde bulabilirler.

Kelimelerle insanları güldürebilir, gülümsetebilir, ağlatabilir, çığlık attırabilir, acı çektirebilir ve daha birçoğunu yapabiliriz. Kendi hayatınıza bakış açınızı ve başkalarının bakış açısını iyileştirmek için pozitif dil kullanmaya özen gösterin.

Pozitif dil ve iyimserlik

Pozitif dil kullanmak en iyilerimizin bile sonuca ulaşmasını sağlar. Pozitif bir biçimde konuşmak belirli şartlar içerisinde kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayabilir. Buna ek olarak, günlük rutininize pozitif dili katmak dünyaya bakış açınızı (daha iyiye doğru) değiştirecek.

Castellanos’un da dediği gibi, hepimiz iyi bir hayat yaşamak ve iyi bir öyküye sahip olma şansını hak ediyoruz. İyi bir geleceğe ve iyi bir duygusal sağlığa sahip olmanın en iyi araçlarından biri kelimelerdir, bu yüzden kendimize ve başkalarına söylediklerimize dikkat etmeliyiz.

“Kelimeler. Öylesine güçlüdür. Bir kalbi kırabilir ya da iyileştirebilir. Bir ruhu ayaklar altına alabilir ya da özgürleştirebilir. Rüyaları parçalayabilir veya onları canlandırabilir. Bağlantıları engelleyebilir ya da teşvik edebilir. Savunma yaratabilir ya da savunmaları eritebilir. Kelimeleri bilgece kullanmalıyız.”

– Jeff Brown