Önsezi veya İçinize Doğan Şeylerin Nörobiyolojisi

Aralık 9, 2019
Önsezi nörobiyolojisi ve bunun üzerine çalışan bilim dalı, şimdilerde bunun hiç olmadığı kadar önemli hale gelmiş bir konu olduğunu söylemektedir. Çoğunlukla kaotik ve karmaşık olan bu dünyada bu iç sesi nasıl duyacağınızı bilmek daha iyi kararlar almanıza yardımcı olabilir.

Önsezi nörobiyolojisi diye bir şey var, ve bunun hakkında son derece ilginç bir şey öğrendik. Çoğu insan aldıkları kararların büyük bir kısmına içlerine doğan şeyler üzerinden ulaşırlar. Bu temelde sizin kimliğiniz ve gördüğünüz, hissettiğiniz ve deneyimlediğiniz her şey ile iletişimde olan bir iç sestir. Sezgisel tarafınız, eğer onu iyi kullanmayı bilirseniz, harika bir alet olabilir.

Hadi şunu kabul edelim. Önsezi çoğunlukla sizi görünmeyen evrenlere yöneltebilir, sizi bilinçaltınızın en gizli köşelerinde bulunan parçalarınız ile iletişime geçirebilir. Zaman zaman öylesine garip hissettirir ki bunun çok bilimsel bir deneyim olmadığını düşünebilirsiniz. Açıkça görülebilen bir mantığı olmadığı için mistik bir şey olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak bu tam olarak doğru değildir.

Önsezi gerçekten bizlerin altıncı hissidir, ve hakkında birçok bilimsel kaynak da bulunur. Örneğin, Robin M. Hogarth’ın Önseziyi Eğitmek veya Malcolm Gladwell’in Blink: Düşünmeden Düşünebilmenin Gücü kitapları, bu konuda yazılmış etkileyici örneklerdir.

Bu kitaplarda ve bu konudaki birçok diğer kitapta, bir kaynak olarak önsezinin öneminden bahsedilir. Önsezinin analitik düşünceyi bütünleyen bir işlevi olduğunu savunurlar.

Bunun yanında, kendi zamanında çocuk felci tedavisi için bir aşı geliştirmesiyle tanınan Jonas Salk gibi araştırmacılar da vardır. Bu doktor 1983’te insanları düşünceye sürükleyen “Önsezi ve Mantığın Birleşmesi” adlı bir makale yazdı. Salk bu makalede bize daha iyi kararlar almamız için yardımcı olabileceğinden altıncı hissimizi günlük hayatlarımızda kullanıyor olmamız gerektiğinden bahsetti.

“Sezgisel beyin kutsal bir hediye, rasyonel beyin ise vefalı bir hizmetçidir. Hizmetçiyi onurlandıran, hediyeyi unutmuş bir toplum yaratmış durumdayız.”

– Albert Einstein

Bir çocuğun beynine dair soyut bir temsil.

Önsezi Nörobiyolojisi Bu Konuda Ne Diyor?

Öncelikle, önsezi nörobiyolojisi bu zihinsel süreçlerin hayal gücümüzden gelmediğini söylüyor. Bu şeylerin nörolojik bir temeli var. RIKEN Beyin Enstitüsü’nden doktor Keiji Tanaka, bu altıncı hissi yaratmak için beynimizde neler olduğunun cevabını bulmak için etkileyici bir çalışmaya öncülük etti.

Bunu çözebilmek için, Tanaka bazı deneysel araştırma özneleri kullandı: uzman şogi oyuncuları. Bu oyun satranca son derece benzer ve en yetenekli oyuncular bazı harika hamleler yapmak için önsezilerini kullanırlar. Dr. Tanaka aynı zamanda bu insan grubu üzerinde bazı MRI’lar yaptı ve beyinlerinin hangi kısmını en çok kullandıklarını görmeyi amaçladı.

Precuneus Bölgesi

Dr. Tanaka’nın bulgularına göre bu kişilerin beyinlerinde en çok çalışan bölge precuneus bölgesiydi. Bu, üst paryetal lobun küçük bir kısmıdır ve aynı zamanda tam olarak beynin sağ ve sol yarım küresinin arasındaki çizgide bulunur.

Precuneus bölgesi olaysal bellek ve görsel-mekansal işleme süreçlerinde de bir role sahiptir. Ancak en ilginci, beynin bu bölgesinin bilinç ile ilgili bir rolü de olmasıdır.

Alt Orta Prefrontal Korteks

Beyinlerinin önsezi ile ilgili kısımlarını kullanırlarken aktifleşen bir diğer ilginç alan ise alt orta prefrontal kortekstir. Bu, beyinlerimizin önemli bir parçasıdır. Peki neden? Çünkü bu alan geçmişte aldığımız ödüllere dair bilgilerin yanında hatalarımızın acılarını ve negatif bir şeyi deneyimlemekten kaçınabilmek için yapmamış olmayı dilediğimiz şeyleri de depoladığımız yerdir.

Ünlü nörolog Antonio Damasio beynimizin bu kısmının karar alma süreçlerimizde ne kadar önemli olduğunu bulmuştur. Beyindeki bu yapı hakkındaki en ilgi çekici şey, duygulara dayanarak tepki veriyor olmasıdır.

Şöyle bir örnek verebiliriz. Hayal edin ki bir partide biriyle tanıştınız ve sizi evine davet etti. Alt orta prefrontal korteks geçmiş deneyimlerinize dayanan hızlı bir analiz yapacaktır.

Kişilikleri, görüntüleri veya konuşmalarında sizin onlara karşı şüphe duymanıza sebep olan bir şey olabilir. Bu, size daha önce negatif bir deneyim yaşamış olduğunuz birini hatırlattıkları içindir. Bu noktada, beyniniz dikkatinizi çekmek için bir alarm sinyali yollayacaktır. Bu, bilinçli zihninize ulaşmaya çalışan önsezinizdir.

Bir kere bu iç sesi duyduğunuzda iki seçeneğiniz vardır. Ya onu dinlersiniz, ya da bu durumu daha dikkatli bir biçimde incelemek istiyorsanız onu bir analitik düşünce filtresinden geçmeye yollarsınız.

Güneşe doğru uzanan bir elin fotoğrafı.

Kaudat Çekirdek

Önsezi nörobiyolojisi konusundaki bilimsel araştırmalar kaudat çekirdeğine de dikkat çekmektedir. Kaudat çekirdeği bazal gangliyanın bir parçası olan bir yapıdır, bazal gangliya ise öğrenme, alışkanlıklar ve otomatik davranışlar gibi şeyleri düzenler.

Temel olarak, kaudet çekirdeği geçmiş deneyimleriniz veya öğrendiğiniz şeylere dayanan daha hızlı, neredeyse otomatik kadarlar almanız için altıncı hissinizi hızlandırmaya yarar.

“Başkalarının fikirlerinin yarattığı gürültünün iç sesinizi susturmasına izin vermeyin. Ve en önemlisi, kalbinizi ve önsezinizi takip edecek cesaretiniz olsun. Bu şeyler nasıl oluyorsa sizin gerçekten olmak istediğiniz şeyi halihazırda biliyorlar. Diğer her şey ikinci planda.”

– Steve Jobs

Tüm bu bilgilerden görebileceğiniz gibi, tüm bu süreçleri rastlantılara veya hayal gücümüze bağlamak zordur. Önsezi nörolojik bir temele sahip olmakla kalmaz, ancak aynı zamanda geçmiş deneyimleriniz, kişiliğiniz ve bilinçaltınız, yani aslında olduğunuz kişinin özünü bulunduran yeriniz ile de ilgilidir.

İç sesler basitçe yalancı bilimin konusu değildir. İç sesler aslında cinsiyetler, ırklar ve kültürler fark etmeksizin insan olarak kim olduğumuzu tanımlamaya yardımcı olmuş bir mekanizmadır. Bu gerçekten düşünmeye değer bir konu. Her zaman iç sesinizi dinlemeli ve olaylar hakkında analitik düşünme yetinizi ihtiyacınız olduğunda kullanmalısınız.

  • The Neural Basis of Intuitive Best Next-Move Generation in Board Game Experts. Xiaohong Wan et al. in Science, Vol. 331, pages 341–346; January 21, 2011.Developing Intuition: Neural Correlates of Cognitive-Skill Learning in Caudate Nucleus. Xiaohong Wan et al. in Journal of Neuroscience, Vol. 32, pages 17,492–17,501; November 28, 2012.
  • Sadler-Smith, E., & Shefy, E. (2011). The intuitive executive: Understanding and applying “gut feel” in decision-making. Academy of Management Executive18(4), 76–91. https://doi.org/10.5465/ame.2004.15268692
  • Thompson, V. A., Prowse Turner, J. A., & Pennycook, G. (2011). Intuition, reason, and metacognition. Cognitive Psychology63(3), 107–140. https://doi.org/10.1016/j.cogpsych.2011.06.001
  • Kuo, W. J., Sjöström, T., Chen, Y. P., Wang, Y. H., & Huang, C. Y. (2009). Intuition and deliberation: Two systems for strategizing in the brain. Science324(5926), 519–522. https://doi.org/10.1126/science.1165598