OKB İle Yaşamak Nasıl Bir Şeydir?

31 Ağustos, 2018

Düzen, temizlik veya belli kurallara uyma konusunda takıntılı olmanın nasıl bir şey olabileceğini hiç düşündünüz mü? Obsesif Kompülsif Bozukluk, veya OKB, iki ana bileşene sahiptir. Kişinin beynine hücum eden takıntılar ve takıntı nedeniyle oluşan stresi azaltmak için yapılan kompülsif davranışlar.

Ortaya çıkan takıntı ile kompülsif davranış arasındaki döngü OKB ile yaşayan insanların hayatlarını tanımlar. Yüksek ölçüde acı ve anksiyete ile başa çıkarlar, yanlış anlaşılmış hissederler ve zamanlarının çoğunu kompülsif ritüelleri uygulayarak takıntılardan kurtulmak için harcarlar. Bu yazıda günlük yaşamlarının nasıl olduğundan, ne gibi düşüncelere, duygulara ve korkulara sahip olduklarından bahsedeceğiz.

Bir takıntı ve kompülsif davranışı arasında oluşan döngü OKB’si olan insanların hayatlarını tanımlar.

Anksiyete OKB’nin belirgin bir bileşenidir

OKB’si olan insanlar çok fazla miktarda anksiyete ile birlikte yaşarlar. Anksiyete gölge gibi onları takip eder. Neden mi? Çünkü anksiyete ve ondan kaçınma ihtiyacı çoğu davranışlarının arkasında yatan motivasyondur. Bir takıntı ortaya çıktığında anksiyeteleri artar. Kompülsif ritüeli uygulamayamazlarsa anksiyeteleri git gide arar ve bu karışıma korku eklenir.

Örneğin temiz ellere sahip olma takıntısı olan biri ellerini yıkarken neredeyse hiç anksiyete hissetmez. Ancak kim gününü elleri musluğun altında duracak şekilde geçirebilir ki? Kimin cildi sabunla o kadar fazla temasa dayanabilir?

sabunlu eller

Toplu taşıma araçlarını kullanan, metroya bindiğinde dokunduğu her şeydeki mikropları düşünen birini hayal edin. Kompülsif davranışı gerçekleştiremedikleri bir yerde oldukları için anksiyeteleri ortaya çıkacaktır ve bu anksiyete ellerini yıkamadan geçirdikleri her saniye daha da artacaktır.

Normal bir rutine sahip olmak için kapasitelerinin ne kadar kısıtlı olduğunu görmek kolaydır. OKB’si olan insanlar kompülsiyonlarını gerçekleştiremeyecekleri durumlardan kaçınmak veya takıntılarına maruz kalmalarına neden olacak durumlardan uzak durmak için (bu durumda kirli olan yerler) ellerinden gelen her şeyi yapacaklardır. Sonuç olarak hayatları evleriyle, yalnızca kısa mesafedeki yerlerle, küçük bir arkadaş grubu ve neredeyse sıfır sosyal aktiviteyle sınırlı olacaktır.

Kendi düşüncelerinin yarattığı korku

OKB’si olan insanlar kendi beyinlerinden korkarlar. Bir şeyi düşünmenin o şeyin olma ihtimalini artırmasından korkarlar. Bunun yanında OKB’si olan insanlar düşünebilecekleri ve düşünemeyecekleri şeylerle ilgili kurallar ve normlar yaratırlar. Bu kurallara ve normlara uymazlarsa çok kötü bir şeyin olacağını düşünürler. Bu tür durumlarda hissettikleri en temel duygu korkudur. Kompülsif ritüel ise bu korkuyu devam ettiren başarısız bir stratejidir.

Düşüncelerimizi tamamen kontrol altında tutmak imkansız bir şeydir. Pembe fili düşünmemeye çalışmanın tek sonucu pembe fili düşünmek olacaktır. OKB’si olan insanlarda da herkesin sahip olduğu düşünceler mevcuttur ancak onlar bu düşünceleri daha yoğun hale getirecek bir şekilde bu düşüncelerle yüzleşmeyi tercih ederler.

İnsan psikolojisinin bir kuralı; bir şeyden ne kadar kaçınmaya çalışırsanız onun varlığını o kadar güçlendirirsiniz.

OKB’si olan insanlar beyinlerinde bulunan ve korku uyandıran her şeyden tamamen kurtulmak isteyebilirler. Bu imkansız olduğu için kendi beyinlerinden korkar hale gelirler. OKB’si olan insanlar düşüncelerini kontrol edememekten korkarlar. Yalnızca mutluluk verici şeyleri düşünmek isterler ancak bu imkansız bir şey olduğu için bu tür girişimleri başarısızlıkla sonuçlanır.

elleri başında olan adam

Böylece OKB’si olan insanlar, verimsiz stratejiler kullanarak düşüncelerini kontrol etmeye çalışıp sürekli beyinlerinden geçen şeylere odaklanmış olurlar. Odaklanamayınca ise anksiyeteleri artar, korkuya dönüşür ve yalnızca kompülsif ritüelleri onları rahatlatacakmış gibi hissederler. Kendi beyinlerinin esiri gibi yaşarlar, ritüeli gerçekleştirmezlerse kötü bir şeyin olmayacağına inanamazlar ve her günlerini kontrol edilemeyecek bir şeyi kontrol etmeye çalışarak geçirirler.

OKB’si olan birini tanıyorsanız, davranışlarının rasyonel olmadığını ona anlatmanın bir faydası olmayacağını bilin. Onlar zaten olmasından korktukları şeyin olmayacağını biliyorlar. Bir başka deyişle psikotik değiller ve gerçekle bağlantılarını koparmış değiller. Bir şeyleri kontrol edebilme güçlerini abarttıklarının farkındalar ancak anksiyeteleri ve korkuları onları kıramayacakları bir döngünün içine çekebilecek kadar kuvvetli.

Yapabileceğiniz en iyi şey OKB veya anksiyete bozuklukları konusunda uzmanlaşmış bir psikoloğa gitmesi için onu cesaretlendirmek olur. Bir psikolog bulmalarına yardımcı olabilirsiniz. Hatta size yeterince güveniyorlarsa, ilk seansa beraber gidebilirsiniz. OKB inanılmaz zayıflatıcı bir şey olabilir ancak OKB’nin günlük yaşamdaki negatif etkilerini azaltabildiği kanıtlanmış terapatik stratejiler vardır.