Ne Olursa Olsun Kendinizi Sevin

08 Ekim, 2020
Kendinizi bir nebze de olsa sevmeden evi asla terk etmeyin. Kendinize olan sevginizi kimsenin sizden almasına izin vermeyin ve acı veren ilişkilerin içinden çıkın. Bugün, psikolojik yapınızın bu temel yönünden en iyi şekilde nasıl yararlanabileceğiniz hakkında konuşacağız.

Nereye giderseniz gidin, hangi durumda olursanız olun, her zaman kendinizi sevdiğinizden emin olun. Kendinizi öz saygının pozitif  duygusal enerjisi ile doldurun. Bunu yaparken öz imajınızdan da (self-image) faydalanın. Bu enerjiyi asla evde bırakmayın ve sakın ama sakın bir yabancıya emanet etmeyin. Kendinize olan sevginiz sadece size ait, onu korumak ve gözetmekten sorumlu olan kişi sadece sizsiniz. Her gün bu hissi daha çok güçlendirmelisiniz. Kendinizi her zaman sevin, ancak bunu yaparken bazı sınırlara da dikkat edin.

Filozof Michel de Montaigne’e göre “Dünyadaki en büyük şey, kendine ait olduğunu bilmektir”. Bu, okulda öğrenebileceğiniz bir şey değildir. Kendinize olan sevginizi herhangi bir akademik programda bulamazsınız. Her şeyden öte, eğer bir şeyin kesin olduğunu biliyorsak, o da şudur: İnsanlar ya kendilerini çok fazla seviyor ya da kendilerini sevmeyi ihmal ediyorlar.

Kendinizi sevmek, değer vermek veya değerli hissetmek sağlıklı bir tutumdur. Sağlıksız olan şey, egonuzu gereğinden fazla beslemek ya da kendinizi çok fazla düşünüp başkalarını düşünemez hale gelmektir. Kişinin kendine karşı sevgisi çok fazla olduğunda, başkalarına verdiği zararları aklamaya daha çok meyilli olabilir.

Öz sevgi denilen şey, korumanız ve önem vermeniz gereken bir şeydir. Bu şekilde kendinizi hafife almaktan ve fazla gururlu olmaktan da kaçınmış olursunuz.

Bu muhteşem dengeyi aslında size aklınız sağlar ve o olmasa aslında kişiliğiniz de çözümlenemezdi. Hümanist psikolog Carl Rogers’ın iddia ettiği gibi, insanların anlamlı bir hayat inşa etmek için kendilerini değerli ve yetenekli hissetmeleri gerekir.

tarlada başakların arasında duran adam ve kendinizi sevin

Nerede olursanız olun kendinizi sevin

Şu gerçeği duymak sizi şaşırtabilir: dünyadaki birçok insan başkalarıyla olan ilişkilerini veya başkalarına olan hislerini yönetirken aslında kendilerine karşı duydukları sevgiden yola çıkarlar. Yani kişinin kendine duyduğu sevgi başkalarıyla olan ilişkilerini doğrudan etkiler. Şaşırtıcı olan, çoğu insanın bu gerçeği bilmemesidir. Eğer olması gerektiği gibi kendinizi sevmiyorsanız, başkalarından bu eksik olan şeyi sağlamalarını beklersiniz. Ancak bu asla gerçekleşmez ve bu beklenti sizi sonsuz bir acıya sürükler. En kötüsü de bu beklenti durumunun bağımlı ilişkilere neden olmasıdır.

Sonunda, hak ettiğinizi düşündüğünüz kadar sevgiyi kabul etmekle kendinizi sınırlarsınız. Daha iyi bir şeye hakkınız olamayacağınızı düşündüğünüz için hayatınızı zenginleştirmeyen arkadaşlıkları da kabul edersiniz. Aynı şey iş yaşamında ve hayatınızın her alanında benzer şekilde gelişir. Kendinizi sevmezseniz, her şey bozulur ve anlamsızlaşır. Sadece minimumla yaşamaya ve hayatta kalmaya odaklanırsınız. Ancak bu şekilde tatmin olma hissine giderek uzaklaşmaya veya mutluluğu yaşamamaya alışırsınız.

Herkesin hayatında bir amigo kız vardır; kendinizi daha çok sevmeye ve bu sevgiyi kazanmaya istekli olmaya iter. “Kendini sevseydin, bunlar sana olmazdı!” Belki ona bu konuda katılıyorsunuz, ama bunu nasıl başaracaksınız? Peki öz sevgiyi geliştirmenin sihirli formülü nedir? Aynaya bakıp güzel şeylere layık olduğunuzu mu söylüyorsunuz? Cevabımız hayır. Kendinizi sevmek, sadece fiziksel görünüşünüzü kabul etmek veya takdir etmekle ilgili değildir.

Kendinizi sevmek, kim olduğunuz veya nelere sahip olduğunuz konusunda iyi hissetmenin de ötesine geçer. Kişisel gelişiminizi etkileyen her şey, attığınız her adım için sürekli bir takdir halidir. Neyi hak ettiğinizi belirlemeye çalışırken sürekli beslendiğiniz ve bu duyguyu cilaladığınız dinamik bir süreçtir. Bunların hepsi, psikolojik anlamda güçlenmeniz konusunda size yardımcı olur.

Kendinizi sevin: Öz sevgi nasıl pekişir?

Eğer her zaman ve her durumda kendinizi sevmiyorsanız, sonunda sevmediğiniz birine dönüşürsünüz. Sanki kendine acı veren şeyleri sürekli tolere eden bir ikiziniz varmış gibi düşünün. Bu kişi istediği şeyler için asla savaşmaz ve kendini aslında hak etmeyen insanları hayatına kabul eder.

Bu nedenle öz sevginin temel özelliklerini hatırlamak son derece önemlidir:

  • Öz farkındalık: Öz farkındalık, her an düşündüğünüz, hissettiğiniz ve ihtiyaç duyduğunuz şeyin farkında olmak demektir. Kendinizle iletişim halinde olmak, ihtiyaçlarınızı eylemlerle ve taahhütlerle uyumlu hale getirmenize olanak tanır.
  • Öz saygı: Öz saygı, tıpkı kalp gibi öz sevginin hayati organıdır. Esasen kim olduğunuza ve başkalarının sizi nasıl gördüğüne dair ne düşündüğünüzü gösterir. Kendinizle ilgili bu derin algısal değerlendirme, aslında her gün farkında olmanız gereken bir şeydir.
  • Kendine özen gösterme: Kendinize özen göstermek düzgün beslenmenin ve sağlıklı kalmanın ötesinde bir durumdur. Kendinize özen gösterirken aslında duygularınıza özen göstermelisiniz; sahip olduğunuz düşüncelerin farkında olmalısınız. Kendinize özen gösterme sanatı, duygusal ve ruhsal sağlıkla doğrudan bağlantılıdır.
yüzünü güneşe dönen kadın

Mutluluk denge işidir

Kendinizi sevmeniz gerektiğini daima hatırlayın. Kişinin kendine olan sevgisinin azalması günün sonunda acıdan başka bir şey getirmeyecek. Dr. William Campbell’ın Teksas Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği bir çalışma bu düşünceyi doğruluyor.

Araştırmacılar aynı zamanda kişinin kendini çok sevdiği zaman neler olabileceğine dair de belirli bir görüşü de ileri sürebildiler. Onlara göre kendini aşırı seven insanlar illa narsist olmak zorunda değil. Narsist insanlar kendi eksikliklerini gidermek için başkalarını kullanmaktan çekinmezler; çevrelerindeki insanların enerjisini adeta emerler. Şöyle ki, aşırı derecede kendine güveni olan kişiler hem ahlaki hem de entelektüel anlamda başkalarından daha iyi olduklarını düşünürler. Ancak başkalarını kontrol etme konusunda narsist insanlardan ayrılırlar. Yine de bu tutumları etraflarında yorucu bir ortam yaratır; çünkü her zaman etraflarındaki herkese karşı üstün gelmeye çalışırlar. Bu davranış şekli uygunsuzdur ve bunu kimseye önermiyoruz.

Anahtar kelime denge, bu yüzden ana hedef de dengeyi bulmak olmalı. Kendinizi sevin başkalarına saygılı olun; bu şekilde mutluluğu bulabileceksiniz. Hayatta hedeflerinizi gerçekleştirebilecek bir pozisyonda olun, ancak bunu yaparken diğer insanlarla da uyum içinde yaşamaya özen gösterin. 

  • Campbell, W. K., Rudich, E. A., & Sedikides, C. (2002). Narcissism, self-esteem, and the positivity of self-views: Two portraits of self-love. Personality and Social Psychology Bulletin. SAGE Publications Inc. https://doi.org/10.1177/0146167202286007