Mutluluk Hormonu Serotonin Vücudumuzu Nasıl Etkiliyor

· Ocak 21, 2018

Keyif hormonu olan serotonin nöronlarımızın birbirleriyle iletişim kurmak için ürettikleri bir kimyasaldır. Merkezi sinir sistemimizin pek çok bölgesinde bulunan bir sinir taşıyıcısıdır. Bazı araştırmacılar tarafından mutluluk hormonu olarak da adlandırılan serotonin, ruh halimizi doğrudan etkileyen yatıştırıcı ve anti-depresan bir maddedir.

Pek çok fonksiyonundan biri, vücudumuza müdahale edip tokluk hissi yaratarak iştahımızı düzenlemesi ve dengelemesidir. Uyku düzenimizi sağlamaktan da sorumludur ama bu sinir taşıyıcısının aşırı miktarda bulunması uykusuzluğa sebep olabilir.

Belli bir yükseklik seviyesinde olduğunda, şehvetimizi artırdığı için cinsellikte de önemli rol oynar. Diğer yandan düşük seviyede olduğunda cinsel isteğin azalmasına neden olabilir.

çiçek tutan sarı figür

Serotonin aynı zamanda, öfke, saldırganlık, mod değişkenliği, vücut sıcaklığı ve acı eşiği gibi şeylerle de bağlantılıdır.

Serotonin, ruh halimizin objektif bir ölçütüdür.

Serotonin vücudumuzda neler yapar?

Uygun bir seviyede olduğunda, serotonin mutluluk hissi üretir ve zinde hissetmemizi sağlar. Diğer yandan, uzun süreli stres ya da kötü beslenme nedeniyle düşük seviyelerde olduğunda, anksiyete bozukluklarına sebep olabilir.

Sahip olduğu en önemli özelliklerden biri, vücut sıcaklığını düzenlemesidir. Vücut sıcaklığımızdaki birkaç derecelik değişiklik, hücresel doku gruplarının kitlesel şekilde yıkımına sebep olabilir.

Ayrıca, serotonin, kemiklerimizin sağlığında da önemli rol oynar. Antidepresan kullanan kişiler (serotonin gerialım inhibitörleri) kemik yoğunluklarının etkilendiğini görebilirler. Çocukluk çağında, büyüme hormonu gibi hormonların salgılanmasını düzenler. Bu maddenin miktarındaki değişimler şizofreni ya da çocukluk çağı otizmi gibi akli dengesizliklerle ilişkilendirilir.

“Vücut mükemmel bir durumda olmalıdır. Eğer vücut kötüye gitmeye başlarsa satranç da kötüye gitmeye başlar. Vücut ve akılı birbirinden ayıramazsınız.”

– Bobby Fischer

Sağlık ve Mutluluk Hormonu

Sağlığımızla ilgili yapılan araştırmalar, bireysel mutluluğun kaynaklarıyla ilgili değerli bilgilerin ortaya çıkmasını sağladı. İnsanların mutluluğa karşı nasıl daha az ya da daha çok eğilim gösterdiği konusunda önemli bir bulgu elde edildi. Eğer bir kek yapsaydık ve içine mutluluğu etkileyen tüm malzemeleri koyup onu yüz dilime bölseydik, kekin elli dilimini genetiksel faktörler oluşturacaktı.

Özellikle, 5-HTTLPR geni adı verilen serotonin taşıyıcı gen, mutluluk hissinden sorumlu. Bu genin önemine dikkat çeken araştırmayı yapan yazar Jan-Emmanuel De Neve, bir kişinin hayatından memnun olup olmamasını etkileyen tek faktörün genetiksel özellikler olmadığını da belirtiyor. De Neve, bu genin beyni nasıl etkilediğinin henüz tam olarak belli olmadığını ancak bir kişide yeterli seviyede 5-HTTLPR geni bulunmasının o kişinin mutluluğa yatkınlığını artırdığını söylüyor.

“Mutluluk başarılara ya da ideal durumda bulunmaya bağlı değildir, mutluluk akıl sağlığımıza bağlıdır.”

– Rafael Santandreu

duvara gülen yüz çizen kadın

Mutluluğu mu arıyorsunuz? Serotonin seviyenizi artırın

Serotonin seviyemizi doğal yollardan artırmak, mutluluğumuzu artırmak için yapabileceğimiz en iyi şeylerden biri. Düzenli olarak sakinleşme egzersizleri yapmak stresten kurtulmamızı, daha iyi uyumamızı ve dinlenmiş hissetmemizi sağlar. Sakinleşme egzersizleri vücudumuzun bazı bölümlerinin gerginliğinden kasları dinlendirerek kurtulmayı sağlar.

Mutluluk veren, kendimizi iyi hissettiren aktiviteler yapmak serotonin seviyemizi artırır ve böylece ruh halimizin daha iyi olmasını sağlar. Güneşlenmek ve düzenli bir uyku döngüsüne sahip olmak, doğrudan mutluluk hissimizi etkileyerek serotonin seviyemizin dengede olmasına yardımcı olur.

Serotonin seviyenizin yüksek olmasını istiyorsanız, aşırı alkol almaktan, rafine şekerlerden, rafine unlardan, enerji içeceklerinden, kafeinden ve bir de ilaçlardan uzak durmalısınız.

serotonin kimya tablosu

Bunun yanı sıra genetik faktörlerin de serotonin üretimini etkilediği unutulmamalı ki bu da bazı insanların diğerlerine göre belli bazı hastalıklara yakalanma riskinin neden daha yüksek olduğunu açıklıyor.

“Mutluluk içseldir, dışsal değil; bu yüzden neye sahip olduğumuza değil, ne olduğumuza bağlıdır.”

– Henry Van Dyke