Zevk Şeytan İcadı Mıdır?

Haziran 2, 2019
Zevk, hepimizin arayışında olduğu bir duygudur ve bizler bu duyguyu bilinç seviyesine getirip orada tutmayı arzularız. Birçokları için şeytan icadı zevk, cennette ısırılan bir elmadan çok daha fazlasını içerir.

Evrensel bir kavram olan, anlık ödül hissi veren zevk şeytan icadı olarak anılır. Biyolojik evrenin merkezinde haz, ödül ve acıyı ertelemek vardır diyebiliriz. Bu fikir dünyada yaşayan bütün canlıların en derinlerine işlemiştir ve hayata gözümüzü açtığımız ilk saniyeden itibaren kendisini gösterir.

Şeytan icadı olarak anılmasının sebebi, her canlının kendisine haz ve mutluluk veren nesneye yönelmeye eğilimli olmasıdır. Bu doğuştan gelir; yemek, seks, uyku ve aşırı soğuk ve sıcaktan kaçınma buna örnek olarak verilebilir.

Şeytan icadı olarak anılan zevk, bu eylemlerin ödülüdür ve bizler devamlı bunları aramaya ve güçlüklerden kaçınmaya programlanmışızdır. İnsanın yapısına göre hazzın, arzuların ve anlık veya gelecek memnuniyetin bağlantılı olmadığı hiçbir şey yoktur.

şetyan icadı zevk

Zevkin kökeni

Zevk, hepimizin arayışında olduğu bir duygudur ve bizler bu duyguyu bilinç seviyesine getirip orada tutmayı arzularız. Birçokları için şeytan icadı zevk, cennette ısırılan bir elmadan çok daha fazlasını içerir.

Ancak bunu şeytana uymakla başlayan bir şey olarak göremeyiz. Eğer bu şekilde olsaydı, bu duygu karanlıktan ve belirsizlikten doğmuş olurdu.

Bütün canlılar varolma dürtüsüyle dünyaya gelirler ve bu dürtü yemek, içmek ve üremek gibi ihtiyaçlardan ibarettir. Bu davranışlar ödül ve memnuniyet fikrine bağlıdır.

“Birçokları için zevk, Havva’nın Adem’i zehirli bir elmayla cezbetmesiyle başlamıştır.”

Ne kadar ilkel olursa olsun hiçbir canlı acıkmadan yemek yemez veya susamadan su içmez; bu kavramlar olmadan, bu eylemler ödüllendirici veya zevkli değildir. Bu eylemler yalnızca bu ihtiyaçlar dahilinde zevk verir ve anlam kazanır; aynı şekilde bu cinsel aktiviteler için de geçerlidir.

Zevk unsuru her canlıyı oluşturan en küçük organizmaya kadar işlenmiştir. Önce hücrelerde programlanır daha sonra beyni olmayan hücre topluluklarını etkiler ve sonunda insan beynine ulaşır.

Mükemmel zevk kavramı, bu dahiyane fikir kimin aklına gelmiştir ya da kim bulmuştur? Bunu kimse kesin olarak bilemez, yine de her durumda tek gerçek dünyamız olan biyolojik dünyamız bu fikir etrafında kurulur.

eski çizim 2

Zevk beyinde başlar

Beynimiz, zevk almak ve ödüllendirilmek amacıyla şekillenen eylemlerimizi yönetmekle görevli kutsal kodlamalarımızı koruyan bir sandık gibidir. Bu yazılı olmayan kodlar nöron bağlantılarında, elektrik sinyallerinde ve sinirsel taşıyıcılarda şekillenir.

Neden fareler, beyinlerinin belirli bir kısmına elektronik bir sinyal gönderen kolu çekmekten çekinmezler? Beyinimizde, yapay bir şekilde zevk üreten kısımlar mı bulunmaktadır? Hepsine cevabımız evet, bir hayvan beynine elektronik uyarılar gönderen bir kolu çekebilir çünkü bu uyarılar beynin zevk alma devrelerini doğrudan etkiler.

“Beynimiz, zevk almak ve ödüllendirilmek amacıyla şekillenen eylemlerimizi yönetmekle görevli kutsal kodlamalarımızı koruyan bir sandık gibidir.”

Bu kadar “deneysel” bir örnek vermeye bile gerek yok; güzel bir yemek veya bir orgazmda beynin aynı devrelerini uyarır. İlginç bir şekilde, yapay olarak gönderilen uyarıların ödülü doygunluk yaratmaz ve hayvanlar uyarı gönderen kolu çekmeye devam eder. Buna bakarak, yapay uyarıları “safi zevk” olarak adlandırabilir miyiz?

Zevk organizmanın ihtiyaçlarına hizmet eder

Canlılar zevki bir takas aracı olarak kullanır ve bu aracın cinsine göre beyin spesifik olarak belirli davranışlar sergiler. Bir hayvanın iki veya üç temel ihtiyaçtan birini seçmek zorunda olduğunu düşünün, böylesine bir çıkmazda büyük olasılıkla daha çok zevk veren hangi ihtiyaçsa onu seçme eğilimi gösterir.

İşin ilginç kısmı ise şudur; bu seçenek genellikle canlının biyolojik olarak en çok ihtiyaç duyduğu şey olur, işte bu yüzden zevk canlıların ihtiyaçlarına göre şekillenir.

tanrıça atena çizimi

Zevk güzelliği çağrıştırır

İnsanlık genelinde birçok çeşit zevk gelişmiştir ve bu zevkler güzellik dediğimiz kavramı uyandırır. Güzellik bir kelimeyle bile başlayabilir, günümüzde birçok konuşmacı ve yazar sözleriyle refah ve zevk duygularını uyandırır.

Aynı zamanda, bir tablo hakkında düşünürken, bir heykele dokunduğumuzda veya başarılı bir mimari eseri incelediğimizde de güzelliğe ulaşabiliriz. Bu hislere güzel bir senfoni dinlediğimizde de ulaşabiliriz; daha sayısız örnek bulmak mümkün.

Uyuşturucuların yıkıcı zevki

İnsanlar aynı zamanda kullandıkları uyuşturucudan da zevk alabilirler ve bu yolla alınan zevk insan doğasının sınırlarını zorlayan niteliktedir.

Peki neden böylesi bir zevk yıkıcı olmasına rağmen bağımlılık yapar? Kulağa aptalca gelse de, eğer ikisi de ödüllendiriciyse neden eroin bağımlılık yaparken elma yemek yapmaz?

Bu sorulara cevap vermek için önce şuradan başlamalıyız: beyindeki temel ödül ve haz devreleri bunlar arasındaki ayrımları yapamaz. Bir diğer deyişle, doğal ve yapay uyarıları algılayan ve buna bağlı çeşitli kimyasal salgılar salgılayan sensörler her iki şekilde de aynı kapasitede aktive olurlar.

Yapay kimyasalların (harici uyuşturucular) zevk devrelerini uyarabildiğini bu şekilde açıklıyoruz. Üstelik bu yalnızca insanlarda olan bir şey değil, bütün canlılar aynı profile sahip. Fakat bu durum hem yararlı hem de zararlı olabilir, yazı-tura atmak gibi.

Ne düşünüyorsunuz? Sizce zevk arayışında olmak yararlı mı yoksa hasar verici bir süreç midir? Bu konuda çok farklı fikirler ortaya atılmıştır, belki cevap iki soruda da olumludur. Her halükarda tek bir doğru yoktur, bu da aklın muhteşem yanlarından birisidir!

Higgins, E. T. (1997). Beyond pleasure and pain. American Psychologist. https://doi.org/10.1037/0003-066X.52.12.1280