Kimlik Hakkında Bir Hikaye: Kim Olduğunu Bilmeyen Kuş

Kasım 11, 2019
Kimlikle ilgili bu muhteşem hikayeyi keşfedin!

Kimlik hakkındaki bu hikaye kuş uçmaz kervan geçmez bir yerde yaşamış mütevazi ama tutkulu bir keçi çobanı ile ilgili. Bir yıl, çok fazla yağmur düşmemişti ve çoban çimenlerin büyümemesinden ve keçilerinin yiyecek bir şeyi olmamasından korkmuştu.

Çoban biliyordu ki yakınlarda bir dağ vardı, dolayısıyla keçileriyle beraber dağın tepesine tırmanmaya karar verdi, nemden dolayı orada çimen olacağını düşünüyordu.

Sabahın erken saatlerinde dağın tepesine olan yolculuğuna başladı. Sonunda dağın tepesine vardığında gördü ki orada tüm keçileri için yeterli çimen vardı. Eve dönüş yolunda, bir şey dikkatini çekti.

Orada, bir uçurumun kenarında duran küçük bir kartal yuvası vardı. Çoban kartallardan nefret ederdi, çünkü geçmiş zamanlarda bir kartal tavuklarından birine saldırmıştı. Ancak, çoban meraklanmıştı, o yüzden yuvaya daha yakından bakmaya karar verdi.

Yuvada, iki tane bebek kartal vardı. Ancak, kartallardan biri ölmüştü. Yuva yüksek bir yerden düşmüş gibi görünüyordu, ve anlaşılan o ki zavallı küçük kuş bu düşüşten sağ çıkamamıştı. Diğer bebek kartal yara almıştı ve zar zor nefes alır haldeydi. Kimlik hakkındaki bu hikayeye göre, keçi çobanı kartal için üzüldü ve küçük kuşu kendi evine götürmeye karar verdi.

“Egosal durumda, kendilik anlayışınız, kimliğiniz, düşünen zihninizden türer.”

– Eckhart Tolle

Bir ağacın üzerindeki bir kuş yuvası.

Özen Göstermenin Etkisi

Keçi çobanı sabırla kuşun yaralarını iyileştirdi. Kuşu besledi ve ona ilgi gösterdi. Kuşun doğaya salınmak için çok küçük olduğunu düşündü, o yüzden bir süreliğine kuşu yanında tuttu. Ancak, kuş büyüdükçe, çoban endişelenmeye başladı. Kuşun keçilerine veya tavuklarına saldırmasını istemiyordu.

Kuş yetişkin bir kartal haline geldiğinde, çoban kuşu bırakmasının zamanının geldiğine karar verdiBundan dolayı, bir sabah kuşu uzaklara uçabilmesi için açık bir araziye götürdü.

Onu şaşırtan bir şey oldu, hayvan onu eve doğru takip etmeye başladı. Çoban yine kuşa üzüldü ve onu eve götürdü.

Birkaç gün boyunca kuşun gitmesini sağlamaya çalıştı ama kuş hep çobanın evine geri döndü. Kartal uçamıyordu, o yüzden etrafta zıplayıp duruyordu.

Kuş çobana son derece bağlanmış görünüyordubu yüzden bu iyi adam kuşu uzaklaştırmaya çalışmayı bıraktı. Kuşu tavukların kümesine götürdü ve diğer tavukların yanına bıraktı. Tavuklar kartalı ilk gördüklerinde çok korktular ama kısa bir sürede kartalın bir tehdit olmadığını algıladılar ve kartala kendilerinden biriymiş gibi davrandılar.

Tuhaf Bir Ziyaretçi

Zaman geçti ve kartal diğer tavuklar gibi davranmaya devam etti. Hatta onlar gibi gıdaklamayı bile öğrendi, ve çoban da ona bir tavukmuş gibi davrandı.

Ama sonra, çiftliğe bir kartal uzmanı geldi. Uzman tesadüfen çiftliğin yakınından geçiyordu ve gördüğü şey onu son derece şaşırttı: gıdaklayan ve tavuklarla beraber yaşayan bir kartal!

Bunun üzerine uzman keçi çobanını buldu ve bu garip olguyu ona açıklamasını rica etti. Bu mütevazi adam ona tüm hikayeyi anlattı ve kartal uzmanına kendisinin bu kartalı da diğer tavuklarından farklı görmediğini açıkladı.

Ama uzman çobana katılmadı. Her hayvanın kendine has bir özü vardır, dedi, yani bu kartalın basitçe kendisinin gerçekte olduğu şeyi unutmuş olması imkansız. Bu teorisini kanıtlayabilmek için keçi çobanının iznini istedi, ve çoban bunu kabul etti.

Kartal.

Kimlik Hakkında Bir Hikaye

Uzman kartala biraz et uzattı, ama kuş eti reddetti ve solucan ve mısır yemeyi tercih etti. Et, kartalın iğrenmesine sebep olmuştu. Dolayısıyla, uzman hayvanı da yanına alarak bir merdivene tırmandı ve kuşu havaya fırlattı.

Kuşun uçmasını beklemişti ama onu şaşırtan bir şekilde kartal yere düştü ve yaralandı. Birkaç gün boyunca ne yapması gerektiğini düşündükten sonra, uzman uçuruma doğru baktı ve her şeyin başladığı yere geri dönmesinin gerekli olduğuna karar kıldı.

Ertesi gün, uzman kartalı keçi çobanının onu bulduğu yere götürdü. Uçuruma vardıklarında hayvan biraz rahatsız görünmeye başladı. Ancak, uzman bekledi, kartalın kendi özünü her an bulabileceğini düşünüyordu.

Bütün geceyi bekleyerek geçirdi. Sonra, yeni gün başladı. Kartal huzursuz görünüyordu, çünkü güneş ışınlarının kendisini rahatsız etmesini istemiyordu. Bunu fark eden uzman, kuşu ensesinden tutup güneşi görmeye zorladı.

İşte o zaman kartal kendisini uzmanın ellerinden kurtardı, uzmanın yaptıklarının onu sinirlendirdiği açıktı. Sonrasında, kanatlarını açtı ve adamdan uzaklaşmak için uçmaya başladı.

  • Revilla, J. C. (2003). Los anclajes de la identidad personal. Athenea digital: revista de pensamiento e investigación social, (4), 54-67.