Kendime İnanırsam, Büyümeyi Asla Bırakmam

18 Eylül, 2020
Kendime inandığımda, cesur kararlar alırım. Kendime güvenim, kendi seçtiğim yönde büyümeme olanak tanır.

Kendime inanırsam, daha iyi kararlar veririm. Kendi deneyimime inandığımda ve değerlerim ile ihtiyaçlarımı hatırladığımda yola çıkmamı sağlayan güçlerimi uyandırırım. Bu büyümeme ve istediğim gerçekliği inşa ederek ilerlememe olanak sağlar. Sadece bu şekilde engelleri aşabilir, omuzlarımdaki yükü hafifletebilir ve beni inciten şeyleri arkamda bırakarak gelecek güzel şeylere odaklanabilirim.

Bu, okuduğunuzda kolay görünebilir. Büyük ihtimalle çok da hoşunuza gitmiştir. Ne de olsa, kişisel büyüme ve gelişim alanı ilk adımın kendinize inanmayı öğrenmek olduğunu belirtir. Ancak, pek çok insan bu konuda sayısız makale okumuş olsa da, bazıları bunu kendi yaşamlarına henüz uygulayamamıştır.

Pek çok duygudurum bozukluğunun arkasında güven ve kendini takdir etme eksikliği yatar. Bu benlik saygısını etkiler ve beynin sınırlayıcı ve eleştirel bir iç diyalog tarafından ele geçirilmesine yol açar.

Gerçek şu ki, bir günden diğerine geçerken birden kendinize inanmayı bırakmazsınız. Bu yıllar, hatta on yıllar alan bir süreçtir. Hatta, çocukluk ve ergenlik sırasında, insanlar bir dizi negatif düşünce ya da öz-olumlamayı kabul eder.

“Uçup uçamayacağınızdan şüphe etmeye başladığınız anda, bunu hayatınızın herhangi bir noktasında yapabilmekten vazgeçmiş olursunuz.”

– J.M. Barrie

Bir tarlanın ortasında yalnız başına duran bir adam.

Büyümeye Giden Yol İçsel Bir Dönüşüm Gerektirir

20. yüzyılın en önde gelen psikologlarından biri olan Abraham Maslow insanların yaşamlarında iki seçeneği olduğunu söylemiştir. İlki, güvenli olan yolu seçmektir; ikincisi ise büyümeye doğru ilerlemektir.

Eğer tatmin ve kendinizi gerçekleştirme noktasına ulaşmak istiyorsanız büyümeyi seçmelisiniz, ancak bu seçimin korkularınızın üstüne çıkmanızı gerektirdiğini de aklınızda tutmalısınız.

Fakat, bu kolay bir iş değildir. Bir insanın hayalleri, hedefleri ve ihtiyaçları doğrultusunda büyüyebilmek ve gelişebilmek iznini kendine verebilmesi için kendisini sınırlamasına neden olan pek çok inancı etkisiz hale getirmesi gerekir. Ayrıca irrasyonel fikirler ve korkulardan da kendisini kurtarmalıdır.

Gerçekte, pek çok insan düşük benlik saygısı dolayısıyla terapiye gider, çünkü bu insanlar kendilerini sınırlandırmıştır ve gerçek insan potansiyellerinin çok daha aşağısındadırlar.

Peki bu neden olur?

Potansiyelinizi En Aza İndiren Erken Deneyimler

Kendime inandığımda, daha mutlu ve güvenli hissederim. Ancak, kendimle ilgili özel bir şey göremiyorum. Yetenekli değilim, ya da gurur duyduğum herhangi bir şey yapmadım. Her zaman, kendi tenimde bir yabancı gibi hissettim.

Bu inançlar çocukluklarından beri bariz bir duygusal destek eksikliğinden muzdarip olmuş kişilerde son derece yaygındır. Bu durumda, bir takdir ve dengeli ve güvenilebilir bir şefkat eksikliği söz konusudur. Bu insanların onlara bir şeyler yapabileceklerini, kendilerini ifade edebileceklerini, karar verebileceklerini, bağımsız olabileceklerini ve değerli hissedebileceklerini gösterecek kimsesi olmamıştır, bu da fark edilebilir bir benlik saygısı ve kendine güven eksikliğine yol açmıştır.

Ne de olsa, kimse onları “duygusal anlamda görülebilir” yapmadıysa, bir insanın kendisine inanması çok zordur.

İnanmanın Psikolojisi

2016 yılında Bilimsel Raporlar dergisinde oldukça ilginç bir çalışma yayınlanmıştır. Dr. Jonas Kaplan ve meslektaşları, manyetik rezonans görüntülemesi yoluyla, inançların beyindeki gücünü keşfetmişlerdir. Bunlar siyasi inançlar da olsa, temelsiz fikirler de olsa, her inanç karmaşık bir sinirsel ağ tarafından korunmaktadır.

Dahası, bu bağlantılar duygusal işlevlere sahip olan bölgeler tarafından da güçlendirilir. Bunların tümü, birinin büyük bir potansiyeli olduğunu ve karar verirken kendilerine inanmaları gerektiğini anlamasını sağlamayı çok daha karmaşık bir şey haline getirir.

Bundan dolayı, diğer insanların sizin değeriniz ile ilgili ısrar etmesi yeterli değildir. Çünkü, gerçek değişim siz, kendiniz, zarar verici fikirlerinizi ve inançlarınızı “yeniden formüllemeye” karar verdiğinizde gerçekleşir.

Saçında çiçekler olan bir kadın.

Kendime İnanıyorum ve Büyümenin Zamanı Geldiğini Biliyorum

Kendime inandığımda daha iyi kararlar veririm. Sonunda diğer insanların bana aşıladığı eski inançlarımı ve fikirlerimi sorgulamaya cesaret ettiğimde sınırlayıcı korkularımı ve beni içten içe tüketen güvensizliğimi ortadan kaldırırım.

İçsel bir temizlik yapmak ve diğer insanların size aşıladığı eleştirel fikirleri ortadan kaldırmak kolay değildir, hatta bunların öz değerinizi yavaşça yok ettiğini fark bile etmemişsinizdir.

Her insanın kendisini yaşamında doğru şekilde gösterme ve sınırlayıcı inançların arkada bırakma potansiyeline ve kapasitesine sahiptir. Büyümenin ve Abraham Maslow’un işaret ettiği kendini gerçekleştirme yolunu seçmenin zamanıdır.

Kendime ve hak ettiklerime inanıyorum. Bundan sonra, etrafımdaki durumlardan etkilenmeyi bırakacağım ve beni kararlarımın tanımladığını anlayacağım. Bunlar, zorlukları aşmama ve gerçekten arzuladığım mutluluğu bulmama yardımcı olacak kararlar.

  • Kaplan, J., Gimbel, S. & Harris, S. Neural correlates of maintaining one’s political beliefs in the face of counterevidence. Sci Rep 6,39589 (2016). https://doi.org/10.1038/srep39589