Karar Vermede 10-10-10 Kuralı

· Şubat 9, 2019
10-10-10 kuralı ile ilgili en ilginç şey, acı verici veya sinir bozucu olabilecek kararlar almanıza yardımcı olmasıdır. Ancak bu kural, uzun vadede size kişisel gelişim yolculuğunuzda fayda sağlayabilecektir.

10-10-10 kuralı insanların zor kararlar almasına yardımcı olmak amacıyla tasarlanmıştır. B yerine A’nın seçilmesiyle, işlerin doğru ya da yanlış olabileceği kararlardan bahsediyoruz. Aldığınız bu kararlarda, temel olarak ne yapacağınızı bilmiyorsunuz ve bir seçeneği diğerinden daha cazip kılan herhangi bir faktör de yok.

Bazen eski lehte ve aleyhte hile, zor kararlar için işe yaramaz. Ancak 10-10-10 kuralı işin içine girdiğinde taşlar yerine oturur. Suzy Welch bu yöntemi ortaya atmıştır. Kendisi en çok satan kitapları nedeniyle zaten ünlü olan bir gazetecidir.

Welch, karar verme aşamasındaki beyin aktivitesini dikkatli bir şekilde inceledi. Çok önemli ve negatif bir faktörün bu esnada devreye girdiğini buldu. Buna hiperbolik azaltma denir ve sanki gelecek yokmuş gibi davranmak anlamına gelir. Örneğin, sağlığımızdan ödün vermemiş gibi abur cubur şeyler yiyoruz. Bu ön yargıyı durdurmak için, Welch 10-10-10 kuralını ortaya koydu.

“Yanlış karar verme riski kararsızlık tehlikesinden daha iyidir.”

– Maimonides

10-10-10 kuralı nasıl çalışır?

10-10-10 kuralı, kendinize almanız gereken zor kararları vermek için bir soru sormanızla başlar. İlk önce, çözmek istediğiniz problemi veya vermeniz gereken kararı açıkça tanımlamanız gerekir. Örneğin, “İşimden ayrılmalı mıyım?”, “Başka bir çocuğa sahip olma vakti geldi mi?” ya da “Ülkemi terk etmeli miyim?”

Soru ne kadar özel olursa, doğru kararı vermek de o kadar kolay olacaktır. Bir problemin asıl kısmının veya ilgili değişkenlerinin ne olduğunu tam olarak bilirsek, bu bizim için daha iyi olur.

Bir sonra yapılacak şey bilgi toplamaktır. Bunu okuyarak, konuşarak veya elinizdeki diğer kaynakları kullanarak yapabilirsiniz. Amaç, sahip olduğunuz ana seçenekleri belirlemektir. Hedefiniz nedir? Şu üç basit soruya cevap vermelisiniz: 10 dakika içinde seçeneklerimin her birinin sonuçları neler olacak? Ya 10 ay içinde? Ya 10 yıl içinde?

soru işaretli huni

Üç an

10-10-10 kuralını tam olarak tanımlandığı gibi düşünmeyin. Vereceğiniz her küçük kararda 10 dakika, 10 ay veya 10 yıl içinde neler olacağını kendinize sormanız gerekmez. Bu, sadece yöntemin nasıl çalıştığını kafanızda canlandırabilmenin bir yoludur. Amaç, vereceğiniz kararın hemen, yakın gelecekte ve uzun vadede ne olacağı konusuna kafa yormaktır.

İlk an, verilen kararın burada ve şu anki sonuçlarını ifade eder. İkinci an ise kararın alındığı ve ilk gerçek sonuçların ortaya çıkacağı zamanla ilgili derinlemesine düşünmenizi sağlar. Üçüncü an, uzak gelecekle ve çok daha fazla zaman geçtikten sonraki kararınızın etkileriyle ilgili olmalıdır.

Suzy Welch bunu 10-10-10 kuralı olarak adlandırdı, çünkü bunun bir tür mantra olmasını istedi. Ancak, temel olarak kararı verdiğiniz anın, kararı verdikten sonraki anın ve her şeyin söylendiği ve yapıldığı anın farkında olmanız gerekir.

kağıttan uçaklar ve kadın

Analiz

10-10-10 kuralına göre bu üç anı görselleştirdikten sonra, ek bir analiz yapmanız gerekir. Topladığınız bilgiler, sahip olduğunuz seçenekler ve inançlarınız, hedefleriniz, hayalleriniz ve ihtiyaçlarınız bu analizin bir parçası olmalıdır. Welch bu noktada kendinize başka bir soru daha sormanız gerektiğine dikkat çekiyor: Hayatımı kontrol etmeme daha iyi yardımı olacak seçenek nedir?

Bu sorunun cevabı, karar vermenize yardımcı olacak nihai faktördür. İstediğiniz geleceğe en iyi uyan seçenek, en uygun karardır.

Bu süreçle herkes mutlu sona ulaşmaz. Bazen aldığınız kararlar, kaybı veya belirli şeylerden vazgeçmeyi içerir. Ancak, bu yöntemi doğru uygularsanız, sonunda rahatlamış hissedersiniz. İlerlemenin en iyi yolunu bir kez keşfettikten sonra, enerjinizi ona odaklamak için daha fazla motive olursunuz.