Kama Muta: En Yoğun Duygu

16 Aralık, 2019
Kama muta gözlerimiz dolduğunda hissettiğimiz evrensel bir duygu olarak tanımlanır. Bu duygu hakkındaki her şeyi bu yazımızda öğrenin!

Kama muta Sanskrit’ten gelen bir terimdir ve tam anlamıyla “etkilenmek, sevgi ve/veya takdir ile dolmak” anlamına gelmektedir. Araştırmacılar bize bu duygunun en yoğun evrensel duygu olduğunu söylemektedir çünkü duygusal yakınlıkla dolu hissettiğimiz o anı tanımlar. Bu duygu, birine veya bir şeye yönelik deneyimlediğimiz şaşkınlık ve takdirdir. Kama muta, duygu yoğunluğu dolayısıyla gözlerimizin dolduğu o andır.

Bu duyguyu kelimelerle ifade etmek kolay değildir. Ancak, diğer şeylerin yanında bu duygunun tüm insan kültürlerinde görülen bir duygu olup olmadığını bulmayı amaçlayan bazı çalışmalar vardır. Bu çalışmalar bu duyguyu nasıl hepimizin deneyimliyor olduğunu, ve onu nasıl tanımlayacağımızı bulmaya çalışıyorlar.

Duyguların Dili

Kama muta dilimize “etkilenmek” olarak çevrilebilir. Ancak, bu tanımın sınırlayıcı olduğunu da belirtmeliyiz, zira bu tanım insanların içinde daha derinlerdeki, hem negatif hem de pozitif olan bir şeye dokunur. Örneğin bunu basit bir hoşlanma durumuna indirgeyemeyiz, çünkü bu duygu bizim duygusal ilişkilerimizin üstüne geçen bir şeydir.

Bu an, içimizde aniden bir şeyin uyandığı o andır. Bizi tam da o anda ele geçiren bir şey. Bu kısa bir histir, ancak öyle yoğundur ki hafızamızdan kolay kolay silinmez.

UCLA’da (Kaliforniya Üniversitesi, Los Angeles) antropoloji profesörü olarak çalışan Alan Fiske bunun sosyal bir duygu olduğuna dikkat çeker.

Bu, kama mutanın biz yalnızken gerçekleşen bir duygu olmadığını gösteriyor. Kama muta hep bizi hoş bir şekilde şaşırtan ve bize ilham veren olaylar sırasında, veya bunları deneyimlememizi sağlayan bir veya birkaç insan ile iken gerçekleşiyor. Birileri veya bir şeyler bizi tüylerimizin diken diken olduğu noktaya kadar etkiliyor. Veya midemizi düğüm düğüm yapıyor, ya da bir anda gözlerimizin dolmasına sebep oluyor. Hadi bu durumla ilgili daha fazla şey keşfedelim.

“Kama muta insanları bir araya gelip dezavantajlı, fakir insanlara yardım etmeye motive edebilir. Bu, bizi sevgiden daha fazla bir şey hissetmeye iten bir his: şefkat de hissetmeliyiz.”

– Alan Fiske

Kendine sarılmış, güneşin tadını çıkaran bir kadın.

Kama Muta: Yoğun, Rahatlatıcı Bir Deneyim

Örneğin, sizin için harika bir şey yapmış olan bir arkadaşınız ile ilgili düşünün. Ya da belki de bir çocuğun doğumu, ya da en yakın arkadaşınızın düğününe katılmak. Sevdiğiniz, ancak uzun süredir görmemiş olduğunuz insanlarla buluşmak veya onlarla birlikte bir etkinliğe katılmak. Biriyle gurur duymak. Favori yazarınızın TED konuşmasına katılmak ya da bir tiyatro oyununa veya bir konsere gidip derin bir şekilde ilham almak… Bunlar, bu duyguyu tanımlayan örneklerin sadece bazıları. Bu, kama muta.

Birkaç gün önce, dünyanın birçok yerinden birçok üniversite bu konuda kapsamlı, detaylı bir çalışma yayınladı. Bu çalışmanın hedefi kama mutayı oluşturan duyguların kırılımı ile ilgili buldukları şeyleri gözler önüne sermekti. Keşfettikleri şey şu ki, her insan ve kültür kama muta’yı hem fiziksel hem de psikolojik açıdan aynı şekilde deneyimliyor ve ifade ediyor. Örneğin, herkes aşağıdaki şeyleri deneyimlemiş durumda:

  • Öfori hissi.
  • Göğüste bir sıcaklık hissi.
  • Yaşlı gözler.
  • Ürperme veya tüylerin diken diken olması (piloereksiyon).
  • Boğaz düğümlenmesini andıran bir nefessiz kalma durumu.
  • Yüreğin pır pır etmesi.
  • Sevinçten bulutların üzerinde gezermişçesine bir sanki yer çekimi yokmuş hissi.

Açıkça görülüyor ki, bunların hepsi fizyolojik semptomlar. Ancak, bilim insanlarının bu duygu hakkındaki ilgisi artmakta, çünkü bir açıdan, bu duygu üzerine çalışmayı hiç bırakmadılar. İnsanları etkileyen ve onlara ilham veren şeyler nelerdir? Hepimiz aynı şeylerden mi etkileniyoruz? Eğer öyleyse, bu düşünce akışını takip ettiğimizde, kama muta evrensel bir deneyim midir? Cevap evetmiş gibi görünüyor.

Kama Muta: İnsanların Bağlanma Duygusu

Kama muta ile ilgili araştırmalar birkaç yıl boyunca popülerdi. Hatta, kama muta laboratuvarı diye bir organizasyon bile var. Bu organizasyon periyodik bir biçimde açıklayıcı olduğu kadar ilginç de olan bilgiler paylaşıyor. Dolayısıyla, hatırlamanız gerekiyor ki her şeyden önce, insanların duygularının sebebi budur.

Nihayetinde, “duygu” sözcüğü Latince’de hareket anlamına gelir. Tüm duyguların, mutluluk, neşe, üzüntü, korku veya öfke fark etmeksizin, bizi değiştirmek gibi bir “görevi” var. Bu duygular bize, davranışlarımızı şekillendirmek ve bir reaksiyona sebep olmak için iç gerçekliğimiz ile ilgili bilgi veriyor. Kama muta da bizim reaksiyon göstermemizi sağlamak ile ilgili. Ancak, bu reaksiyon belirleyici olduğu kadar güçlü de olan bir yerden ortaya çıkıyor: sevgiden.

Bir kediyi kucaklamış, öpen bir kadın.

Elbette, hepimizin biri veya bir şey tarafından etkilenme yeteneği var. Bu zaman zaman evcil hayvanımız, veya eşimiz olabilir. Belki de bir performans izlemenin veya bir kitap okumanın bir sonucu olarak bunu deneyimlemişizdir. Gerçek şudur ki, bizi etkileyen şey üzerimizde kim olduğumuzu değiştiren bir duygusal iz bırakır. Bu tip değişikliklerin sebebi basitçe spesifik biri için şefkat ve duygusal yakınlık hissetmek olabilir. Onlarla ilgilenmek ve onları korumak olabilir. Ya da tutku hissetmek. Belki de, sadece, hiç tanışmadığımız ancak hikayelerinden ilham aldıktan sonra daha iyi bir insan haline gelmek içindir.

Evrensel Duygu

Bu noktada; cinsiyet, kültür, dil veya ülke fark etmeksizin evrensel bir deneyimden bahsediyoruz. Hepimiz sık sık bir şey veya birinden etkileniyoruz. Dahası, bu sadece pozitif bir şey olmakla kalmıyor, bunun elzem olduğunu bile söyleyebiliriz. Bunun sebebi, bazı duygularımızın hem bağlanma arzumuzu, hem de yeni şeylere başlama dürtümüzü körüklemesidir. Neşe, umut, imrenme ve sevginin heyecan verici karışımının motive olmamızı sağlamasındandır.

Kama muta, iyilik ve ilhamın bir olmasıdır. Bir insanda, bir şeyin birden bizi etkilemesi kadar bizi açığa çıkartan başka çok az duygusal dürtü vardır. Bizi yoğun, ani ve mükemmel şekilde mutlu hissetme noktasına kadar etkileyen çok az duygu vardır. Bu sadece kısa bir anlığına gerçekleşebilir de, ancak buna rağmen, bu his hala motive edici olduğu kadar iyileştirici de olabilir.

  • Fiske, AP, Seibt, B. y Schubert, T. (2019). La emoción de devoción repentina: Kama Muta y las prácticas culturales cuya función es evocarla. Revisión de la emoción , 11 (1), 74–86. https://doi.org/10.1177/1754073917723167
  • Seibt, B., Schubert, T. W., Zickfeld, J. H., Zhu, L., Arriaga, P., Simão, C., … Fiske, A. P. (2018). Kama Muta: Similar Emotional Responses to Touching Videos Across the United States, Norway, China, Israel, and Portugal. Journal of Cross-Cultural Psychology49(3), 418–435. https://doi.org/10.1177/002202211774624