José de Espronceda: Romantik Bir Şairin Biyografisi

Ekim 12, 2019
José de Espronceda, İspanya'nın en büyük Romantik şairlerinden biridir. Hayatı ve eserleri hakkında her şeyi burada okuyabilirsiniz!

Birçok insan José de Espronceda’nın şiirlerini bilir. Şiirleri; zıtlıklardan, tanımlardan ve bir sıfat bolluğundan oluşur. José de Espronceda tarihsel figürlerden ve efsanevi hikayelerden ilham almıştır.

José de Espronceda siyasete de katılmış olan asi ve umutsuz bir romantiktiBirkaç farklı türde çalıştı. Örneğin, Sancho Saldaña adlı bir romanın yanında oyunlar ve çeşitli gazete makaleleri de yazdı. Ancak, en fazla şiirleriyle tanınırdı.

Bu yazımızda, sizi José de Espronceda’nın hayatını ve çalışmalarını keşfetmeye davet ediyoruz. Eğer çocukluğunuzda okulda “Korsanın Şarkısı”nı öğrendiyseniz, belki de üzerine çok düşünmemiş olabilirsiniz. Ancak şimdi büyüdüğünüze göre, aklınıza bazı sorular gelebilir: Kahraman neden korsan? Bir korsan romantik bir kahraman olabilir mi?

Dalgalı bir denizde bir gemi.

José de Espronceda’nın Hayatı

José de Espronceda 1808’de Extremadura, İspanya’da doğmuştur. Siyaset ve edebiyat, kendisinin hayatında büyük izler bırakmıştır. Gençliğinde, Rafael del Riego’nun ölümünün intikamını almaya çalışmıştır. Aynı şekilde, kendisini gelecekte bir manastırın bir parçası haline getirecek gizli bir devrimci birlik kurmuştur. Bu dönemlerde, Müslümanların İspanya’yı fethi ile ilgili epik bir şiir olan “Pelayo”yu yazmaya başlamıştır.

Kendi fikirleri ve ülkesinin gerçeklikleri arasındaki zıtlıklar onu sürgüne götürdü. Önce Cebelitarık’a, sonrasında Lizbon’a ve en sonunda Londra’ya taşındı. İdeolojisi nedeniyle birçok kez hapse atıldı. Paris’i ziyaret ettikten sonra, İspanya’ya geri döndü.

Lord Byron, Espronceda’yı açıkça etkiledi. İkisi de hem Plato hem de Horace’tan alıntılar yaptı, şiirlerinin geldiği yerleri açıkladı ve Aristo’dan ilham aldılar. Edebiyat eleştirmeni Esteban Pujals Espronceda ve Lord Byron (1951) adlı eserinde bu ilişki üzerine bir çalışma yaptı. Pujals bu çalışmada, Lord Byron epik ve öyküler açısından öne çıksa da, Espronceda’nın lirik bir şair olarak Byron’dan üstün olduğunu söyledi.

Edebi kariyerinin yanında, siyasetle de çok ilgilendi. Bunun bir sonucu olarak, hayatının son ayında İlerlemeci partinin bir parlamenteriydi. Ancak, kuşpalazı sebebiyle çok erken bir şekilde 34 yaşında öldü. Öldüğü dönemde, bir şair olarak büyük bir başarı elde etmişti ve tanınıyordu. Dolayısıyla, cenazesine birçok insan katıldı.

Şiirlerinin sınıflandırılması

  • Siyasi, vatansever ve özgürlükçü şiirler: “Anavatana” adlı şiirinde İspanya’daki yöneticilerin despotluğuna saldırır. Aynı kategoride, “Torrijos ve Arkadaşlarının Ölümüne” adlı şiiri de bulunabilir.
  • Romantiklerin toplumsal geleneklere düşmanlığı ve mutlak özgürlük arzularıyla ilgili şiirler: Bu kategoride, “İdam Cezası Altında,” “Korsanın Şarkısı,” veya “Cellat”gibi şiirler göze çarpmaktadır. Bu şiirler dışlanmışlarla ilgilidir. “Kazak’ın Şarkısı” sosyal ve insancıl bir boyuta sahiptir.
  • Felsefi şiirler: Bu kategoride, “Bir Alemdeki Jarifa’ya,” “Bir Yıldıza,” ve “Güneşe Övgü” şiirlerini bulabiliriz.

Öte yandan, bu kısma geçiş şiirlerini de dahil edebiliriz. Başka bir deyişle, bu şiirlerde Espronceda kendi rol modellerini taklit etmiştir.

Espronceda’nın “Şarkıları”

“Şeytan Dünyası”nı bir yana koyarsak, “Şarkılar” Espronceda’nın en orijinal eseridir. Toplamda altı şarkısı vardır ve her şarkı bizi dışlanmış farklı bir kişiyle tanıştırır. Romanındaki birinci şarkı Sancho Saldaña‘dır ve “Tutsak” olarak adlandırılır. En yaratıcı şarkısı olmasa da, isyan ve teslimiyet gibi konuları işler.

“Korsanın Şarkısı,” şarkıların en ünlüsüdür. Bu şarkıda, Romantik kahramanın yüceleştirilmesini sonunda görürüz. Kahraman; tek amacı özgür yaşamak, kimseye boyun eğmemek olan bir korsandır. Dünyanın değerlerinden memnun olmayan korsan denize, olabilecek en mutlak özgürlüğe, açılır.

Bu sebeplerden, birçok kişi bu şiiri ilk İspanyol Romantik şiiri olarak değerlendirir. Ek olarak, Espronceda bu kahramanları kendi değerlerini yansıtmak için kullanır. Korsan gibi, o da her şeyden önce adaleti ve özgürlüğü sevmiştir. “Cellat,” şiirinde, adaletsizliği ve adalet sistemindeki aşırı ağır cezaları kınamıştır. Suçlara uyan cezalar verilmesini savunmuştur.

Kahramanları, şairin kendisinin sembolik izdüşümleridir. Hassasiyetten yoksun, varlıklı bir burjuvazi kesime karşı bireysel isyanın sembollerini temsil ederler. Şair bundan dolayı, yerleşik normların dışında yaşayan dilenci ya da korsan gibi dışlanmış insanları seçer. Bu kahramanlar, içinde yaşadıkları dünyada hoşlarına gitmeyen şeyleri kınarlar. Espronceda da, kendi bayrağını özgürlüğü temsil eden kahramanlarla birlikte kaldırmıştır.

Biri açık olan üç kitap ve arka planda kitap rafları.

José de Espronceda’nın kapsamlı şiirleri

“Salamanca Öğrencisi”

“Salamanca Öğrencisi,” (1840) Don Felix adlı bir karakterin herhangi bir durumda, herhangi bir kadınla flört etmek şeklindeki takıntısından bahseden kapsamlı bir anlatı şiiridir. Dört kısmı vardır: kahramanın sunumu, kurbanı olan Bayan Elvira’nın portresi, intikamcının intikamı ve ölümü, ve sonunda, Salamanca şehrindeki bir gece turu. Bu şiir; Romantizmin benliğin yüceltilmesi, zıtlıklara olan sevgi, mutlak özgürlük vb. gibi temel özelliklerinden bazılarını vurgulamaktadır.

Bu şiirde, çapkın Don Felix, Doña Elvira’ya aşık olur. Ancak onu ertesi gün unutur, ki bu da Elvira’yı sonunda intihar etmesine sebep olan bir depresyona sürükler. Elvira’nın kardeşi Don Diego, ablasının ölümünün intikamını almaya çalışır. Bu noktadan itibaren, büyü hikayeyi ele geçirir. Gece boyunca doğaüstü olaylar gerçekleşir ve dizeleri gizem kontrol etmeye başlar.

“Şeytan Dünyası”

“Şeytan Dünyası,” José de Espronceda’nın 1839’da yazmaya başladığı ancak ölümünden önce bitiremediği bir eserdir. Bu şiir, şairin en ilginç ve muğlak şiirlerinden biridir. Espronceda’nın son yıllarındaki kötümserliğini temsil eder.

Bu şiir muhafazakarları kınar ve özgürlük, Tanrı’nın varlığı vb. gibi konuları inceler. Espronceda’ya göre; her köşede, insanların kalplerinde bile, kötülük vardır. İkiyüzlülük ve başkalarının acısından habersiz olmak, toplumu yozlaştırmıştır. Bu dünyada, özgürlük yokmuş gibi görünüyor ve saflık veya masumiyete yer yok.

“Şeytan Dünyası,” kurulu düzene ve dünyayı yöneten yasalara karşı bir isyan şiiridir. José de Espronceda dizelerinde, bireysel özgürlüğe olan arzuyu ifade etmeyi başarmıştır.

  • Pujals, E., (1951): Espronceda y Lord Byron. Madrid, Consejo Superior de Investigaciones Científicas.