İyilik Kötülüğe Dönüştüğünde

02 Temmuz, 2020
"Hayır, teşekkür ederim" demek güçlendirici bir araçtır. Çünkü karşılığında sizden bir şey bekledikleri için size iyilik yapmaya çalışan ve sonuçta bu iyilikleri kötülüğe dönüşen insanlar vardır. Ancak bu kötülük her zaman kötü niyetli değildir, bazı iyilikler sadece ters gider.
 

İngilizcesi “favor” olan iyilik kelimesi Latince’de, “nezaket göstermek” anlamına gelen favere kelimesinden türemiştir.  Orijinal anlam başkalarına yardım etmek ve cömertlik göstermekle ilgilidir. Ancak bu tanım, bugünlerde anladığımızdan çok uzaktır. “Kötülük”, “iyilik” kelimesinin zıt anlamıdır ve ikincisi genellikle öncekine dönüşür.

İlk başta, bir kötülüğün sadece fesatlıktan veya düşüncesizlikten kaynaklandığını düşünebilirsiniz. Ancak bu böyle değildir. Genellikle kişi bir iyilik yapmayı amaçlar, ancak yaptıkları sorun haline gelir. Bu nedenle, haydi konuyu biraz daha derin inceleyelim.

Bazen, istemeden, diğerlerinden, fedakarca veya beklenmedik yardımlar alabilirsiniz. Tabii ki, bu sizi sevinçle doldurur, çünkü bu iyilikler size dönüştürücü bir güç verir.

Elbette, bu durumlar sürekli talepler ve anlık ödüllendirmeler dünyasında fark edilmeyebilir. Bu nedenle, yeterince minnettar olmayabilirsiniz. Özellikle de, dikkat çekmeden, rüzgarı arkanıza almanızı sağlayan insanlara karşı.

İyilik ve yardım karşılıksız olmalıdır.

İyilik ve minnettarlık arasındaki aracılar

Minnet eksikliği, gideri gelirinden daha olumsuz hale getiren bilişsel sapmalardan kaynaklanabilir. Algıda seçicilik veya filtreleme, olumsuz şeylerin olumlu olanlardan daha ilgili ve daha çok olduğuna inanmanıza neden olan bir düşünce bozukluğudur.

 

Yine de genellikle yeterince minnettar olmadığınız gibi, bu durumlara yeterince dikkat etmiyor olmanız da mümkündür. Bunlar kasıtlı olarak ya da değil, sizi hoşlanmadığınız durumlara götürür.

Dolayısıyla yaşam matematiksel olarak mükemmel bir algoritma değildir. Bu nedenle, başlangıçta size fayda sağlayabilecek eylemler veya koşullar işin sonunda size zarar verebilir. Bunun nedeni, çoğu zaman, bu istenmeyen sonuçların oluşması ve durumun zararlı bir davranışa dönüşmesidir.

Başka bir düzeyde, zihinsel filtreler, aldığınız bilgileri veya oluşturduğunuz düşünceleri ilettiğiniz farklı süzgeçler oluşturur. Herkes bu süzgeçlere sahiptir ve bu süzgeçleri genellikle bilinçsiz olarak kendi deneyimlerinden oluşturmuşlardır. Zihinsel filtreler veya bilişsel çarpıtma, bazı iyilikler karşısında ne kadar minnettar olacağınızı ya da bu konuda ne kadar nankör davranacağınızı belirleyen aracılardır. Siz isteseniz de istemeseniz de.

Bir iyilik kötülüğe ve lütfe dönüştüğünde

Diğer durumlarda ve daha sonra sizi şaşırtacak şekilde, bazı kötülükler kasıtsız olarak oluşurlar. Ayrıca, “size yardım etmek isteyen” kişiye borçlu çıkmanıza sebep olurlar.

Bu durumlar genellikle lütfetme tutumunun bir parçasıdır. Öte yandan, bu kişiler sadece ve sadece gelecekte kendilerine sunulacak faydayı edinmek amacıyla hareket ediyor olabilirler. Bu nedenle, bazı iyilikler iki ucu da keskin bir bıçak gibi olabilir.

Lütfetme, sözde iyilik yapılan kişiye karşı bir üstünlük hissi duyulması ve nezaketin yanlış yorumlanması sonucu ortaya çıkar. Birisi sizi küçümsemek niyetinde olabilir ve bunu bir iyilik olarak gizliyor olabilir. Bu nedenle, iyilik istememiş olduğunuz için sonuçları size zararlıdır.

 

Bunun gibi, lütfedilen kişiler için işe yarar bir yardım olmaktan uzak olan durumları önlemek için, görünüşte yardımcı olsalar bile, bazı tekliflere eleştirel yaklaşmak önemlidir. Öte yandan, eğer hasar zaten olan olmuşsa, aşağıdakileri deneyebilirsiniz:

Zararlı davranış hakkında ne yapmalı?

Aşağıdaki yönergeleri dikkate alın:

  • Kendinizi affedin. İlk olarak, durumun ya da zararlı davranışın nedenini bulun. Eğer suç sizde değilse, hatayı üstlenmeyin.
  • Sorumluluk alın. Suçlu olmamanızın sorumluluğu üzerinizden atmanız demek olmadığını anlayın. Evet, kabul ettiklerinizden de siz sorumlusunuz.
  • Yapılanın arkasındaki niyeti değerlendirin ve boş verin. Yapılan iyiliğin arkasında beklentiler var mı?
  • Sonuçta insansınız isteseniz de istemeseniz de yanılıyor olabilirsiniz. Bu bağlamda, hümanizm şefkat ve affediciliğin kapılarını açar. Beklentileri veya kötü niyetleri olanlar da dahil olmak üzere birçok iyiliğin bilmemekten kaynaklandığını hatırlamak da önemlidir.

“Onları affet tanrım, çünkü ne yaptıklarını bilmiyorlar.”

– Luka 23: 34

İnsanlar bazan iyilik yapmak isterken de kötü sonuçlara sebep olabilirler.

Çıkar için iyilik yapmak aslında kötülük yapmaktır

Mükemmel iyilik, iyilik yapılan için, fedakar, iyi niyetli ve nazik bir eylemdir. Fakat bu günlerde iyiliklerin karşılıklı olması gerektiği ve bunların ardındaki temel motivasyonların kendini üstün görmek ve karşılıklılık olduğu görülmektedir.

 

Dolayısıyla, yapılan iyiliği iade edemezseniz, borçlu kalırsınız. Sözde iyiliğin üzerinizdeki kaçınılmaz olumsuz sonuçlarıyla birlikte. Bu zaten yardım edilen kişi için bir kötülüktür. Dahası, bazen, karşılıklılık eksikliği iyilik yapılan kişiyi daha aşağı bir konuma getirir. Ama bu bir projeksiyondan başka bir şey değildir. Bu projeksiyon, borçlular ve iyilik yapanlar arasında ve özellikle “cömert ruh” ödeme almazsa olumsuz duygulara veya kızgınlığa yol açabilen aldatıcı bir pazar yaratır.

Bir iyilik, sosyal bağlamda özgecil ve bencildir. Ancak, küçümseyen bir tavırla sunulan, bir kişinin aslında ihtiyaç duymadığı iyiliklerin, haksızlıklara dönüşme olasılığı daha yüksektir. Bu nedenle, size bir yardım sunulduğunda, iki kez düşünün. Ardında beklentiler olan bir yardım, yardım değildir.

İyilik yap iyilik bul kavramı, bu tür bir karşıtlığa dönüşmez, çünkü derhal karşılık beklemez. Herkesin fedakar olduğu ve karşılığında bir şey beklemeden birine bir iyilik yapabileceği fikri ile yola çıkar. Çünkü bir gün, bir şekilde, birileri de onlar için aynısını yapacaktır.

 

Festinger, L. (1975). Teoría de la disonancia cognoscitiva. Instituto de Estudios Políticos.