Isaac Newton, Işık Gölgeden Bir Adam

Mart 1, 2020
Çoğu insan Isaac Newton'u ya tüm zamanların en büyük bilim insanlarından biri ya da işkence çekmiş bir adam olarak görür. Bunun nedeni üzücü bir çocukluk geçirip topluma hiç tam olarak uymamış olmasıdır.

Isaac Newton ile ilgili en ilginç şey kendisinin son derece çelişkili bir figür olmasıydı. Kendisini ne kadar modern fiziğin babası olarak hatırlasak da gerçekte mistik meseleler üzerinde çok daha fazla zaman harcamıştırOnu bir rasyonellik modeli olarak görsek de aslında hayatı son derece irrasyoneldi.

Evrensel çekim yasasını formüle döken olağanüstü bilim insanının ötesinde; hissettiği ve duyumsadığı şeyler üzerinde fanteziler ve hayaller kuran ve bunlar ile ilgili işkence çeken bir adam vardı. Çoğu kişi onu tüm zamanların en büyük bilim insanı olarak sınıflandırsa da o varlığının çoğunu simyaya, İncil’deki gizli mesajlara… yani deliliğe adadı.

“Gerçek her zaman basitlikte bulunur, şeylerin çokluğu ve karışıklığında bulunmaz.”

– Isaac Newton

Isaac Newton mantık ve mantıksızlığın aynı insanın içerisinde bulunabileceğinin, bu kavramların karşılıklı olarak birbirlerini dışlamadıklarının belki de en büyük kanıtıdır. Aynı zamanda, bu titiz gözlemlere ve yönteme dayanan, sıkı çalışmaya adanmış yüksek bir zekanın basitçe muhteşem bir modelidir.

Isaac Newton ve Mutsuz Bir Çocukluk

Bir Newton sarkacı.

Isaac Newton dünyaya olumsuz koşullar altında gelmiştir. Babası o doğmadan üç ay önce ölmüştür. Prematüre bir şekilde, çok küçük ve zayıf doğmuştur, öyle ki kimse hayatta kalabileceğine inanmamıştır. Ancak kendisi her şeye rağmen hayatta kalmıştır.

Annesi Barnabas Smith adlı, diğer insanların çocuklarına bakmak istemeyen bir adamla tekrar evlenmiştir. Bundan dolayı Isaac’i kendi ebeveynleri ile yaşamaya göndermiştir, ki Newton bu insanları büyükanne ve büyükbaba olarak biliyordu. Bu insanların Newton ile ilişkisi oldukça toksikti. Sonrasında Newton günahlarının bir listesini yaptı, bu listeye büyükanne ve büyükbabasını canlı canlı yakma arzusu da dahildi.

Newton 10 yaşındayken üvey babası öldü. Böylece annesi ve iki yeni erkek kardeşi ile yaşamak üzere geri döndü. 12 yaşındayken annesi onu bir yatılı okula gönderdi. Bu yıllarda Latince ve matematik öğrendi ve ayrıca İncil üzerinde de çalıştı. Derslerinde fazla öne çıkmayan zayıf ve yalnız bir çocuktu. Bundan dolayı öğretmenleri onu arka sırada oturttu.

Huzursuz ve Saldırgan Bir Genç Adam

Isaac Newton hayatının çoğu boyunca kekeledi. Aynı zamanda akranları ile çok fazla iletişim kuramayan sağlıksız bir insandı. İletişim kurduğunda da ya kötü şakalar yapar ya da bir şekilde onlara saldırırdı. Halka açık bir yerde bir sınıf arkadaşını dövdüğü ve küçük düşürdüğü bir kavgadan sonra daha çalışkan biri olmaya karar verdi.

Odasında kilitli bir şekilde çok fazla zaman geçirdi. Burada mekanik objeler, modeller ve çeşitli cihazlar inşa etmeye başladı. Buna ek olarak çok sıkı çalıştı ve her şey ile ilgili merak doluydu. Isaac çok genç iken Catherine Storer ile tanıştı, bu kadın muhtemelen ilişkisi olan tek kadındı. Onun için bebek evleri yaptı ve bu evleri ona hediye etti. İlişki ilerlemedi, hatta tarihçiler Isaac Newton’un bakir bir adam olarak öldüğünü düşünür.

Isaac Newton 18 yaşındayken Cambridge Üniversitesine kaydoldu. Temel olarak bildiği şeyleri kendi kendine öğrendi ancak ona bazı şeyler öğreten birkaç öğretmen de buldu. Kısa bir süre sonra Kraliyet Bilim Akademisi ile iletişime geçti, bu akademi kendisinin bulgu ve cihazlarına ilgilerini belirtmişti. O zaman, Newton’un hayatı boyunca sürdürmüş olduğu ilk bilimsel tartışmaların da ortaya çıkma zamanıydı.

İşkence Çekmiş Bir Dahi

Isaac Newton'un ışık ile deneyler yaparken resmedildiği bir illüstrasyon.

Isaac Newton iki sinirsel çöküntü geçirdi. Birincisi 1693’te, ikincisi ise yaklaşık 1703’te meydana geldi. Bu epizotlar sırasında yemek yemedi ve uyumadı. Derin bir depresyondaydı ve paranoyaktı. Kendisini izole etti ve kimseye güvenmedi.

Bu sırada, evrensel çekim yasasını ve mekanik yasalarını formüle etti. Çağdaşları onu ne kadar sevmese de, dehasının parlaklığı sayesinde kısa sürede bilinen bir isim haline geldi. Birçok akademik görev yaptı ve hatta İngiliz Parlamentosunun bir üyesi bile oldu, bu temelde hiçbir şey yapmadığı bir pozisyondu.

Newton hayatının son 30 yılını dini çalışmalara ve okülte adadı. İncil’deki gizli mesajları deşifre etmek üzere ilahi bir şekilde seçildiğine inanıyordu. Sonrasında dünyanın 2060’ta sona ereceğine işaret etti. Ayrıca Katolik Kilisesinin kıyametin canavarı olduğunu ve Musa’nın bir simyacı olduğunu iddia etti.

Son yıllarında Leibniz ve diğer fizikçiler ile girdiği sert bir tartışma yüzünden ahlaki açıdan perişan oldu. Ayrıca böbrek taşları vardı ve bu durumun bir sonucu olarak öldü. Anısı sık sık birçok şekilde onurlandırılır.

  • Keynes, J. M. (1982). Newton, el hombre. Newton. CONACYT, México.