İnsanları Yargılamayı Bırakın ve Onlara Yardım Etmeye Başlayın

24 Mayıs, 2017

Hayatta, başkaları hakkında ne sıklıkta olur olmadık fikirlere kapılıyoruz? Sanki bu durum, kimilerine göre bir eğlence halini almışken, sizin için de bu davranış şekli geçerli midir? Başkalarını yargılamayı hemen hemen hepimiz otomatik olarak, düşünmeden yaptığımız için, belki siz de yaptığınız şeyin farkında değilsinizdir.

Başkalarını yargılamada karşılaştığımız sorun, ne yargıladığınız insana ne de kendinize bir yararınızın dokunmamasıdır. Başkalarını eleştirdiğiniz ve yargıladığınız için ne kadar çok insanı kaybettiğinizi bir düşünün bakalım. Peki, başkalarını yargılamak yerine, onlara yardım etmeye çalışsanız ne olur?

Tarafsız bir biçimde eleştirmek ile yargılamak arasındaki fark

Muhatap olduğunuz insanın inisiyatifine bağlı olarak, çok sade bir şekilde dile getirdiğiniz yorum içerisinde fikrinizi belli etmenin kötü bir davranış şekli olmadığının altını önce bir çizelim. Öte yandan, yargılama hususu ise, başkalarının yaşamları hakkında olumsuz bir düşünce kalıbı içeriyor. Bu, muhatap olduğunuz kişinin, herhangi bir mantıksal çıkarım içinde olmadan, hayatında ne yapıyorsa, yanlış yaptığı hissine kapılmasına sebebiyet veriyor.

Tarafsız bir biçimde eleştirmek ile yargılamak arasındaki fark, sizin görüşlerinizi destekleyen fikirleri temel almaktadır. Söz konusu bütün faktörlerin tümünü bilerek mi bir yargı da bulunuyorsunuz yoksa sadece yargıda bulunduğunuz olayı yüzeysel bilerek mi hareket ediyorsunuz? Söylediğiniz şey, muhatap aldığınız insana zarar mı verecek yoksa ona yardım mı edecek?

Başkalarının hayatlarını gözetlemeden önce, kendi hayatınıza bir bakın

Hayatta, başkalarını dinleyerek, onları izleyerek yaşarız ve daha sonra tecrübe ettiklerimiz ile ilgili kolayca bir fikre varırız. Bir dahaki sefere, başkalarının hayatları hakkında bir şeyler söylemeden önce, kendi hayatınızın nasıl gittiğine bir bakın.

Çoğu zaman, kendimiz de beğenmediğimiz durumlar için başkalarının hayatını eleştiririz. Bu ilk başta kabul edilmesi zor olabilir, ancak şunu iyice bir düşünün: deneseniz bile o elbise siz de öyle güzel durmayacağı için mi arkadaşınızın giydiği kıyafeti beğenmeyip, yargılıyorsunuz? Eleştirdiğiniz her ne varsa, sizin hakkınızda, sizin düşündüğünüzden daha fazla şey söyler.

Vaktinizi Boşa Harcamayın

İnsanlar, gerçekten yapmak istedikleri işler için yeteri kadar zaman bulamadıklarından sıklıkla şikayet ederler. Buradaki, asıl sorun zamanın azlığı değil; zamanın düzgün bir şekilde kullanılmamasıdır. Zamanınızı başkalarını yargılayarak, neyi neden yaptıklarını ve bize göre neden bu kadar yanlış bir şekilde hareket ettiklerini düşünerek harcıyorsanız, dikkatinizin dağılmasına izin veriyorsunuz demektir.

Bu konuya yeni başlayanlar için söyleyelim, eğer biri, herhangi bir konu ya da durum ile ilgili, sizin fikrinizi sormadıysa, muhtemelen ya sizin fikriniz ile ilgilenmiyordur ya da içinde bulundukları durumdan memnundur. Peki, siz neden kendiniz için bir şeyler yapmaya odaklanmıyorsunuz? Şüphesiz birisi ne düşündüğünüzü bilmek isterse, zamanı gelince zaten gelir fikrinizi sorar. Enerjinizi, başkalarının hayatlarının nasıl olması gerektiği konusunda olduğu gibi, gereksiz hususlar üzerinde harcamayı bırakın ve istediğiniz yaşamı elde etmeye odaklanın. Mesela, çocuklarınızla oynayın, arkadaşlarınızla dışarı çıkın veya iyi bir kitabı okurken uyuya kalın.

Önyargıların hayatınıza müdahale etmesine izin vermeyin

Önyargılar toplumumuzda büyük bir sorundur teşkil etmektedir. Önyargılar, bir birey olarak bizleri sınırlarken, neyin doğru ve neyin yanlış olduğuna dair temelsiz bir yargı verir. Önyargı temelinde başkalarını yargılar mısınız? Peki bugün, normalden farklı olduğu için eleştirdiğiniz bir insanın, yarın en iyi arkadaşınız olması durumunda ne yapacaksınız?

Amerika Birleşik Devletlerinde yıllarca yaşayan ve çok genç yaşlardan beri dövme yaptıran bir arkadaşım var. Bugüne kadar, o ülkeden dışarı çıkana kadar dövmeleri ile ilgili hiç bir problem yaşamadı. Her ne kadar çok iyi ücretli bir işi olmasına ve muazzam bir meslek tecrübesine sahip olmasına rağmen, şimdi birçok kişi dövmelerini bahane ederek, onu işe almaktan kaçınıyor.

Bu dışlama durumu, tamamen temeli olmayan bir önyargıya dayanıyor. Ne dövmesi olan her insan birer suçludur ne de tüm suçluların en az bir dövmesi vardır. Bazı kültürel örf ve adetlerimiz, kişisel ve toplumsal bir kimlik yaratmamız için bize yardımcı olurken, diğerleri ise, bir insanın dış görünüşünün altında yatan gerçekleri görmemizi engelliyor. Toplum tarafından kabul edilen fikirlere karşı gelmekten ve insanlara başka bir pencereden bakmaktan korkmayın.

İnsanları yargılamayı bırakıp, onlara yardım etmeye nasıl başlayabilirim?

Eğer zamanınızı, başkalarını yargılayarak boşa harcıyorsanız, ne hayatınızdaki insanlara ne de kendinize bir faydanız dokunur. Hayatınızda sadece olumsuz durumlara dayanarak, mutlu olmaya çalışmak imkansızdır. Bunun yerine, iyi bir arkadaş olmaya ve sevdiklerinize güçlü bir şekilde destek vermeye odaklanın. Aslında bu durum o kadar da zor değil; bu hayat yolunda hem kendinize hem de sevdiklerine bir engel değil, destek olmaya çalışın.

Örneğin, eğer kardeşinizin arabası bozulursa, onu, aracın bakımlarını zamanında düzgün bir biçimde yaptırmadığı için eleştirmek yerine, mümkünse gideceği yere kadar bir bırakıverin! Yoldayken, arabasıyla ilgili gerekli nasihatleri zaten verirsiniz. Ama yaptığı tüm yanlışların bir listesi çıkararak, kafasını da şişirmeyin.

Yargılamaya devam etmek yerine, çevrenizdeki insanlara yardım etmeyi deneyin. Eleştirileri ve olumsuz yorumları bir kenara bırakın, negatif durumlara odaklanmaktan vazgeçin ve iyileştirilmesine ihtiyaç duyulan şeylere olumlu bir açıdan bakmayı, onları bu şekilde ifade etmeyi ve başkalarına yardım etmeyi deneyin.