İlişkilerdeki Yaygın Bilişsel Bozukluklar

· Mayıs 13, 2018

Bilişsel bozukluklar esnek olmayan veya irrasyonel düşünce kalıplarıdır. Akıl bilgi işlerken bunları kullanır. Bilgileri ve işlenme şeklini seçerler. Daha sonra süreç sonuçlarını düşünce ve duygular şeklinde üretirler.

Farklı türde bilişsel çarpıtmalar vardır. Hepimiz bunları yaşamımızın bir noktasında deneyimleriz. Bunları bir süre içinde yaşıyorsanız, sorun değil. Sık sık ortaya çıkarsa psikolojik zarara ve kişiler arası ilişki sorunlarına neden olabilirler. Bilişsel çarpıklık ve bozukluklar kişisel gelişim için de bir engeldir.

Bilişsel çarpıtmaların sıklıkla çiftler üzerinde etkisi vardır. Bu çarpıklıklar birlikte yaşama, aşk ya da tartışmalar hakkındaki düşüncelerimize hükmetse, ilişki bir kriz yaşayabilir. Bu yüzden ilişkilerinizdeki bilişsel çarpıklıkları tanımlamak önemlidir. Düşüncelerinizi ilişkileriniz hakkında yönlendirenleri bulmak, daha mutlu olmanın anahtarıdır.

Aşırı genelleme – bir kez yeterli

Aşırı genelleme, bir ya da iki yalıtılmış olayın bir şey hakkında bir açıklama ya da genel bir kural oluşturmak için yeterli olduğu zamandır. Aşırı genelleme örneğine şunu verebiliriz: eğer partnerim istediğim bir şeyi almayı unutursa, bir dahaki sefere ona sormayacağım çünkü “her zaman istediğim her şeyi unutur.”

maskesinin altı boş olan adam

Aşırı genelleme ile ilgili sorun, sürekli olarak ültimatom veren bir yargıç olmanızdır. Ayrıca diğer kişiyi basit bir şekilde sınıflandırmış olursunuz. Eğer bir hata, her zaman berbat olacağımız anlamına gelirse, neden farklı davranmaya çalışalım ki?

Aşırı genellemeyi yenmek için yararlı bir strateji var. Genel kuralla çelişen gerçekleri aramaya çalışın. Örneğin, eşinizin, sorduğunuz her şeyi unuttuğuna inanıyorsanız. istediğiniz şeyi hatırladığındaki örneklerine bakmaya çalışın. Kendinizi sorgulamak için kapasitenizi eğitmekle ilgilidir bu. Bilgiyi daha objektif bir şekilde işlemenizi sağlar. Daha sonra gerçekçi ve âdil bir sonuca varacaksınız.

“Benim kuşağımdaki en büyük keşif, bir insanın tutumunu değiştirerek hayatını değiştirebileceğidir.”

– William James

Aşırılık – reçete gözlükler her şeyi büyütür

Bu çarpıklık, belirli özellikleri abarttığımız bir filtreden deneyimleri gözlemlemekle ilgilidir. Birisine aşık olduğunuzda, genellikle aşırıcı biri hâline gelirsiniz. İlk karşılaşmalarınızın sonuçlarını abartırsınız. Bazen küçük bir detayı fantastik bir şeye dönüştürürsünüz ya da küçük bir hatadan dolayı bir felaket senaryosu yazabilirsiniz.

Tartışmaya alışkın olmayan çiftlerde aşırılığın çok olduğunu görüyoruz. Ayrıca bir çift ilk kez kavga ettiğinde de bu durum ortaya çıkar. Çift bir konuda anlaşamaz ve anlaşmazlık büyük bir sorun haline gelir. Üstesinden asla gelemeyecekmiş gibi hissederler. Küçük bir şey, ilişki için büyümenin önündeki engel gibi görünebilir.

Bu tür bir çarpıtmanın bazı örnekleri, “Onunla aynı fikirde olmamaya dayanamıyorum” veya “Bu gerçekten aptalca bir yalan, ama bana yalan söylemesi yine de korkunç.” Aşırıcılıkla başa çıkmanın bir yolu, duygusal kelime dağarcığıdır. Kendimizi ifade etmenin dengeli bir yolunu bulmalıyız.

Kişiselleştirme – Dünya bizim etrafımızda dönüyormuş gibi hissetmek

Bir kişi, kendini başka birinin ruh halinden veya davranışından sorumlu hissettiğinde yaşanır bu. Bazı örnekler şöyle: “İş yerinde keyfi bozuktu çünkü sabah ona mesaj atmadım” ya da “Bütün gün arkadaşlarımla zaman geçiridm, şimdi eve gelince beni görmezden geliyor.”

maskeleri çıkarıp arkasındaki boşluğu görmek

Kişiselleştirme, başkalarının esenliğinden aşırı derecede sorumlu hissetmenizi sağlar. Partneriniz duygularınızı kontrol edebilirmiş gibi hissedersiniz.

Kişiselleştirmenin üstesinden gelmek için pratik bir alıştırma. Bir çember çizin ve tüm olası nedenler arasında ne olduğuna dair sorumluluğu bölün. Her şeyden sadece kendinizin sorumlu olmadığınızı anlamak önemlidir.

Negatif etiketleme – her şeye bir derece vermek

Negatif etiketleme, partnerinizi genel olarak olumsuz bir şekilde tanımlamaktır. Partnerinizin hayatının her alanında olumsuz özellikleri tanımlamak anlamına gelir. Bazı örnekler şöyle: “Ben onunla konuşurken futbol izlemesi bencilce,” “her zaman kendisi hakkında konuşması düşüncesizce.” Ya da “Aptal, çünkü ona söylediklerimi anlayamıyor.”

Bu bilişsel bozulma, romantik ilişkilerde büyük bir soruna neden olabilir. Psikolog John Gottman’a göre, bir ayrışmaya neden olan sorunlardan birine yani hor görmeye dönüşebilir. Partnerimizi olumsuz olarak değerlendirirsek, onun olumsuz bir imajını geliştiririz. Bu duygusal sıkıntı ve öfkeyi artırır.

Duygusal akıl yürütme – Bu şekilde hissediyorsam nedeni bir şeylerin yolunda gitmemesidir

Duygusal muhakeme duygularımız için dışsal nedenler arar. Eğer doğru hissetmiyorsak, durum yanlıştır ve bir şey ya da birileri sorumludur.

Romantik ilişkilerde, bir partner duyguları tarafından boğulmuş olabilir. Daha sonra sadece duygularına dayalı kararlar alırlar. Duygusal akıl yürütmenin bir örneği şöyle olabilir: “Üzgünüm, terkedilmiş hissediyorum çünkü bütün gün bana mesaj atmadı.”

bulutlara sarılan kız

Sadece duygulara dayalı kararlar vermek iyi bir fikir değildir. Duygular sürekli değişir ve geçicidir. Bu bir karar için iyi bir temel değildir. Romantik ilişkiler uzun süreli süreklilik ve bağlılığa ihtiyaç duyar. Bunları anlık duygusal dürtülere dayandıramazsınız.

Duygularımız ile dışsal durum arasındaki farkı anlayabilmemiz gerek. Durumu nesnel olarak analiz etmeliyiz. Tarafsız bir gözlemci olmak için çaba sarf etmeliyiz. Aynı durumda bir arkadaşınıza ne tavsiyede bulunacağınızı düşünün. Bu psikolojik mesafeli egzersiz, duygusal akıl yürütme ile başa çıkmak için iyidir.

“ Aşkın gözü kördür ve sevenler, kendilerinin işlediği güzel aptallıkları göremez.”

– William Shakespeare

Akıl okuma – tehlikeli doğaüstü güç

Akıl okuma, partnerinizin düşündüğünü inandığınız şeylere savunmacı bir tavırla tepki vermenize neden olur. Bu özel bilişsel çarpıtma, spekülasyon üzerinde hareket etmenizi sağlar. Gerçekte sahip olduğunuz bilgilere cevap veremezsiniz.

İşte bir akıl okuması örneği, “evde kalmayı umursamadığını söyledi, ama benimle dışarı çıkmadığı için çok kızdığını biliyorum.” Bir diğeri “partnerim terfi etmemi kutladı, ama bunu hak etmediğimi düşündüğünü biliyorum. ”

Kendinizin ne düşündüğü ve hissettiği konusunda bile çoğu zaman emin olmadığınızı unutmayın. Yani, diğer kişinin ne düşündüğünü bilmek imkansızdır. Birini iyi tanıyor olsanız da, tam olarak ne düşündüklerini bilmek son derece zordur.

Zihin okunma sorununa yardımcı olabilecek bir şey, “tahmin etmeden önce sor” tekniği olabilir. Kendinize sorun. Partneriniz hakkında ne bildiğinizi ve ne tahmin ettiğinizi düşünün.

Zihninizin nasıl çalıştığını anlamak, sınırlarını aşmanın ilk adımıdır. İlişkinizde ortaya çıkan bu bilişsel çarpıklıklarla savaşmak için her gün çalışın. Bunu yaptığınızda, kendi düşüncelerinizin sahibi olacaksınız. Önyargısız olacak ve ilişkilerinizden bütünüyle zevk alacaksınız.