Dünyaya Örnekler Lazım, Fikirler Değil

· Mart 24, 2017

Bu dünyada yaşıyor olmanın acı verdiği zamanlar vardır. Böyle zamanlarda kişisel çıkarlar, ekonomik çıkarlar, kötülük ve bencillik galip geliyor gibi gözükür.

Bu yüzden, iyi insanların çok az sayıda olduğunu ve dünyada gerçekten önemli bir değişiklik yaratamayacaklarını düşünmeye başlarız.

Fakat dünyayı dengede tutanlar iyi insanlardır. Bu kişiler, samimiyetleri, dürüstlükleri ve güzel işleriyle yapbozu tamamlarlar.

Canımızı acıtan dünya: bizim dünyamız 

Canımızı yakan, bize zarar veren ve ruhumuzu huzursuzlaştıran görüntüler vardır. Gözlerimizi kapasak bile başkalarının yaşadığı acı bize işkence etmeye devam eder. Adaletsizliğin bir utanç sillesi gibi yüzümüze çarptığı durumlar vardır.

Ne yazık ki bugün canımızı acıtan birçok şeyi yarın unutuyoruz. Bu kelimelere mükemmel bir örnek oluşturan şu resmi yani talihsizlik, utanç ve eziyetin resmini bir düşünün.

“Ben kimim ki sana gelme diyeyim?
Ben olsam da her şeyi göze alırdım.
Okyanusları, sınırları ve ülkeleri aşardım.
Ne gerekiyorsa yapardım.

Biliyorum, seni ikna edemem.
Zaten istemiyorum da.
Ama şunu bil ki bu tarafta gelecek, tüketici malından ibret.
Gümrük harcı ise insan hayatıyla ödeniyor.

Burada önemli olduğunu ancak bizi rahatsız ettiğinde gösteriyoruz.
Sahilimizi kapayıp güneşimizi örttüğünde.
Görüntün bizi çarpıp ebediyen ruhumuza kazındığında!

Evet, biliyorum, utanç verici bir şey bu.
Ve affetmen için sana yalvarıyorum.
Ne yapacağım, yapmadığım onca şey haricinde?

Ama ben kimim de sana gelme diyorum
Senin için tek bir şey yaptıysak, o da var olmadığını sana göstermekti.
Hakkında bildiğimiz tek bir şey varsa, o da sana verdiğimiz sayı.”

-Risto Mejide

Önemli şeyleri hatırlamakta iyi değiliz 

İnternet sayesinde, gözlerimizi açıyor ve iplerimizi yöneten kuvvetlerin sandığımızdan çok daha zalim olduğunu biliyoruz. Muhtemelen, bu kelimeler ve görüntüler canımızı çok yakıyor ve bizi rahatsız ediyor. Ama internette gördüğümüz talihsizlikler, hızla yayıldıkları gibi hızla da unutuluyor.

Hepimizin fikirleri var; ama eylem ve niyetlerimizi tarttığımızda, ikincisinin ağır bastığını görüyoruz. Yıkıcı fikirlerden ürküyoruz ve dünyayı kontrol eden çıkarların, kendi bütünlüğümüzden üstün olduğu şeklinde bir korkuya sahibiz.

Duygularımız, hala korktuğumuz bir dünyada etki yaratmaya çalışıyor. Sözler gerçekten rüzgarla uçup gitse bile hislerimizi alıp götüren fırtınalar yok. Duygularımız zayıflasa da daima bizimle kalacaktır ve umursamaz olmamızı engelleyecektir.

Sözlerle kendimizi haklı çıkarmayalım, diğer tarafa bakmayalım 

Belki de bizi bomboş hissettiren bir sarmal içinde kalmışızdır. Ama yine insanlara inanıyorum; inanma, hissetme ve gerektiği gibi davranma kabiliyetimize güveniyorum.

Kendimizi sözlerle haklı çıkarma gibi büyük bir yeteneğimiz var. Fikirlerimizi belirtmek için cümlelerimizi duygularla dolduruyoruz ama sonra eylemlerimiz değil korkumuz mücadeleyi kazanıyor.

Adaletsizlikle karşılaştığımızda öfkemizi örten birkaç lafla kendimizi koruyamayız. Fikirlerimizi dile getirip gözlerimizi kapatmamamız gerek. Kendimizi affetme gücünü bulup harekete geçmeliyiz.

Hareketsiz kalarak, vicdanımızı lekeliyoruz. Adaletsizlik öyle bir ışıldıyor ki adeta gözlerimizi kör ediyor. Bunun geçici olmasına izin vermemeli, talihsizlik yaratanlarla mücadele etmeliyiz. Harekete geçersek, sırf fikir belirtmekten öteye geçip örnek olmuş oluruz.

Dünya, bütün sakinleri için bir yuvadır. Bu yuva biz doğmadan önce vardı ve biz öldükten sonra da var olacak fakat bu demek değildir ki şu an dünyada yaşananlardan sorumlu değiliz.

Açlıktan ölen çocuklar. Parçalanmış mülteci aileler. Tecavüze uğramış kadınlar. Öldürülmüş askerler. Sizinle aynı genlere sahip olan ama köle gibi çalıştırılarak sizin kıyafetlerinizi diken insanlar. İşkence edilmiş hayvanlar. Mahvedilmiş doğa. Sizinle oynayan, ihtiyaçlar yaratan, çıkarlarını gizleyen ve arkalarına yaslanıp her şeyi izleyen hükumetler, zengin aileler ve mafya.

Bütün bunlar fikirden çok daha fazlası. İşte tüm bu kötülükler yüzünden, dünyanın sizin örneğinize, eylemlerinize ve mücadelenize ihtiyacı var. Dünyanın nefes alabilmesi için sizin ve benim gibi insanlara ihtiyacı var.