İlgisiz Bir Anneye Sahip Olmak Ve Sonuçları

· Temmuz 13, 2018

Annemizin sıcaklığına, ilgisine ve sevgisine hayatımızdaki her şeyden daha çok ihtiyacımız var. Bundan daha fazla ihtiyaç duyduğumuz çok az şey var hayatta. Bir düşünün: yaşama gözlerinizi açtığınızda ilk büyük korkunuz annenizi kaybetmek ve ihtiyacınız olduğunda onu yanınızda bulamamaktır. Bu yüzden, ilgisiz bir anneniz varsa, dünyada bunu telafi edebilecek hiçbir şey yoktur.

Hayatının ilk anlarında, onun yaptığı her şeye katlanırsınız. Sizi sert bir şekilde eleştirir veya ihmal ederse, göz açıp kapayıncaya kadar affedersiniz onu. Bu tür durumlarda, muhtemelen annenizin yaptıklarını sorgulamaya bile cesaret edemezsiniz. Hatta onu kızdırdığınız için kendinizi suçlarsınız. Bütün bunların sebebi, küçükken sizi en çok korkutan şeyin, anneniz tarafından terk edilmek olmasıdır.

“Beşiği sallayan el, dünyayı yöneten eldir.”

– William Ross Wallace

Bir anne çocuğuyla ne kadar zaman harcarsa harcasın, çocuğundan ayrı kalması gereken zamanlar olacaktır. Uzun süre olmasa bile bazen elinde olmayan nedenlerle çocuğunun yanında olamaz. Küçük çocuklar, hâlâ zamanın farkında değildir ve bu yüzden annelerinin geri dönüp dönmeyeceğini bilmezler. Sonra yavaş yavaş bu kısa ayrılıklarla başa çıkmayı öğrenirler, korkutucu olsa bile.

Eğer anneniz herhangi bir nedenle  çoğu zaman yanınızda değilse , bu durum kalbinizde hiçbir zaman iyileşmeyecek bir yara açar. Eğer anneniz tamamen sizi bıraktıysa, bu duygusal hasar zihninizde korkunç bir iz bırakacaktır. Özellikle de yaşamınızın ilk altı yılında bu duruma maruz kalmışsanız.

Yanınızda Olmayan Anne

Bazı insanlar, her yalnız kaldıklarında dehşete düşer ve bu durum yetişkinliğe kadar böyle devam eder. Örneğin, evde kimse yoksa, endişeye kapılıp sanki boğuluyormuş gibi hissedebilirler. Gerçi, bu tür insanlar da oldukça çekici de olabilirler. Bu kişiler “iyi olma” gerekliliğini öğrenmişlerdir ve her zaman diğer insanların beklediği gibi davranırlar. Ama yalnız olduklarında korkmuş çocuklar gibi hissederler.

anne kız deniz kenarında

Çocuğunun yanında olmayan bir anne, bazen uyku ve yeme bozukluklarının temel nedenidir. Bebeğinin yemek yemesini ve uyumasını istemiş ve sürekli yanında olmayarak çocuğunu manipüle etmiş olabilir. Sanki bir borcu ödüyor gibidir ama aslında bedel ödeyen çocuğun kendisidir.

Çok sık ve uzun süreler çocuğunun yanında olmayan bir anne çocukta aşırı kaygı sorunlarına yol açabilir. Gittiğinde ve geri döndüğünde çocuk korkacaktır çünkü çünkü annesinin ne kadar süre kalacağını bilmeyecektir.

Çocuklarını “kontrol etmek” için bu korkuyu kullanan bazı anneler bile vardır. Söz dinlemezlerse çocuklarını terk etmekle tehdit ediyorlar. İyi bir anneye sahip olmayan çocuklar için hakikaten kaçış yok.

kapanmış ağlayan kız

İlgisiz bir anneye sahip olmanın sonuçları

İlgisiz bir anneye sahip çocuklar, protesto etme , çaresizlik ve uzaklaşma gibi bazı tipik davranışlar geliştirir. Annesinin gitmesi, çocuğu daha fazla şefkatli hissettirmez; tam tersine duygularını çıldırtır.

Nihayetinde, tek seçenekleri sevgi duygularını engellemektir. Bazı çocuklar, sevme ve kaybetme şeklinde sürekli tekrarlanan bu kısır döngü nedeniyle annelerine karşı nefretle dolar.

Çocuğunun yanında olmayan bir anne, uzak, kızgın, üzgün çocuklar yaratabilir. Azar azar, ve ruhları ateş almış olarak, dünyada tek başına yürümeleri gerektiğini öğrenirler.

Bu, çocuklar için tehlikeli bir durumdur, bu yüzden hayatta kalmak için bazen maskeler takarlar: nazik ve itaatkar, ya da zorba, duyarsız… Yetişkin olduktan sonra, terk edilmişlikle başa çıkmak için yarattıkları sahte kişiliğin ardında neler sakladıklarını anlatmaları zor olur.

Annesi yanında olmayan çocukların asıl kaybettiği şey, diğer insanlara duydukları güvendir. Ve ihtiyaçlarına cevap verecek ya da sadece onları sevecek birini bulma umudunu kaybederler. Bundan dolayı,yetişkin olduklarında ve bir başkasını sevdiklerinde genellikle tam bir bağımlılık söz konusu olur. Ancak ilişkiler genellikle uzun sürmez.

İlişkilerinden şüphelenebilirler veya imkansız şeyler isterler. Öyleyse, ilgisiz ve uzak bir annenin ardında bıraktığı şey öfke, endişe ve hepsinden önemlisi güvensizlik ile ilişkilerin nasıl kurulacağı hakkında hiçbir şey öğrenememiş bir kişidir.