Her Mutlu İnsanın İçinde Bir Savaşçı Vardır

Ocak 10, 2018 İçinde Psikoloji 157 Paylaşıldı
mavi saçlı kadın

Her mutlu kadının içinde bir savaşçı vardır. Hayata gülen gözlerle bakan her bir erkeğin içinde de, korkularına ve zorluklarına karşı verdiği bir savaş vardır. Çünkü mutluluk, elimizi sallayınca bulabileceğimiz bir yer değildir. Mutluluk, pes etmemektir, üzerine düşeni yapıp, dirayet göstermektir.

“Mutluluk içten içe değil, dışa doğru yapılan bir yolculuktur; ve bu yüzden, mutlu olman, neye sahip olduğuna değil, senin kim olduğuna bağlıdır.”

– Henry Van Dyke


Evet, hayat kolay değildir, kabul. Hayata katlanmak için, tahammül gösterilmesi de gerekiyor, bu da tamam. Tüm bunlar ile ilgili Antik Yunan filozofu Epictetus bizlere M.Ö. 130’lardan sesleniyor. Ve işin ilginci, binlerce yıl öncesi söylenenlerin, bugün, 21. yy’da hala geçerliliği olması.

“Etrafımızdaki olan biteni kontrol altında tutmadığımız zaman, kontrol altında tutabileceklerimize odaklanmalıyız” der Yunan filozof. Yani sözümüzün geçeceği alanlar: aklımızda yaşayan düşünceler.

Ancak ve ancak, bu olumsuz duyguların kendimize yönlendirebildiğimiz zaman, kafamız net, içimiz rahat ve gelecek için özgür olacağız.

Bu fikir, çok basit ve çok temel bir şeyi anlamamıza yardımcı olur. İlk bakışta mutluluğun sırrına sahip olduğunu düşündüğümüz birini tanıdıkça, bunun sihir ya da büyü olmadığını anlayabiliriz.

Büyülü asa diye bir şey de yok zaten. Ve bu insanlarda da, bizde olmayan bir şey yok. Yani, durduk yere kimseyi kıskanmayın, buna da lüzum yok.

Mutlu bir insanın içinde, bir savaşçı vardır. İçindeki sınırlarını yıkmak ve kendi gücüne güç katmak için, her gün üzerine düşen vazifeyi yerine getiren bir insan.

Bu insanlar, her gün, kendi rahatını bozmak zorunda olanlardır. Onların başına gelen her “kötü” şeyden, bizler bir şeyler öğreniriz. Ve tüm zorluklara rağmen, hala hayata sıkı sıkıya tutunacak güçleri vardır.

çiçek gözlüklü kadın göğe bakıyor

Mutlu olmak için, “Birçok şeye” İhtiyacınız Var (Evet, Birçok!)

Hayatta mutlu olmak için, çok fazla şeye ihtiyaç duymadığınızı salık veren o klasik deyişi elbet siz de duymuşsunuzdur. Ama bunu diyen de, buna inanan da yanlış yapmaktadır. Çünkü aslında, mutluluk için çok şeye ihtiyacımız var.

Çok şeyden kastımız, kendi içimizde yapacağımız ‘tadilat’ ile ilgilidir. Bu tür bir psikolojik, motive edici ve duygusal çalışma bir gecede de olmaz.

Tüm hayatımız boyunca, mutluluğun, sahip olduğumuz eşyalar ve ilişkiler ile doğru orantıda olduğunu öğrendik. Peki ya bunlar olmazsa? Hissettiğimiz durum, yıkım, çaresizlik ve mutsuzluk olur.

Oliver Bukerman, bugünün dünyasında mutlu olmaya yardımcı olan kişiler arasında, en tanınmış yazarlardan biridir. Onun odak noktası, şüphesiz yayıncılık piyasasındaki en yenilikçi ve cesur olanlardan biridir.

Bukerman’ın “Pozitif Düşünemeyen İnsanlar İçin Mutluluğun Çaresi” (The Antidote: Happiness for People Who Can’t Stand Positive Thinking) adlı kitabı, Martin Seligman’ın klasik görüşünü bir kenara bırakmamızı buyuruyor. Ve bunun için de gayet sağlam sebepleri var …

Bir çok kişisel gelişim kitabı, olumlu tarafımızı geliştirmemizi söyler. Hayatın daima olumlu yanına bakmaya gayret etmemizi, başarıya giden yola çıkmak için her zaman en iyisini hayal etmeyi öğütler.

Oliver Bukerman ise, bu fikirlerin son derece hızlı bir şekilde kendi kendilerini parçaladığını açıklıyor. Ve hatta bunlar yarardan çok zarar da verebilirler.

Mevcut ekonomik durum, siyasi ve çevresel istikrarsız ile birlikte, umutlu olmayı birçok kez engelleyebiliyor. Sadece olumlu bir şeye odaklanmak yeterli değildir.

dünyaya sarılan adam

“Pozitif Düşünemeyen İnsanlar İçin Mutluluğun Çaresi” kitabı, hayatın zor olduğunu önce kabul etmemiz gerektiğini ileri sürüyor. İyi insanların da başına da kötü şeyler gelebileceğini belirtiyor.

Ve bazen de, bir şeyler üzerine odaklanıp, çalışmanın da, daima olumlu bir sonuç vereceğinin garantisi yoktur. İşte sorun da tam olarak bu.

Olumlu olmak iyidir, ancak olumsuz şeyleri de özümseyip atlatabilmek de  mecburidir. Başarısızlığı kabul etme – ve bundan yola çıkıp ders alma yeteneğine sahip olmalıyız. Kayıplarımızı kabullenip onlarla yüzleşmeli, sürekli bir değişim içerisinde olduğu için,  nasıl savaşçı olacağımızı bilmeliyiz.

Mutlu Bir İnsan Bir Savaşçıdır: Stratejiler

Zaten mutluluk için “birçok şeye” ihtiyacımız olduğunu biliyoruz. Olumsuz duygularımızı, etkili bir şekilde arkamızda bırakarak, gerçekçi hedeflerimizin usta mimarları olmalıyız. Kader karşınıza ne çıkarırsa çıkarsın, asla bir savaşçı olmaktan vazgeçmeyin.

“Mutluluk, bir insanın hayatı boyunca, nadiren sahip olabileceği büyük bir servetten daha ziyade, her gün meydana gelen küçük zevklerin ortak özelliklerinde  bulunur.”

– Benjamin Franklin

Şimdi, açık olalım, kimse bize bunu nasıl yapacağımızı öğretmedi. Ve bu “mistik sırlar”  öyle bir gecede de öğrenilmez. 

Ama vazgeçmeyelim. Düşünmemiz gereken ve bize yardımcı olabilecek birçok şey vardır. Bunlar, hayatımıza katabileceğimiz, basit stratejiler ve yaklaşımlardır.

  • Dünyayı olduğu gibi kabul edelim: rastgele bir değişim halindedir ve zordur. Bu karmaşıklığı kabul etmeli ve ondan saklanmamalıyız. Kolay yolu seçmeyin. “Ne yaparsam yapayım yine de umut yok” yalanına kapılmayın.
  • Kendinizi, ışıldayan bir kılıçla, güçlü, cesur ve çılgın bir kahraman olarak görmeyin. Daha ziyade, esnek, hafif ama kırılmaz bir imaj oluşturun. Her gün rüzgâra karşı dim dik duran ve en şiddetli fırtınalarda bile yıkılmayan bir bambu gibi.
  • Sadece olumlu bir at gözlüğü takmaktansa, bu hayatta başınıza kötü olayların da gelebileceğini hatırlatarak, yeni bir dünya görüşü oluşturun. Bu şekilde, sadece kötü olayları atlatmakla kalmayıp onlardan ders de alırsınız.

zirveye çıkan merdivenler

Son olarak, kendinizi kafası karışık ve kaybolmuş gibi hissederseniz, size yardımcı olabilecek bir strateji daha: yürüyüşe çıkmak. Fiziksel egzersiz, duvarlar üstünüze geldiğinde son derece yararlıdır. Mutlu olmayı öğrenmek için basit, ucuz ve erişilebilir bir yoldur.

Bunlar da ilginizi çekebilir