Her Kadının İçinde Bir Kurt Vardır

Ocak 20, 2018

Clarissa Estes’in kaleme aldığı Kurtlarla Koşan Kadınlar adlı kitabın yayınlanmasından sonra yeni bir kadın arketipi ortaya çıkmış gibi gözüküyor: vahşi kadın. Kitap son derece başarılı oldu, 18 dile çevrilerek defalarca basıldı. Bu kitabın ilginç yanı, feminizmi büyülü ve muzaffer bir şekilde sunarak yeni bir bakış açısı getirmesi.

Kitabın temel fikri, her kadının içinde vahşi bir ruh bir kurt ruhu olduğudur. Bu ruh, onun doğal varlığından kaynaklanan canlı ve güçlü bir enerjidir. Bu dişi hayvan aynı zamanda şiddetlidir kendini avcılardan korumayı bilir ve tecrübe eksikliği ya da safdilliği aşmayı başarır. Kurt, güçlüdür ve uzun süre uykuda olmuş bile olsa gücünü göstermesini bilir.

“Zevki sevmek için çaba harcamanız gerekmez. Gerçekten sevmek ise kendi korkularını yönetebilen bir kahraman gerektirir.”

– Clarissa Estes

Kurt, yanlış anlaşılan ve damgalanan bir hayvandır. Vahşi yönü, tamamen şiddetten ibaret değildir. Kendi sürüsünün lideri olmayı bilir, başkalarına rehberlik etmeyi bilir. Korkmadan ve güvensizliğe kapılmadan önder olmayı bilir. Tecrübelerinden ders çıkararak kendine nasıl bakacağını bilir.

Kurt ve modern kadınlar

Modern kadınlar inanılmaz başarılar elde ederek güçlü konumlara ulaşmış olsa da vahşi kurt özlerinden hâlâ çok uzaktalar. Vahşi Kadın, reklamlardaki modern kadınların yaptığı gibi komutlara teslim olmaz. Başkalarının ona hangi yolu seçmesine de izin vermez. Vahşi Kadın yaratıcıdır, tutkuludur, güçlü sezgilere sahiptir ve bilgedir.

avuçlarında ışık tutan kadın

Kadın olmak bir ayrıcalıktır. Ne var ki kültürümüz bu gerçeği gömmektedir. Bazen kadınlar kendileri saklar bu gerçeği. Medeniyetimizin başlangıcı, kadınların etrafında dönmektedir. Başlangıçta kurulu tek kan bağı, kadınlar aracılığıyla gerçekleşmekteydi. İnsan grupları annelerin etrafında toplanıyordu çünkü babalığa dair çok fazla şey anlaşılamamıştı. İnsan toplumu, kadınları merkeze alarak başlamıştı.

İnsanlığın doğuşunda “vahşi kadın” kendi yerine sahipti. Günümüzde ise dişiliğin değeri düşürüldü. Pek çok kadın erkekleri taklit ederek bağımsız olmaya çalışıyor ama vahşi kadın bir erkek değildir. Dişiliğini takdir eden vahşi ve kararlı bir kadındır.

Esasen vahşi bir kadın kimsenin onun vücuduna hâkim olmasına izin vermez. Yalnız ya da bir partnerle dans eder. Çevresindekileri kucaklayıp sarar. Neşelidir ve iç sesiyle arzularıyla bağlantılıdır. Kaç kilo olması, ne zaman çocuk sahibi olması ya da başkalarının onayı için neler yapması gerektiğini kimse söyleyemez ona.

Kurdun mücadelesi

İçinde yaşadığımız kültür, “iyi kadın” ve “kötü kadın” klişelerini empoze ediyor. Bunlardan ilki saygıdeğerdir, çoğu kişiye göre erdemin mükemmel örneğidir. Diğer yandan, kötü kadın ise istikrarı risk eder çünkü ilerlemek ve gelişmek ister. Bu yüzden pek çok toplum bu kadınlara “kahpe”, “kaltak” ve hatta kurt der. Bunlar insanlara hakların konuşacak bir şey veren kadınlardır. Skandala yol açarlar. İlginçtir ki “puta” kelimesi (İspanyolca “kaltak”) bilgelik manasına gelen “buzda” kelimesinden gelir.

kız ve kurt

Bir zamanlar dünyanın başkenti olan Roma, Romulus ve Remus tarafından kurulmuştu. Bu terk edilmiş çocuklar, onları emziren dişi kurt sayesinde hayatta kaldılar. Klasik Roma’da hayat kadınları, en çok para verene 15 dakikalı seks sunan kişiler değildi.

Genellikle siyaset astroloji, matematik ve çok daha fazla konu hakkında eğitim alırlardı. Sadece seks değil dört başı mamur bir arkadaşlık sunarlardı. Sohbet ustalarıydılar. Bu konsept, geişa geleneğine benziyordu. Bu söylediklerimizden, vahşi kadının bir fahişeye benzediğini çıkarabilirsiniz ama durum bu değil.

Vahşi kadın talep etmez, teklif eder. İstemez, verir. Buna rağmen evcilleştirilememiştir. Bu şekilde davranmasının sebebi kendini güçlü hissetmesidir, teslim olması değil. Bir varış noktası seçmeksizin dilediği gün ayrılabileceğini bilir. Kendine ait olduğunu bilir. İşte bu yüzden kendiniz başka şeylere adayabilir. Kendiniz bir başkasına vermekten korkmaz çünkü özgürdür. Acı çekmekten korkmaz çünkü güçlü olduğunu bilir.

Vahşi kadın, harika bir dosttur. Sadık ve koruyucudur. Ayrıca maneviyatı çok güçlüdür: hayatını evrensel değerlere doğru yönlendirir, ay sonu hedeflerine değildir. Sanatı sever çünkü özgür ifadenin en iyi yoludur sanat. Narsist ya da egoist olmaksızın kendini sever. En güzeli de bu vahşi kurt, her kadının içindedir. Onu uyandırmak için tek yapması gereken cesaretini toplamaktır. 

  • Pinkola. Estes, Clarissa (2009) Mujeres que corren con lobos. Madrid: Zeta Bolsillo