Hayranlık ve Aşk: Aralarındaki Fark Nedir?

· Nisan 26, 2019

Hayranlığı aşktan ayıran çizgi çok incedir. Öyle incedir ki, hayranlık ve aşk duyguları sıklıkla birbirleriyle karıştırılır. Bu nispeten yaygındır, çünkü bu duygular karmaşık bir dinamikten oluşur. Birini sevmeden ona hayranlık duyabiliriz. Ancak, aynı anda hayran olmadığımız birini sevemeyiz.

Aşık olmanın, sevdiğimiz kişiyi belli bir şekilde idealleştirdiğini düşünürsek daha da karmaşık hale gelir. İlişkinin bu ilk aşamasında, hayranlık ve aşk, neredeyse aynı şeylerdir. Fakat zamanla, bir duygu hakim olmaya başlar. Sonunda, aklımız ve kalbimiz o kişi hakkında nasıl hissedeceğimize karar verir.

Örneğin fiziksel güzellik, hayranlık ve arzu uyandırabilen bir şeydir. Bu duygular gerçekten çok yoğun olabilir. Öyle yoğundur ki, bazen bu duyguları aşk ile karıştırırız. Aynı şey, şöhret veya güç gibi diğer geçici özellikler için de geçerlidir. O kadar hayranlık uyandırırlar ki bazen bu duyguları aşkla karıştırırız.

“Aşık olmak, kalbe hayran olmaktır; hayran olmak, aklı sevmektir.”

– Alfredo La Mont

Hayranlık ve aşk

Öyle veya böyle bir şekilde, aşkın olduğu her an hayranlık da vardır. Bu şekilde, aşk ve hayranlık el ele gider. Ancak işleri tersine çevirdiğimizde aynı şey gerçekleşmez. Yani, birine hayran olmak için ona aşık olmak zorunda değilsiniz.

Bu mantığın karmaşıklığı, özellikle beklentilerimiz veya ihtiyaçlarımız bir şekilde karşılandığında, başkalarını idealleştirme yeteneğine sahip olmamızdan geliyor. Hayranlık ve aşk arasındaki ilişki de daha karmaşık hale gelir, çünkü bazen sevilmek arzusu kontrolü ele geçirir.

romantik an yaşayan çift

İdealleştirmeden bahsederken, insanlara sahip olmadıkları erdemleri nasıl atfettiğimizden bahsediyoruz. Bu aynı zamanda sahip oldukları nitelikleri abarttığımızda da ortaya çıkar. Bu, sevdalanma aşamasında çok olur. Diğer kişiyi çok iyi tanımayız ve ona bir filtreden bakarız. Harika biri olmasını isteriz. Bu gibi durumlarda, hem aşk hem de hayranlık söz konusudur. Ancak, her ikisinin de zayıf temelleri vardır, çünkü bu aşkın çoğu beklentilere ve fantezilere dayanır.

Öte yandan, çoğu insan odadaki en popüler, en çekici veya en güçlü kişi tarafından “sevilmek” ister. Bu figürlerin aldığı sevgi, toplumsal “statüleri” ile artar. Bu nedenle, böyle birinden gelecek olan sevgi, derinden arzulayabileceğimiz ve aşkla kolayca karışabileceğimiz bir şeydir.

Hayranlık ve özsaygı

Özsaygısı düşük insanlarda aşkı idealleştirmek yaygın görülür. Ortalamanın üzerinde olarak değerlendirdikleri insanlara “aşık olurlar”. Bu şekilde, sözde aşk hissi hayranlıktan gelir. Sonuçta, aradıkları şey, kendilerinde eksik olan o öz sevgiyi ele geçirmektir. Onay isterler ve güçlü ya da önemli olduğunu düşündükleri biri tarafından sevilmek isterler.

Kültürümüzde, neye hayran kalmamız veya kalmamamız gerektiğine dair belli basmakalıplar vardır. “Ticari” deyişle hayranlık uyandıran biri, toplumumuzun hayata geçirdiği ideallere uyan bir kişidir. Bu, toplumun standartlarına uyan bir insandır. Güzel, atletik, varlıklı ve kararlı olabilirler.

Bu nedenle, kabul edilmeye istekli birçok kişi bu nitelikleri potansiyel bir partnerde arayacaktır. Bunu yapmak, kendilerini dahil hissetmek ve böylece reddedilme endişesini ortadan kaldırmak için bir yoldur. Ancak bu ilişkilerde hayranlık ya da aşk yoktur. Mevcut olan tek şey çok düşük öz sevgi ve öz saygıdır.

sevgilisine hayranlık ve aşk duyan kadın

Sağlıklı hayranlık ve sağlıklı aşk

Gerçek aşk, diğer insandaki aşkı uyandırmaktan çok, diğerinin iyiliğine kendini adamaya odaklanmaktır. Bu bir “kör edici duygu” değildir ve sadece bir gecede ortaya çıkmaz. Diğer kişiyi tanımak, onu kabul etmek ve ona hayran olmayı içerir. Bu durumda, hayranlık bilgi ve yakınlıktan gelir.

Aşk söz konusu olduğunda hayranlık vardır, çünkü onu ilişki içinde derinleştirmek mümkündür. Partnerimizin, çoğunu ilk bakışta görmediğimiz veya anlamadığımız birçok özelliğini keşfederiz ve partnerimize daha da bağlanırız. Partnerimizle ilgili olumlu şeyler keşfetmek bizi mutlu eder ve onu arı yeni bir şekilde görmemizi sağlar. Yeteneklerini lehimize kullanmakla ilgilenmeyiz. Aksine, onları severiz çünkü bu özellikleri kendilerinde toplarlar.

Bu arada, aşksız hayranlık düşüncenin meyvesidir. Hayranlık, değerli olduğunu düşündüğümüz farklı değerleri, yetenekleri veya nitelikleri takdir edişimizi gösterir. Yeteneği için bir sanatçıya, kararlılığı için bir lidere veya bilgeliği için bir öğretmene hayranlık duyarız. Bunların hiçbiri, kelimenin romantik anlamında aşkı ima etmez. Bu nedenle, birisine onları sevmeden hayran olmak oldukça mümkündür fakat tam tersi çok zordur.