"Hayır" Sözünü Kabul Etmenin Önemi

05 Ağustos, 2020
"Hayır" kelimesini kabul etmeyi öğrenmek, bunu söylemeyi öğrenmek kadar önemlidir. Hayat, onları gerçekleştirmenin imkansız olması dolayısıyla arzu ve taleplerinizden vazgeçmenizi zorunlu kılan durumlar ile doludur. Bu gerçeği kabul etmek büyümenize olanak tanıyacaktır.

“Hayır” demeyi öğrenmenin önemi hakkında çok fazla şey söylenir ancak insanlar “hayır” sözünü kabul etmenin öneminden nadiren bahseder. Bunu nasıl söyleyeceğinizi bilmek bunu nasıl kabul edeceğinizi bilmek kadar önemlidir. Basitçe gerçekleştiremeyeceğiniz hayaller ve arzular vardır, ve bu kaçınılmaz bir durumdur. Bundan dolayı, eğer herhangi bir durumda “hayır”ı kabul etmeyi zor buluyorsanız hayat sizin için çok zor olacaktır.

“Hayır” kelimesini duymanın daha zor olduğu yaşam aşaması çocukluktur. Bu, bu yaşlarda normaldir çünkü çocuklar son derece benmerkezcidir. Durumu kitlesel bir şekilde görme becerisi zamanla gelişir, ancak bunun için elbette yetiştirilmelerinin bu becerinin gelişimine katkıda bulunması gerekir.

“Hayırı” kabul etmek, bunu yapmak prensipte nahoş görünse de, limitleriniz ile doğrudan yüzleşmektir. Bunun arkasında negatif tepki ile çatışan bir arzu olduğu açıktır. Bundan dolayı, az da olsa çok da olsa bir hayal kırıklığı söz konusudur. Bu kendi içinde kötü bir şey değildir. Sadece yaşamın doğal bir parçasıdır ve buna doğal bir şekilde tepki vermeniz gerekir.

Bir kadını dinleyen küçük bir kız çocuğu.

“Hayır, Hayır, Hayır”

Herkes “hayır” demenin çeşitli formları olduğunu bilir. Bazıları kalıcıyken bazıları geçicidir. Benzer şekilde, bazıları çok önemli olmayan bir şeyden vazgeçmeyi içerirken diğerleri çok değer verdiğiniz, sevdiğiniz ya da ihtiyaç duyduğunuz bir şeyden vazgeçmeyi gerektirir. Hiçbir insan, “hayır” dediği ya da bunu duyduğu çeşitli deneyimlerden kaçamaz.

Bu negatif bazen direkt olarak gerçekleşir, mesela bir şey istersiniz ve bu reddedilir. Diğer zamanlarda olay kelimenin kendisi ile ilgili değildir, ama size hayır diyen gerçekler vardır, bu sefer istediğiniz bir şeyi ertelemeniz ya da bu şeyden vazgeçmeniz gerekecektir. Benzer şekilde, üstü kapalı hayırlar da vardır, insanlar bunları bir reddetme ya da çekinme yerine geçen jestler ile ifade ederler.

Elbette, bunun geçici ya da önemsiz bir ret olduğunu bildiğinizde “hayırı” duymak daha kolaydır. Ancak yine de bazı insanlar için bu görünüşte önemsiz retleri dahi kabul edip asimile etmek hala zordur. Ancak, pek çok insan için zorluk kesin ya da alakalı bir “hayır” duyduklarında ortaya çıkar. Peki bir negatifi kabul etmeyi öğrenmek neden bu kadar önemlidir?

Üzgün görünen bir kadın.

Diğerlerinin “Hayır” Demesini Kabul Etmeyi Öğrenin

Bir “hayırın” kaynağı sıklıkla başka biri olur. İş için, ya da proje için, üniversite için, terfi için, ya da her neyse onun için “kabul edilmediniz” diyen şeydir. Ya da belki de bu, “bana dokunma”, “bu ilişkiye devam etmek istemiyorum“, ya da “ben bu partiye davetli değildim,” diyen bir sestir.

Bu tip retler bazen kabul etmesi zor olabilir. Başka insanların sizin ihtiyaçlarınızla ilgilenmeye, beklentilerinizi karşılamaya ya da size istediklerinizi vermeye zorunlu olmadıklarını kabul etmek zorundasınız. Diğer insanlar sizin hayatınızı kolaylaştırmak için orada değiller. Herkes, kendilerini de içeren durumlarda sınırlarını belirleme hakkına sahip.

Böyle “hayırları” kabul etmekteki zorluk genellikle bu “ötekiliğin” empoze ettiği sınırları fark etmekte başarısız olduğunuz anlamına gelir. Dünya ile etkileşimde bulunmak farklılıklar ile etkileşime geçmek anlamına gelir ve başkalarından bir şey istediğiniz gerçeği bu şeyleri elde etmek için yeterli değildir. İnsanlar, diğer insanların açık ya da örtük “hayırlarını” kabul etmeyi öğrendiklerinde çok değişirler.

Bir “Hayırı” Kabul Etmek

Yaşamın “hayırları” çok daha güçlü ve dokunulmazdır. Doğduğunuz andan itibaren insanlar size her türlü şeyi verir ancak diğer şeyleri vermeyi de reddederler. Sınırlama, ebeveynleriniz sizi bu gerçekliklerle yüzleşmekten kaçınacağınız bir şekilde büyüttüğünde sizinle birlikte dünyaya gelir, çünkü bu hiç yardımcı değildir.

İnsanlar sınırlamalardan yoksun kaldıklarında değil, bunları tanıyıp bunlarla başa çıkmayı öğrendiklerinde güçlü hale gelirler. Uğrunda beklemeniz ya da savaşmanız gereken, ya da basitçe elde etmeyeceğiniz pek çok şey vardır. Umutsuzluk yaşamak ya da şikayet etmek diğer insanların reddettiği şeylerin sonuçlarından kaçınmak için zekice yollar değildir.

Hayattaki “hayırları” kabul etmeyi öğrendiğinizde çok daha güçlü ve mutlu olursunuz. Direnmek sadece hayal kırıklığınızı arttıracak ve en özgün arzularınızı bozmaya ya da kaçırmaya yarayacaktır. Diğer bir deyişle, hayatı yaşamayı bırakırsınız, çünkü imkansız olan şeylere karşı bir özlem duyarsınız.

Bisquerra, R. (2012). De la inteligencia emocional a la educación emocional. Cómo educar las emociones, 24-35.