Hayat İnsanları Elinizden Almaz, İhtiyacınız Olmayanlardan Sizi Uzaklaştırır

Kasım 4, 2017 İçinde Psikoloji 327 Paylaşıldı
dudağında arı olan bir kadın

Konu kendinize olan sevginizi ve onurunuzu korumak olduğunda, bir noktayı berraklaştırmalıyız: ödün veremeyiz. Bu yüzden hayat insanları elinizden almaz, sizi yalnızca ihtiyacınız olmayanlardan uzaklaştırır deriz.

Duygusal bağlar değerlidir ve kendimize olan saygımızı tüketen kötü, kalpsiz insanları uzaklaştırmak büyük önem taşır. Bunu fark ettiğiniz anda, önünüze yeni bir dünya açılır ve varlıkları sizin için şüpheye, rahatsızlığa ve moral bozukluğuna sebep olan kişilere ihtiyaç duymayı bırakırsınız.

kadın ve erkek uçuyor

Varlıkları sizi üzen kişilere yokluğunuzu verin

Sizden şüphe duyan insanlardan uzaklaşın, size değer verenlere yaklaşın, yolunuza taş koyanlardan kendinizi kurtarın ve size destek olanları sevin. Varlığınızın değerini bilmeyenlere yokluğunuzu verin ve kendinize ne kadar değerli olduğunuzu gösterin.

Değerinizi belirleyen sizsiniz ve benzer şekilde, kendi bencilliklerinden ve ihtiyaçlarından başka bir şey göremeyen çıkarcı kişilerin size verecekleri de bu değerdir. Bu yüzden, bizi rahatlatan kişilere yakın olmak ve bizi incitenlerden uzak durmak önemlidir.

  • Size zarar veren, hayatınızı karanlık hale getiren herkesten uzaklaşın; hayatınıza huzursuzluk getiren herkesi çemberinizin dışına çıkarın.
  • Çözümü olmayan, mutluluğunuzun altını oyan her şeyden uzaklaşın.
  • Acı, reddedilme ve ihanetle aranıza duygusal bir mesafe koyun; onları izleyin ve öğrenin.
  • Korkularınızı yönetin, şeytanlarınızı kontrol edin.
  • Acı çekmenin bir seçim meselesi olduğunun farklında olun.
  • Olumsuz duygusal bağların gerçekliğini, onları kaybetme korkusuyla gözardı etmeyin veya onları yokmuş uyuşturmaya çalışmayın.
  • Unutmayın ki, bu hayat oyununun kuralları sizin belirledikleriniz gibi değil.

bir kadın çimlerde uzanıyor

Acı iz bırakır

Kalbimiz parçalara ayrıldığında, tepki gösterme yetimizi kaybederiz. Başka bir deyişle, özümüzden gelen duygusal kararlılığı zayıflatırız. Kendimizi gerçeklikten soyutladığımız ve kendi arzularımızın altını oyduğumuz için, kendimizle bağlantımızı bu şekilde kesmemizin duygusal sağlığımız açısından zararlı sonuçları vardır.

Ancak, önemli bir şeyin hakkını vermeliyiz. Hayatımızın belirli döneminde ve belirli bir ilişki içindeyken hepimiz zehirli insanlar olabiliriz. Ancak, bir başkasının gözündeki toz zerresini görmek, önümüzdeki panoyu görmekten çok daha kolaydır.

Kötü ilişkiler aşağıdaki durumlara dayanarak var olur:

  • Kurban rolünü üstlenmek.
  • Aslında karşısındakinin haysiyetinin altını oyarken, kendi onurunu koruduğuna inanan kişinin talepkar ve kıskanç tahakkümü.
  • Kıskanç tavırlar.
  • Aşırı ilgi.
  • Boyun eğme.
  • Baskınlık ve agresiflik.

Kendi kendine zarar vermek, içimizdeki duygusal dengesizlik

Kendimizi her şeyin yolunda olduğuna veya bir şeyin düzeltilebileceğine inandırmaya çalışırken ortaya çıkan sessiz bozulma, kendi kendine zarar vermenizin garantisidir. Yani,

  • Başkasının taleplerine karşı boyun eğen bir role büründüğümüzde,
  • Kendi arzularımızı umursamayarak ve bir başkasının taleplerine yenilerek kendi özümüzü kaybettiğimizde,
  • Kronik kurbanlar haline geldiğimizde,
  • Başarılarımızın da ötesinde, duygularımıza ve düşüncelerimize yeteri kadar değer vermediğimizde,
  • Kendimizle zararlı iç diyalogları sürdürüp başkalarıyla konuşmayı bıraktığımızda,
  • Kendimize değer vermediğimizde,

kendi kendimize zararlı hale geliyoruz.

Dedikleri gibi, dünyayı düzeltmeye çalışmaya başlamadan önce, ilk olarak kendi evimizi düzeltmek şarttır. Kendimize zarar veren bu ilişkide oynadığımız rolü sorgulamadan, hiçbir şeyi çözemeyiz.

Umudunuzu kaybetmeyin ve hatırlayın: kendimizi arkadaşları olarak gördüğümüz kişilerin ikiyüzlülüğünden ve ihanetinden korumamız çok zordur, bazı şeyler bizi hayal kırıklığına uğratacak da olsa, yine de dünyaya güvenebileceğimizi aklımızdan çıkarmamalıyız.

Bunlar da ilginizi çekebilir