Geçmişe Duyulan Kolektif Nostalji

· Ekim 11, 2018

Bazen hepimiz geçmişe özlem duyarız. Çoktan yaşanmış olan belirli bir ana ya da duruma geri dönmeyi dileriz. Geçmişte sahip olduğumuz ancak zamanla yitmiş olan şeylerden acı duyarız. Bu bir kişi, bir topluluk, bir eşya ya da bir olay olabilir.

Geçmişe olan iki özlem türünden bahsedebiliriz ve bunların arasındaki fark oldukça önemlidir. İlki bizi duygusal olarak olumlu etkileyen, zamanla yitmiş ya da yok olmuş bir eşyaya ait hoş bir anıdır. İkinci türün olumsuz etkileri vardır. Geri getiremeyeceğiniz ancak geri gelmesini umduğunuz bir şey için hissettiğiniz acı.

siyah beyaz fotograf

İnsanlara özlem

Geçmişe özlem denildiği zaman muhtemelen aklınıza gelecek ilk şey sevilen bir kişiye olan özlemdir. Ayrılıklar, uzaklıklar ya da ölüm bize bu özlem duygusunu hissettiren sebeplerdir. Ancak geçmişe ait duyulan özlem bir kişi değil de bir yere aitse, bu özlemi daha az önemli görmek doğru olmaz.

İspanyolca’da bu tarz özlem için kullanılan bir terim mevcuttur; memleket için hissedilen melankoli ve isteği bir araya getiren: “morriña“.  Bu kelimenin kökeni Galik dilidir. Denir ki, morriña doğduğunuz yere olan özlemdir. Bu aklınıza gelecek her şey, nesne ve durumdan da öte bir şekilde doğduğunuz yeri özlediğiniz anlamına gelir.

“Hissettiğim özleme bak ve ne gördüğünü söyle.”

– Xavier Velasco

Kolektif nostalji

Geçmişe ait özlemin başka bir türü daha vardır. Kolektif nostalji olarak adlandırılır. Bu, toplumun eski haline olan ve paylaşılan bir özlemdir.

Hepimiz hayatlarımızda mutlaka “Bizim zamanımızda her şey daha farklıydı.” diyen birilerini mutlaka duymuşuzdur. Ancak, farklı iki zaman dilimi bu şekilde kıyaslamak adil değildir. Geçmiş bir anı zamanla bozulup çarpıtılabilir ve hissettiğiniz belki de aslında hiç yaşanmamış bir geçmişe hasrete dönüşebilir. Seçici hafızanız yalnızca size daha çok özlem duyuran olayları hatırlatacaktır.

Dünyanın bazı yerlerinde, bir kısım toplumlar diktatörlüğe özlem barındırırlar. Ne kadar harika olduğu konusunda konuşurlar. Günümüz modern dünyasında durumun kontrol altında tutulamayışına iç geçirir, uluslarını tekrar mükemmel yapacak güçlü ve karizmatik bir lider için yanıp tutuşurlar.

Ancak açıkça görülmektedir ki bu tarz özlemler geçmişin ve bugünün önemli parçalarını hariç tutar. Tüm o bahsedilen özgürlüklerin otoriter rejimin son bulmasıyla ortaya çıktığını düşünmezler. O kadar istedikleri geçmişte insanların teşebbüs ettiği suçlardan asla bahsetmezler.

“Asla olmamış bir şey için özlem duymaktan daha kötü bir özlem yoktur.”

– Joaquín Sabina

nostaljik kasaba

Bu insanlar kendi küçük dünyalarında, tamamen çarpıtılmış bir gerçeklikte yaşarlar. Bu şekilde hayal etmek, geçmişi ve bu geçmişteki insanları yücelterek neticelenir. Hitler ve Mussolini gibi korkunç tarihi karakterlere tapan insanları düşünün. Toplumları için biraz da olsa ilerleme kaydettirmiş olsalar bile, kalkıştıkları suçlar tüm özlem duygusunu bastırmalıdır.

Motivasyon kaynağı olarak özlem

Bir grup duygusu olarak kolektif nostalji, bir grubun davranışını şiddetli bir şekilde şekillendirebilir. Kendi grubundaki çoğunlukla belirli bir türdeki dünyaya olan özlemi paylaştığınızda, harekete geçmesi çok daha kolaydır. Büyük bir grup geçmişi günümüze getirmek isterse, diğer yöntemler işe yaramadığında şiddete başvurabilecektir.

“Bu garip bir acı: hiç tecrübe etmediğin bir şey için özlem duymak.”

– Alessandro Baricco

uc kisi

İyilik için kolektif nostalji

Kolektif nostalji illa olumsuz bir şey olmak zorunda değildir. Eğer özlem insanların memleketlerinin eski fikirleri ile ilgiliyse, ülkelerinin geçmişte gerçekten nasıl olduğunu düşünmek zorundadırlar. Ya da daha iyisi, ülkeleri ile ilgili gerçekten neyi özlediklerini düşüneceklerdir.

Eğer hissedilen özlem açıklık ve tolerans gibi değerler ile ilgiliyse, yapılacak herhangi bir eylem daha özgürlükçü amaçlar taşıyor olacaktır. Böyle olduğunu varsaysak bile, bu amaca ulaşmak için başvurulacak eylemlerin açık ve hoşgörülü olacağı anlamına gelmez.

Geçmişe olan özleminizi şekillendirme gücünüz varsa, motivasyonunuzu daha iyi bir dünya yaratmak için kullanın. Geçmişe yönelik özgürlüğü özleyin, sınırlamayı değil, çeşitliliği özleyin, dışlamayı değil.