Farklı Yaşamak İçin Farklı Düşünmek

24 Eylül, 2020
Farklı düşünmek, zihni çok daha esnek, elastik ve yaratıcı bir yaklaşıma doğru eğitmeyi gerektirir. Aslında, bunu başarmak, günlük değişimlere ve zorluklara daha kolay yanıt vermenizi sağlayacaktır. Bunu yapabilmek de, elbette sağlam bir adanmışlık seviyesi gerektiriyor.

Farklı düşünmek, farklı yaşamak isteyenler için bu tür bir hayatın yolunu açar. İnsanlar genellikle kendilerini sert zihinsel odakların içerisine sokarlar ve inatçı ve esnek olmayan kişilere dönüşürler. Böylece ve neredeyse farkına varmadan, günlük zorluklar karşısında sorunlarına çözüm, hayal kırıklıklarına ise çareler ve yeni bakış açıları bulmayı tamamen bir kenara bırakırlar. Evet, farklı düşünmek kolay değil, ancak mutluluk ile acı çekmek arasındaki farkın ta kendisi olabilir.

Şimdi size soralım, sizi gerçekten daha hızlı, daha özgün ve hatta daha sağlıklı düşünmekten alıkoyan nedir? Bu konuyu araştıran, psikoloji alanının önde gelen isimlerden biri olan Abraham Luchins’ti.

Luchins, 1942’de “Su Sürahisi Problemi” adlı bir deney yayınladı ve bu deneyle temel sorunlarımızın zihinsela anlamda katı olmak, önyargılar ve hatta korkularımız olduğunu ortaya koydu.

İnsanlar, ne yazık ki, yenilikten korkarlar. Yani, insanlar, davranışlarını değiştirme ve rutinlerine yeni şeyler katma konusunda biraz da güvensiz olma eğilimindeler. İnsanoğlunun bu konuyla ilgili her zaman yanlarında bulundurdukları ana açıklamaları veya tutundukları dal, bu yeni yaklaşımları yeniden değerlendirmek ve eskiden kalma düşünce kalıplarını hemen yeniden devreye sokmak oluyor. Öncelikle bunları aşmak gerekiyor ve ayrıca, günlük olarak uyguladıkları ve genellikle farkında olmadıkları savunma mekanizmalarını tespit etmeleri gerekiyor.

Luchins’e göre, bu gerçekleri iyileştirme stratejisi, tam anlamıyla daha esnek düşünme yöntemini kullanmakla aynı anlama gelecektir. Esas olarak, amaç, giderek daha talepkar hale gelen ve sürekli değişim içinde olan bir ortama uyum sağlayabilmek.

“Hiçbir şey bozuk bir sistemi özgür bir zihinden daha fazla tehdit edemez.”

– Suzy Kassem

Düşüncelerinizi eğitin

Farklı yaşamak için farklı düşünmek – nasıl yapılır?

Aslında herkeste belli şeyleri algılama yeteneği var: yaklaşan bir fırtınanın sesi, ıslak toprağın kokusu, pencerelere çarpan yağmur vb.

Buradaki esas nokta, tüm insanların aynı uyarıcıları algılamalarına rağmen, her birinin bu uyarıcıları kendilerine göre yorumlaması. Diğer bir deyişle, deneyimlerine, kişiliklerine, eğitimlerine, bulundukları ortama, ruh hallerine, tercihlerine ve isteklerine göre algıları da şekilleniyor.

Bu nedenle, bazıları bir fırtınanın yaklaşmasından rahatsız olurken, diğerleri bunun yerine o fırtınayı sevebiliyor. Bunda da aslıında büyük bir sorun yok, her insanın gerçekliği bir şekilde filtrelemesine ve anlamasına izin veren kendine has özellikleri var.

Esas mesele, bazen, onları çevreleyen şeyleri ve çevrelerinde olup bitenleri algılama ve işleme yöntemlerinin bir şekilde olumsuzluk ve savunmasızlık yolundan geçmesi. Ayrıca, sadece tünelin sonunda içinde bulundukları karanlığı algılayabildikleri zihinsel katılık ortamı da bu meselenin ortaya çıkmasına sebep oluyor.

Öyleyse, sizce, farklı yaşamak için nasıl farklı düşünmeye başlayabilirsiniz? Düşüncelerinizin otomatik olarak ortaya çıktığı ve çoğu durumda duygularınızın tepkilerinize aracılık ettiği hallerde bunu nasıl yapacaksınız? Öğrenmek için okumaya devam edin!

Esnek bir zihin

Dr. Abraham Luchins, 1940’larda başka bir tür zihinsel yaklaşım geliştirme ihtiyacının ortaya çıkacağını önceden tahmin etmişti. Bu yaklaşım, insanların hayatta kalmasını ve uyaranlarla dolu değişen bir ortama tepki vermesini sağlayan bir yöntem olacaktı.

Buna ek olarak, ünlü bir fizikçi ve matematikçi olan Leonard Mlodinow, birkaç yıl önce psikoloji alanında büyük ilgi gören bir kavramı tanıttı. Ona “esnek zihin” adını verdi.

Mlodinow, Stephen Hawking ile birçok kitabında birlikte çalışan bir araştırmacı. Aslında, Mlodinov, hala bilimsel alandaki en ilginç yayıncılardan biri. Esnek zihin konusunda Mlodinov’un katkısı, sadece daha iyi yaşamaya değil, farklı düşünmeye doğrudan bir davet şeklinde olacaktır. Farklı düşünmek de mutluluğunuza ve hatta toplumun ilerlemesine katkıda bulunabilir.

Bu fikir aşağıdaki temellere dayanıyor:

  • Size sunulan şeyleri olduğu gibi kabul etmeyi bırakmalısınız. Rahatınıza yönelik fikirler sizi uyuşturacaktır. Bu nedenle, çevrenize karşı eleştirel bir bakış açısı uygulamanın tam zamanı. Keskin ve kolay yanıtlara götürmeyecek bir bakış açısı, yeni kapıları açacaktır.
  • Ayrıca çok zor olan bir şeyi yapmaya başlamanın zamanı geldi: belirsizliğe ve hatta çelişkiye tolerans gösterme.
  • Geleneksel zihniyetin daha da ötesine geçmeniz gerekiyor.
  • Son olarak, sizi yenilik yapmaya davet eden mantık ve alternatifli düşünce yapısına güvenmelisiniz.

Esnek düşünce tarzına sahip kimseler, yeniliklerden korkmaz ve belirsizliği kabul eder. Bu noktada, değişimlerin sürekli olduğunu biliyor ve anlıyor olacaksınız. Ayrıca, bunlara sadece adapte olmakla kalmayıp, bunlardan yararlanmayı da öğrenmelisiniz.

Farklı yaşamak adanmışlık gerektirir

Farklı düşünmek, sizi gereksiz düşünceleri tespit etmeye zorlar ve gerçekten de gözlerinizi açar

Günlük zorluklara etkili bir şekilde yanıt vermek için esnek olmalısınız.

Herkes, önümüzde uzanan geleceğe daha yenilikçi bir şekilde yanıt verebilmek için esnek bir zihin gibi sağlıklı bu tür bir yaklaşımı uygulamayı çok isteyecektir. Ancak, tabii ki, hesaba katmanız gereken başka bir şey daha var.

Zihninize sayısız yararsız ve hatta zararlı düşünce yerleşmiş durumda. Özellikle, iç dünyanızı ve kendinizle olan diyaloglarınızı olumsuz olarak besleyen düşünceler. Size “İşe yaramazsın ve bunu asla aşamayacaksın”, “İşler daha da kötüleşecek ve bu konuda yapabileceğin hiçbir şey yok” veya “Risk almak anlamsız, sadece kendi rahat bölgende kalmalısın” diyen düşünceler.

Zihninizde yaşayan kısıtlayıcı düşüncelerin akışını temizlerseniz, iç diyaloğunuz çok daha sağlıklı, hatta zenginleştirici olacaktır. Ancak o zaman içsel anlamda esnek bir zihin yapısına yer açarak kendi kendinize farklı düşünceler üretmek konusunda izin verirsiniz. Her değişimde değerli fırsatları görebilen bir zihinsel esneklik, faydalı olacaktır.

Ayrıca zihin ve beyin değişmeli ve yeni zamanlara uyum sağlamalıdır. Bunun gibi bir şeyi başarmak, sürekli çalışma ve amaçlarınıza sıkı bir bağlılık gerektirir. Peki siz bu tür bir mücadeleye hazır mısınız?

  •  Luchins, A. (1942). Mechanization in problem solving: The effect of Einstellung. Psychological Monographs, 54(6), i-95.