Efendisiz Ev ile İlgili Güzel Kısa Öykü

Aralık 31, 2018

Efendisiz Ev’i anlatan kısa öykü bir anne, baba ve onların 9 yaşındaki erkek çocuğundan oluşan bir ailenin hikayesini anlatır. Üçü, ihtiyaç duydukları her şeye sahip oldukları güzel bir evde yaşarlarmış. Hem anne hem de baba bunun böyle olduğundan emin olurmuş. Konforlu bir şekilde yaşayabilmek için ikisi de çalışırmış.

Çocuk uysal bir çocukmuş ve okulda da başarılıymış. Dadı her öğleden sonra çocuğu okuldan alırmış. Sonra onu, her zaman lezzetli bir öğle yemeğinin onu beklediği eve götürürmüş. Anne her zaman kesin talimatlar bırakırmış, böylece çocuk da sağlıklı ve besleyici yemekler yermiş.

Öğleden sonra hem anne hem de baba çocuklarını kontrol etmek için eve telefon edermiş. Bunu yaparlarmış çünkü eve geldiklerinde çocuk genellikle uykuda olurmuş. Bu onların oğullarıyla iletişimlerini sürdürme biçimleriymiş. Efendisiz Ev kısa öyküsü bize çocuğun müteşekkir olduğunu fakat aynı zamanda yalnız da olduğunu anlatır.

Garip bir istek

Bir gün, anne işten eve geldiğinde oğlunun uyanık bir biçimde onu beklediğini görür. Şaşırır çünkü saat geçtir. Bir şey mi olmuştu? Hasta mıydı? Endişelenip bir sürü soru sorar oğluna. Çocuk sakinleşmesini rica eder. Çocuk annesini beklemiştir çünkü ona bir şey soracaktır.

Bu kısa öykü annenin oğlunun yanına oturduğunu ve tüm dikkatini ona verdiğini anlatır. Söyleyeceği şeyi dinlemeye isteklidir. Çocuk ona sorar, “İşinde saatte ne kadar kazanıyorsun?” Annenin kafası epey karışır. Bu soruyu beklemiyordu.

Cevap vermeden önce anne sordu: “Neden bunu bilmek istiyorsun? Bir şeye mi ihtiyacın var? Sana bir şey satın almama mı ihtiyacın var?” Çocuk tam olarak ne kadar olduğunu öğrenmek istediğini söyledi. Hala kafası karışık kadın cevap verdi, “Saatte 100€’ya kadar.” Çocuk tatmin olmuş gibi göründü. Annesine iyi geceler deyip yatağına gitti.

Kadın endişeliydi. Oğlunun sorusunun bir şeylerin ters gittiğine dair bir işaret olduğunu düşündü. Hiçbir mana veremedi. Ondan bir şey isteyecekti ama isteyemedi mi? Para sorunu mu yaşıyordu? Baba eve geldiğinde kadın ona ne olduğunu anlattı. Her ikisi de oğullarına daha fazla ilgi göstermeleri gerektiği konusunda hemfikir oldu.

efendisiz ev ve çocuk

Yeni bir istek

İki ay sonra yeni hiçbir şey olmamıştı. Ebeveynler çocuğun bu soruyu gerçekten merak ettiği için sorduğunu düşündüler. Fakat bir gün baba eve her zaman olduğu gibi çok geç bir saatte geldi. Çocuk odasından çıktı ve babasını buldu. Onu bekliyordu. Baba şaşırdı. Bir şey mi olmuştu? Bir sorun mu vardı?

Çocuk babasına, annesine sorduğu sorunun aynısını sordu. “İşinde saatte ne kadar kazanıyorsun?” Baba anında cevap verdi “100€ kazanıyorum.” Birkaç saniye düşündükten sonra surat ifadesi değişti. Oğluna sordu, “Ne düşünüyorsun?” Fakat oğlu hiçbir şey söylemedi. “Ne istediğini söyle!” dedi son derece kızgın baba. “Hiçbir şey, hiçbir şey” diye cevapladı oğlan, epey korkarak.

Sonra baba dadıyı aramaya karar verdi. Oğlunun garip veya normalin dışında davranıp davranmadığını öğrenmek istedi. Kadın hayır dedi. Belki de tek garip olabilecek şey oğlanın artık her öğleden sonra bir arkadaşının evine gidip her zaman birkaç saat sonra geri dönmesiydi.

çocuk ve kuş

Efendisiz Ev kısa öyküsünün sonu

Baba oğlunun bir şey sakladığından şüphe etti. Bu nedenle iş yerinde birkaç şeyi erteledi ve oğlunu gözetlemeye karar verdi. Her öğleden sonra arkadaşının evine gitme sebebini öğrenmek istedi.

Her zaman olduğu gibi çocuk arkadaşının evine gitti. Baba, oğlunun orada geçirdiği zaman süresinde çimleri kestiğini ve arabaları yıkadığını gördü. Sonrasında da evine geri döndü.

sarılan aile

Baba sonra oğluna neler olduğunu sordu. Neden arkadaşının evine çalışmaya gidiyordu? Neden para konusunda bu kadar endişeliydi? Çocuk şaşırdı ve itiraf etmeye karar verdi. Çalışıyordu çünkü paraya ihtiyacı vardı. “Şimdiye kadar 200€ kazandım” dedi. “Şimdi bunu anneme verebilir ve benimle iki saat geçirmesini sağlayabilirim. 300€ daha kazanmam lazım, o zaman sana da ödeme yapabilirim.”

Efendisiz Ev kısa öyküsü iş yerinde çocuklarıyla olduğundan daha fazla vakit geçiren ebeveynler için harika bir derstir. Çocukları mutlu etmek her zaman onlara ihtiyaç duydukları her şeyi ihtiyaç duydukları anda satın almak demek değildir. Maddi şeyler onları ne kadar mutlu hissettirse de, onlar için en önemli şey ebeveynleriyle duygusal bir bağ edinmeleridir.