Düşük Duygusal Zekanın 4 İşareti

Temmuz 19, 2017

Düşük duygusal zekaya sahip olmak, her tür sosyal ilişki üzerinde büyük etkisi olabilecek bir problemdir. Hatta bazı uzmanlar duygusal zekanın, başarıyı belirleyen zeka oranından daha önemli olduğunu öne sürmektedir. Şunu bir düşünün: gerçekten değerli ve sizi mutlu eden bir başarı varsa, başkalarıyla ilişkilerinizde elde ettiğiniz başarıdır.

İşte bu yüzden, düşük duygusal zekaya sahip kişiler sorunlar yaşarlar; çünkü başkalarıyla ilişkileri problemlidir ve temel içeriklerden yoksundur.

Düşük duygusal zekaya sahip kişilerin özellikleri 

Duygusal zeka, başkalarıyla etkileşimimizde önemli bir rol oynayabilir. Düşük duygusal zekaya sahip olmak; iş arkadaşları, patron,arkadaşlar, partner, aile üyeleri ve başka kişilerle yaşadığınız durumları yönetmeyi güçleştirebilir.

Duygusal becerileriniz konusunda sorun yaşamak, sosyal durumları çok güç hale getirebilir ve gerginlikle doldurabilir.

Düşük duygusal zekaya sahip kişileri belirlemek ya da bu becerilere sahip olmadığınızı anlamak için aşağıdaki maddeleri birer belirti olarak alabilirsiniz. Bunlardan birini kendinizde görüyorsanız, endişelenmeyin. O özelliğe odaklanıp düzeltmek için nasıl çalışmanız gerektiğini biliyorsunuz.

Başkalarının nasıl hissettiğini anlamazlar 

Düşük duygusal zekaya sahip insanlar, başkalarının duygularına yabancıdır. Paradoksal bir şekilde, kendilerinin yanılış anlaşıldıklarını hissederler -bu doğru ya da yanlış olabilir- ve başkaları onları anlamak için yeterince çaba göstermiyordur. Bu da her gün daha çok tükenmelerine yol açar.

Düşük duygusal zekaya sahip kişiler, çok sık tartışır. Sorunlardan biri de bu kişilerin doğru bir şekilde duygularını ifade etmeyi bilmemesidir. Çoğu kez öfke şeklinde aktarırlar duygularını ve bu da çok karmaşık sosyal durumlara yol açmıştır.

Başkalarının çok hassas olduğunu düşünürler 

Başkalarının duygularını anlayamadıkları için düşük duygusal zekaya sahip kişiler başkalarının öfke,üzüntü, kızgınlık ve diğer tepkilere karşı çok hassas olduğunu düşünür. Bu empati eksikliği ise duygusuz kalmalarına ve yanlış davranmalarına yol açar.

Bu şekilde davranmak, çatışma yaratır ya da mevcut çatışmaları karmaşıklaştırarak yanlış anlaşılmalara meydan verir, çünkü düşük duygusal zekaya sahip insanlar, başkalarının tepkilerini yorumlayamazlar ve sonuç olarak, uygunsuz davranırlar.

Diğer yandan, başkalarının hislerini anlayamadıkları ve çok hassas olduklarını düşündükleri için düşük duygusal zekaya sahip kişiler kendi görüşlerini tüm güçleriyle savunur ama başkalarının görüşlerini kabul etmeyi reddederler.

Dahası, düşük duygusal zekaya sahip insanlar çoğu zaman kötümser olur ve başkalarının duygularını aşırı eleştirirler.

Güçlü duyguları nasıl yöneteceklerini bilmezler 

Düşük duygusal zekaya sahip insanlar için kendilerine ya da başkalarına ait güçlü duyguları anlamak güçtür. İşte bu yüzden bu bireyler, bu tür durumlardan kaçınır, duygusal sonuçlarla uğraşmaktan kaçınır, gerçek duygularını saklarlar.

Ama kaçmak her zaman bir seçenek değildir. Sonuç olarak, duyguları düzenleyememe, gergin durumlarda aşikar hale gelir ve düşük duygusal zekaya sahip insanlar aşırı ve kontrol edilemeyen duygusal patlamalar yaşarlar.

Her tür ilişkiyi sürdürmede zorlanırlar 

Her tür kişisel ilişki, sürekli bir alışveriş, dinleme becerisi, duygusal alışveriş ve empati gerektirir. İlişki ne kadar samimiyse, bu o kadar gereklidir. Bunun için de merhamet ya da duygusal destek gibi beceriler gereklidir.

Duygusal zekaya ilgili sosyal becerilerin eksikliği bu bireylerin sağlıklı ilişkiler sürdürmekte zorluk yaşamasına neden olur. Ama sorunun nedenini tespit edemedikleri içini düşük duygusal zekaya sahip insanlar kendilerini mağdur olarak hisseder. Mağdurluk, ilişkilerini daha da karmaşıklaştırmaktan başka işe yaramaz.