Dünyanın İşini Severek Yapan İnsanlara İhtiyacı Var

Ocak 15, 2017

Dünyanın acil olarak işini severek yapan insanlara ihtiyacı var. Canlı hayallere, parlak umutlara ve sonsuz arzuya ihtiyacı var. 

Göz alıcı umutlara, yoğun sevgiye ve kesintisiz dürüstlüğe ihtiyacı var. 

“Mükemmel bir iş yapmanın tek yolu onu severek yapmaktır.”

– Steve Jobs

Dünyanın en çok sevdikleri, içlerini kıpır kıpır eden şeye kendilerini adadıktan sonra keyifle gözleri ışıl ışıl parlayan insanlara ihtiyacı var. Hiç vazgeçmeyen ve motivasyonlarını kaybetmeyen insanlara ihtiyacı var.

Zaman zaman ilgisizlik kendini gösterse de onlar bunun üstesinden gelmeyi, her kötülükten bir iyilik yaratmayı başarırlar.

severek

Dünyanın işini severek yapan, sadece iş hayatında değil, sosyal hayatında, özel hayatında, kişisel hayatında ve ailesiyle beraberken tutku dolu olan insanlara ihtiyacı var. Dünyanın insanlığını yitirmemiş insanlara ihtiyacı var.

Dünyanın, kimsenin bir şey demesine gerek kalmadan, her zaman daha iyi olmak için çalışan, başarısız olduklarında yılmayan, yeniden denemenin binlerce yolunu bulabilen insanlara ihtiyacı var. Engel tanımayan hevesli, cesur, kararlı insanlara ihtiyacımız var. 

Adım adım, sabırla ve büyük bir istekle yol kat etmeyi seven, engeller yollarını tıkadığında bile alınlarından ter damlayarak yorgunluğa teslim olmayan idealist ve hayalperest insanlara ihtiyacımız var. Onlar yorgunluğa teslim olmazlar çünkü bir şeyi isteyen insanın onun için savaşması gerektiğini bilirler.

Hayallerini ve ne yapabileceklerini belirleyen, tüm zorluklara rağmen hayallerinin peşinden giden, onları yılmadan şekillendiren insanlara ihtiyacımız var.

Krizleri fırsata çevirebilen, hatalarını ders olarak gören ve zorlukları başarılarının ölçüsü olarak gören; hedefleri olan insanlara ihtiyacımız var.

tutku

Davranışlarına sevgi ve duygu katan; gözlerinin içinde baktığımızda, derinlerde doğuştan gelen bir parıltı olduğunu fark ettiğimiz insanlara ihtiyacımız var.

Samimi duygulara sahip olan, doğal bir şekilde sarılan, tutkuyla öpmekten, içtenlikle gülümsemekten çekinmeyen insanlara ihtiyacımız var.

Kendileri olmayı seven özgün insanlara ihtiyacımız var. Onlar için, kimliklerinin simgesi olan, kim olduklarını ortaya koyan, kendilerini tanımlayan özelliklerden ve farklılıklardan güzel bir şey yoktur.

Yaptıkları şeyleri sorumluluğunu üstlenen, bahanelerin ve gerekçelerin arkasına saklanmayan, gerektiğinde hatalarını telafi etmeye hazır insanlara ihtiyacımız var. Böyle insanlar sorumluluk duygusunun içten gelen bir duygu olduğunu bilir. 

Dünya tutku duymayan, bilinçli yaşamaktansa otomatik pilota bağlı yaşamayı tercih eden insanlardan bıktı.

hayaller

Dünya iradesi kuvvetli, tutku dolu, kendini adamaya hazır insanlar için adeta feryat ediyor. Böyle insanlar hayatın iniş çıkışlarla dolu bir yolculuk olduğunu bilir.

Ne olursa olsun işini severek yapan insanlar için işleri zamanla onların bir parçası gibi olur, dünyayla paylaşmak isterler. Çünkü dünyanın bir parçası olduğumuzun ve bilgilerimizi dünyayla paylaşırsak bunun herkes için yararlı olabileceğini bilirler.

Böyle insanları nerede bulabiliriz? 

Böyle insanların, orada, burada ve her yerde olduklarına eminim…

Onlar, siz, ben… Yalnızca uyanmalı ve oto-pilota bağlı gitmeyi bırakmalıyız. Farkında olmaya başlamalıyız. İçimizdeki ateşi yakacak kıvılcımı ve anlamını bulmalıyız. Onu bulduğumuzda, şekillendirmeli, amacımıza hayat vermeliyiz. Fırtınanın içinde dinginliği yakalamalıyız.

Sevdiğimiz şeyi bulalım, denemekten vazgeçmeyelim, rutin günlük hayatımızın içinde de bu küçük güzellikleri yakalamayı unutmayalım. 

“Herkesin hayatta belirli bir misyonu ya da yeteneği vardır; herkes yerine getirmesi gereken görevin altından kalkmasını bilmeli. Kimsenin onun yerini alamayacağını ya da hayatının bir tekrarı olmadığını bilmeli. Bu nedenle herkesin görevi benzersizdir ve herkesin görevini uygulamak için fırsatı vardır.”

– Viktor Frankl